Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
İSLÂM’DAN KOPANLAR
HAYIR VE ŞERR
Hayır; bize derecat kazandıran bütün olaylardır. Şerr; bize derecat kaybettiren bütün olaylardır. Allahû Tealâ bu konuda şöyle buyuruyor:
2/BAKARA-216: Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrehû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Hoşlanmayacağınız bir şey olur ki; o sizin için bir hayırdır. Seveceğiniz bir şey olur ki; o sizin için bir şerrdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Bir insanın cennete girebilmesi, kazandığı derecelerin kaybettiği derecelerden fazla olmasına bağlıdır. Cehenneme girmesi ise, kaybettiği derecelerin kazandığı derecelerden fazla olmasına bağlıdır.
23/MU’MİNUN-102: Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
O zaman kimin mizanı (sevap tartıları), ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
23/MU’MİNUN-103: Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
Ve kimin mizanı (sevap tartıları), hafif gelirse işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
Hayatımız kesintisiz bir şekilde Allah’ın resûlleri olan kiramen kâtibin melekleri tarafından filme alınır. Fiillerimizin ve düşüncelerimizin filmi olmak üzere 3 boyutlu iki film söz konusudur. Kaç sene ömrümüz olursa olsun, bu ömür boyunca devamlı olarak etrafımızda kiramen kâtibin melekleri filmimizi çekeceklerdir.
Kıyâmet günü, İndî İlâhi’de Mahkeme-i Kübra’da hayat filmlerinin izlenmesi söz konusudur. Her olayın vücuda geldiği andaki otomatik derecelendirme sistemi ile eğer kişi o saniye hayır işlemişse yeşil rakamlarla sağ tarafa kaydedilir, şerr işlemişse kırmızı rakamlarla sol tarafa kaydedilir. Neticede kümülâtif olarak hem sol tarafta hem sağ tarafta devam eder.
Hayır; herhangibir konuda derecat kazanmaktır. Böyle bir şeyi Allah’ın müsaadesi olmadan gerçekleştiremezsiniz. Ayrıca Allahû Tealâ size kazandığınız derecelerden çok daha fazlasını da verebilir. Ama aynı kişi bir şerr işlerse, ona sadece kaybettiği kadar derecat yazılır.
Kur’ân-ı Kerim’de mevcut olmayan ama insanların uydurdukları bir husus: “Hayır da şerr de Allah’tandır.” sözüdür. Hayır; Allah’tandır ama şerr; Allah’tan değildir. Hiç kimse hangi sebeple olursa olsun, başka birinin derecat kaybetmesini sağlayamaz. Yani herhangibir insanın hangi davranışı olursa olsun, o insan öyle istiyor diye başka birisi derecat kaybetmez.
Bir olay vücuda gelmişse, bu olay ya derecat kazandıran bir olaydır ya da derecat kaybettiren bir olaydır. Derecat kazanmak veya derecat kaybetmek... Kişi bir olayı vücuda getirir; bir başkasına fayda sağlar, ona bir iyilikte bulunur; derecat kazanır, bir kötülükte bulunur; derecat kaybeder. Suçu işlemekle derecat kaybetmek, birbirinin ardından gelen iki olaydır. Önce suç işlenir; suç işlendiği anda derecat da kaybedilir.
Birisi bir başkasına iyilik yapar; derecat kazanır. Bir başkasına kötülük yapar; derecat kaybeder. Birisine karşı davranışınız, onu zarardide edecek bir davranışsa, ona zarar veriyorsanız derecat kaybedersiniz. O bunun karşılığında sizin kaybettiğiniz derecatı kazanır. Birisine karşı bir suç işlediniz; siz derecat kaybettiniz, kaybedilen derecatı karşı taraf kazandı.
Allahû Tealâ’nın kanununda ödeme anında yapılır. Yani olay cereyan ettiği anda iki taraf birden değerlemeye girer.
Allahû Tealâ’nın vücuda getirdiği hangi fiil olursa olsun, bu fiil o kişiye derecat kaybettiremez. Allah’ın bir kişi üzerinde vücuda getirdiği hiçbir olay, o kişinin derecat kaybetmesine sebebiyet veremez. Sebebiyet veremezse şerr, Allah’tan olamaz. O olay, o kişi için onu sevindiren bir olay da olsa derecat kaybetmez; onu üzen bir olay da olsa derecat kaybetmez. Ama üzen bir olay olursa derecat kazanır.
Derecat kaybetmekle sonuçlanan bir olay, Allah’ın vücuda getirdiği bir olay değildir. Bu sebeple hayır Allah’tandır ama şerr sadece bizim nefsimizden kaynaklanır. Biz davranışımızla derecat kazanabiliriz, kendi davranışımızla derecat kaybedebiliriz. Kötü davranırsak, şerr işlersek derecat kaybederiz, hayır işlersek derecat kazanırız. Ama Allahû Tealâ’nın bizim üzerimizde vücuda getirdiği olay pozitif de olsa; bize bir fayda da sağlasa, negatif de olsa; bize bir zarar da verse bundan bizim bir derecat kaybetmemiz mümkün değildir. Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’e koyduğu kaideler gereğince bu mümkün değildir.
Bu sebeple “Hayır bizdendir, şerr de bizdendir.” demek mümkündür. Bir insan kendi fiili ile hayır kazanabilir, kendi fiili ile şerr de kazanabilir. Ama Allah’ın kazandırdığı veya kaybettirdiği derecelere baktığımız zaman, “Hayır Allah’tandır.” diyebiliriz.