(Ayşe BULUT) KARPAZ - Dünya genelinde 8 tür Deniz Kaplumbağasının yaşadığı bilinirken, bu türler arasında yer alan Caretta Caretta ve Chelonia Mydas’lar (yeşil kaplumbağa) yoğun olarak Adamızın da içinde bulunduğu coğrafya olan Akdeniz kıyılarına yumurtalarını bırakıyor. KKTC’de 1992 yılından itibaren hayata geçen “Deniz Kaplumbağalarını Koruma ve Araştırma Projesi’’,2006 yılında beri, Çevre Koruma Dairesi, Wales Swansea Ünüversitesi Marine Turtle Research Group ve Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği’nin işbirliğiyle sürdürülüyor.Çevre Koruma Dairesi elemanları, Almanya-Berlin Humboldt Üniversitesi ve KKTC Üniversitelerinden gelen gönüllü öğrencilerden oluşan çalışma gurupları Karpaz Bölgesi’ndeki önemli 18 yumurtlama kumsallında izleme ve koruma çalışmalarını yürütüyorlar. KKTC’nin diğer sahillerinde ise çalışmaları Wales Swansea Üniversitesi ile Marine Turtle Research Group yürütüyor.
Çevre Koruma Dairesi Doğal Hayat Şubesi ve Proje Sorumlusu Hasibe Kusetoğulları, çalışmaların Mayıs ayında başlayıp Ekim ayına kadar devam ettiğini belirterek, amaçlarının, kumsallara kaplumbağalar tarafından yapılan yuvaları ve bu yuvalara bırakılan yumurtaları tespit ederek, deniz kaplumbağası popülasyonunu belirlemek olduğunu vurguladı. Kusetoğluları, yuvaları predasyona ve su basmasına karşı korumak, emniyetli bölgelere kurulan kafeslere yuvaları taşımak, popülasyona zararlı etmenleri ortadan kaldırmak olduğunu anlatarak, yuvaları predasyona karşı korumak için bu yıl taşıma yapılmayan sahillerde tel ağ uygulaması sürdürüldüğünü ve kumsallara yapılan yuvaların tümü tel ağlarla korumaya alındığını dile getirdi.
Kusetoğulları, Altınkum I ve Ronnas sahillerinde tespit edilen tüm yuvaların su basmasına karşı önceden hazırlanan tel kafesler içerisine taşınarak emniyet altına alındığını ifade etti.
Kusetoğulları, projenin yürütülmesi için gerekli olan maddi katkıyı sağlayan, Ekonomi ve Turizm Bakanlığına ve Çevre Koruma Dairesi müdürü Emin Bahçıvan’a, ekip arkadaşlarına ve projeye katılıp büyük bir özveri ile görev yapan gönüllü öğrencilerle, Kuzey Kıbrıs Turkcell yetkilileri ve çalışanlarına teşekkür etti.
Yıllara göre rakamlar
Kusetoğulları, Karpaz’da toplam 18 sahilde 1999 yılında 108 olan yuva sayısının, 2000 yılında 265’e, 2001 yılında 84’e , 2002 yılında 214’e, 2003 yılında 137’e, 2004 yılında 338’e, 2005 yılında 57’e, 2006 yılında 337’e, 2007 yılında 123’e, 2009 yılında 339’a , 2010 yılında320’ye, 2011 yılında ise 361’e ulaştığını belirterek, kaplumbağa yuvalarıyla ilgili rakamların yıllar itibarıyla çeşitli etkenlere göre değişim gösterebildiğine dikkat çekti.
Yumurtlamada artış
Çevre Koruma Dairesi Doğal Hayat Şubesi ve Proje Sorumlusu Hasibe Kusetoğulları, Karpaz’daki Deniz kaplumbağalarının yumurtlamaları için uygun koşulların korunduğunu belirterek, yıllar itibarıyla yuva sayısında hiçbir şekilde düşüş olmadığını dile getirdi. Her kaplumbağanın yumurtlamak için 2-3 yılda bir için kıyılarımıza geldiğini belirten Kusetoğulları, yıllar itibarıyla rakamlardaki dalgalanmanın buna dayandığını söyledi. Yumurtlamada eğilimin artma yönünde olduğunun tespit edildiğini anlatan Hasibe Kusetoğulları, sonuç olarak mevcut sahillerin mevcut koruma statüsünün iyileştirilerek sürekliliğin sağlanması halinde, yumurtlama alanlarında en üst seviyede korumanın gerçekleşebileceğini ifade etti.
Çevre Koruma Dairesi Doğal Hayat Şubesi ve Proje Sorumlusu Hasibe Kusetoğulları, “Deniz Kaplumbağalarını Koruma ve Araştırma Projesi’’ nin sürekliliği ve kaplumbağa popülasyonunun başarılı olabilmesi için alınması gereken önlemlerle ilgili de bilgi verdi. Buna göre;
Genel Önlemler:
Koruma çalışmaların her yıl yürütülebilmesi için olanak sağlanmalıdır.
Deniz Kaplumbağaları’nın tanıtılması, sevdirilmesi ve korunmalarına ilişkin eğitim çalışmaları yapılmalıdır.
Kaplumbağa üreme kumsallarında yapılaşma ve kum alımı önlenmelidir.
Kaplumbağa yumurtlama alanlarında gece aktiviteleri engellenmelidir.
Kaplumbağa üreme kumsallarının giriş ve uygun yerlerine bilgi verici ve uyarıcı panolar konmalıdır.
Özel sektör deniz kaplumbağalarını koruma çalışmaları içerisine çekilmeli ve katkılarının devamı sağlanmalıdır.
Sürekliliğin sağlanması için bölgede Doğal Hayat Araştırma ve Koruma Merkezi binası inşa edilmelidir.
Özel Önlemler:
Özellikle Altınkum I, Altınkum II ve Ay Philon kumsallarına araç girişi engellenmeli, uygun yerlere araç park yeri yapılmalıdır.