Ekonomide son durum

OGÜNhaber Özel – Ekonomide yaşanan gelişmeler, piyasalardaki son duruma dair tüm merak edilenleri Prof.Dr. Kerem Alkin OGÜNhaber okuyucuları için yorumladı.

Haber: Erman Çimen
Piyasalarda dolar ve borsada yaşanan büyük dalgalanma devam ediyor. Günün ilk saatlerinde 2 TL'yi aşarak rekor kıran dolar Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıklamalarından sonra yeni bir rekora koştu. Erdem Başçı'nın "faizde yeni hamle beklenmemeli" açıklaması ve Suriye'ye müdahale olasılığının her geçen saat artması üzerine piyasalarda belirsizlik katlanınca dolar 2.0372 TL'den işlem görerek yeni tarihi zirvesini gördü.Dolardaki bu yükselme borsayı da olumsuz etkiledi. Gün boyu kayıplarla 67 bin puanın altına gerileyen borsa öğleden sonra yüzde 4,30 düşüş yaşayarak 65 bin 857 puana geriledi. Bu seviye Ekim 2012'den bu yana en düşük seviye olarak kaydedildi.

Ekonomide bu gelişmeler yaşanırken konu ile ilgili OGÜNhaber’e değerlendirmelerde bulunan İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi, ekonomist Prof. Dr. Kerem Alkin, gelişmeleri Amerika Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke’nin 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamaların dünya ekonomisi üzerine olumsuz etkilerinin bir yansıması olarak görmek gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Kerem Alkin’in OGÜNhaber’e yaptığı değerlendirmeler şöyle;
ABD Merkez Bankası’nın yaklaşık iki yıldır yürütmekte olduğu genişletici para politikaları gerek ABD ekonomisi, gerek dünya ekonomisinde felakete yol açtı. Bu gelişmeler ABD Merkez Bankası içinde de tartışmalara neden oldu. Bunun doğal bir sonucu olarak Amerika Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke 22 Mayıs’ta beklenen açıklamayı yaptı ve parasal genişlemeyi yavaşlatacaklarını açıkladı. Bu açıklamadan sonra artık dünya ekonomisi için aks değişti.  Küresel krizde 4. faza geçilmiş oldu. Yani küresel krizin atlatılması için haddinden fazla sorumluluk  üstlenen Merkez Bankaları asli görevine döndü.

“Kur hareketleri soğukkanlılıkla karşılanmalı”
Buarada ABD Merkez Bankası’nın Amerikan tahvillerini aynı miktarda almayacağı gerçeği ile ABD tahvilleri değer kaybetmeye, 10 yıl vadeli tahvillerin faizleri %3’e tırmandı. Bugün itibariyle 10 yıl vadeli tahvillerde reel faiz oranı, başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ekonomilerin tahvillerinde elde edilen reel faizi  geçti. Yani 22 Mayıs’tan itibaren aralarında Türkiye, Brezilya, Güney Afrika, Endonezya, Malezya, Rusya, Hindistan, hatta Çin gibi önde gelen gelişmekte olan ekonomilerin Menkul Kıymetlerinde hisse senedi ve tahvil satışı başladı. Küresel sermaye bu ülkelerden çıkmaya başladı.Bunun doğal sonucu olarak 22 Mayıstan bu yana Hindistan para biriminin değer kaybı %13, Güney Afrika’nın %7,5 , Endonezya’da %10, Malezya %8,5, Brezilya’da %15, Rusya’da %6 olduğu dikkate alındığında TL’nin %8 oranındaki değer kaybı ile Dolar – TL kurunun 2.05 TL dolaylarında olmasına şaşırmamak gerektiği açıkça görülüyor. Kaldıki küresel ticarette birbiriyle kıyasıya rekabet eden, önde gelen 25 ülke arasında kirli bir kur savaşının yaşandığı bir dönemde TL’nin değer kaybetmesi, bunun ihracata etkisi, ithalatı arttırması, dış ticaret açığının büyümesi doğal.  Bu nedenle Dolar TL kurunun hareketlerinin soğukkanlılıkla karşılanması ve makul bir düzeyde oturmasını umut etmek gerekiyor.

“Başçı’nın açıklamaları algı yönetimi örneği”
Dünyadaki Merkez Bankası Başkanları’nın algı yönetimi açısından ortaya koydukları çaba bu döneme damga vurdu. Bu bakımdan Başkan Erdem Başçı’nın bugünkü konuşmasındaki sert ve kararlı duruşunu son döneme damgasını vuran MB Başkanlarının algı yönetimi ile ilgili sürecin bir örneği olarak okumak gerekir.”

 
Kaynak :
Yorumlar0
Onay Bekleyenler0

Yorum Ekle

GÜNÜN HABERLERİ
Yandex.Metrica Google+