Yıllar boyunca Veli Efendi’de atların neden koştuğunu ve bu kadar yorulduğunu düşünürdüm…
Koştur koştur dur garibanları!
Küçüktüm tabi, bir halt anlamazdım!
Saftirik saftirik bakardım…
“Yahu neden koşuyor ki bunlar!”
Birde Purolu purolu adamlar vardı… .Hep Ayakta ve tempo tutarlardı…
Hatta sahaya inip koşanı atı kovalayanı bile vardı!
Ama büyüdükçe anladım ki, gariban koşarmış…
Sahibi ise parasına para katarmış…
Ve her zaman “garibanın üstünde bir jokey” varmış!
Gariban kamçılanırmış…
Kamçıladıkça gariban dış kulvara dalarmış…
Hadi yavrum!
Hadi kızım, yürü be koçum, yahu kim tutar seni falan, filan derken…
Bezgin bir gün yorgunluğu! Ne var elde “Sıfır” koca bir sıfır…
Geçen on beş yılla beraber, bu düzende değişti tabi…
Ne zaman “Demokrasi” kamçı yedi o günden beri diğer atların ve jokeylerin esamisi okunmuyor…
Açık ara her maçta “Demokrasi” önde!
Ama sanırım hile ve iğne ile koşuyor, kulaktan kulağa böyle bir söylenti var!
Yetmez ama “Evet” diyen jokeyler ise hep demokrasinin tepesinde…
Bir kamçı, bir kamçı daha…
Eee Demokrasi ne yapsın kardeşim, bazen çitleri bile açıp engelli koşmaya başlıyor…
Sakız olmuş adeta ağa babalarının dilinde, çiğne çiğne patlat misali…
Sonra “Takiye” diye yeni bir tanesi daha katılıyor yarışa, yeni neslin favorisi bu Takiye(!) Öyle “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” diye her gün atasının peşinden koşan Demokrasi’ye de hiç benzemiyor…
Başka bir hırçın bu…
Önüne geleni Takiye ezip geçiyor! Kimi ve neyi tuttuğu hiç mi hiç belli değil, sahibi kim oda bilinmiyor!
Sonra yine yarış günü geliyor, hiçbir şekilde aynı kulvarlarda yarışmasalar da, “Demokrasi ve Takiye aynı kulvarlara itilmeye” çalışıyor…
“19 Mayıs” yarışı,
“Andımız” derken,
Vee bu gün buda oluyor.
Teşekkürler Türkiye Demokrasi ve Takiye artık foto finişte!

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?