alexa verify

Dikenli incir sezonu açıldı

Dikenli incir sezonu açıldı

Ege ve Doğu Akdeniz bölgelerinde kendiliğinden doğada yetişen, şifa deposu dikenli incirin sezonu, aşırı sıcakların yaşandığı Adana’da başladı. Türlü zahmetlerle kaktüs türü bitkiden toplandıktan sonra seyyar satıcıların tablalarındaki buzların arasında bekletilen incirler, tanesi 1 liradan satışa sunuldu.

Haber: İhlas Haber Ajansı - Ege ve Doğu Akdeniz bölgelerinde kendiliğinden doğada yetişen bir kaktüs türünün meyvesi olan ve halk arasında Hint İnciri, Frenk İnciri, Mısır İnciri, Babutsa, Kilis inciri, Pabuç inciri, Kaynanadili ve Kürek Yemişi gibi yöresel isimlerle de anılan şifa deposu ’dikenli incir’in sezonu Adana’da açıldı.
Sindirim sistemini kolaylaştırması nedeniyle yaz sezonunun aranan lezzeti olan dikenli incir, türlü zahmetlerde toplandıktan sonra seyyar satıcılarının tablalarında yerini buldu. Satıcıların buzların arasında bekleterek soğuttuğu dikenli incirler bu sezon vatandaşlara tanesi 1 liradan satışa sunuldu.

“MİLLET HASTASI BU DİKENLİ İNCİRİN"
10 yıldır yaz aylarında dikenli incir satan İzzettin Yüksel (22), kentte dikenli incir sezonunun dün başladığını belirterek, günde ortalama 150-200 adet sattığını kaydetti. Dikenli incirin sıcaklarda serinletme özelliği olduğuna değinen Yüksel “Millet hastası bu dikenli incirin. Milletin yedikçe yiyesi geliyor. Sıcaklarda mideyi de serin tutar ancak sıcakta biz ter içinde kalıyoruz. Çok zor, herkesin yapabileceği bir iş değil bu” ifadelerini kullandı.

“ESKİDEN HER EVİN YANINDA VARDI"
Ahmet Kiminsu isimli vatandaş ise dikenli incirin nostaljik bir değeri de olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Eskiden her evin yanında mutlaka dikenli incir vardır. Her çocuk mutlaka o dikenli incirin dikenlerine maruz kalmıştır. Harika bir meyve. Adana’ya özgü. Arkadaşları tebrik ediyorum, bu sıcakta büyük bir emek harcıyorlar; soğuk soğuk yiyoruz. Bağırsak konusunda müthiş bir faydası var. Bağırsağı rahatlatıyor, çalışmasını sağlıyor. Susuzluk konusunda da vücuda desteği var. Adana’nın incisi ya da sarı altını diyeyim. Hemen her Adanalı yaz mevsiminde bu meyvenin tadına mutlaka bakarlar.”
(Nuri Pir - Erdal Can İçelli/İHA)