Hoşgeldiniz; Bugün 23 Mayıs 2012 Çarşamba
22 °C
16 °C
Sağanak Yağışlı
Karakter Boyutu :
Mustafa Öztürk

Hayatı paylaşmak çok mu zor?

27 Aralık 2011 - 00:26

Engelli olgusu ülkemizde en az üzerinde araştırma yapılan, konuşulan, tartışılan ve yatırım yapılan alandır.

Sorunlarla sadece engellilerin ya kendileri ilgileniyor, ya da engelli birey sahibi aileler ilgileniyor. Kısaca ateşin düştüğü yürekler, kendi sorunlarına çare arıyorlar. Sorunların ağırlığı altında ezilerek, yalnızlıklarını, geceleri gözyaşlarına  katık yaparak çözüm üretmeye çalışıyorlar.

Öyle bir dert ki, engelli olmak. Çaresizce çırpınızsınız, çırpındıkça batarsınız… Eğitim pahalı ve engellerle dolu; okul engelli, toplu taşıma araçları engelli, bilgiye ulaşmak engelli, hastaneler  engelli, sağlık engelli, tedavi pahalı ve zor… Böyle olunca umutlarda engelli oluyor… Tükeniyorsunuz… Yavaş yavaş ölüyorsunuz.. Ölürken çaresizce etrafınıza  bakıyorsunuz. Bir el uzanır mı diye?  
Bakın bu durumu özetleyen bir mektuptan kısa bir paragraf aktarayım…
 
"Mustafa hocam; biz kollarımızdaki özürlü çocuklarımızla, denizin ortasında duruyoruz. Denizin ortasında yaşam savaşı veriyoruz. Çocuklarımız denize düşüp boğulmasın istiyoruz. Biz yaşlanıyoruz, çocuklarımız büyüyor… Dizlerimiz taşımıyor, kollarımız çocuklarımız yukarıda suya düşmesin diye tutamaz oldu. Biz yıkılırsak, çocuklarımız da denizde boğulur, ölür…

Dışarıdan bir ip atsınlar istemek, kuvvetli haftasında  bir omuzun uzanmasını beklemek çok mu zor ?"

O adam engelli; ağlıyor bu insanlar, akrabalarına, mevki sahibi baronlara, siyasetçilere, iş adamlarına isyan ediyor… Bunların sayısı 8.500.000…

Gerçekten çok mu zor? Devlet, unutmuş zaten. Engelli haftasında yaldızlı kelimelerle hatırlıyorlar. Engellilerin hayatını kolaylaştıran hiçbir ciddi adım atılmadı. Kalıcı hiçbir proje hayata geçirilmedi… Özel eğitim, eğitim vermekten uzak,bürokratların koltuk savaşıyla uğraşıyor. Özürlülerden sorumlu Yaşlılar ve Özürlüler Genel Müdürlüğü tam bir muamma. Genel Müdür ne engellileri, ne de engelliler adına savaş veren Sivil Toplum Kuruluşlarını dinliyor.

Hala bir bilgi bankası oluşturulamadı. Hala özürlülerle ilgili ciddi bir veriye sahip değiliz. Veri olmayınca ilgili kurumlarda, akademisyen ve araştırmacılar da planlama yapamıyor, araştırma ve akademik çalışmalar yapamıyor. Hala, üniversitelerimizde,özel eğitim öğretmen açığını kapatacak bir çalışma yapılmadı, her alanda olduğu gibi, özel eğitim alanında da bir arpa boyu yol alınmadı.

Engelliler eğitimsiz, engelliler işsiz, engelliler hasta, tedavileri zor ve çok çaresizler…
Anlayacağınız, engelliler umutsuz…
Aile hayatları darmadağın olmuş. Boşanma oranları had safhada. Erkekler kaçıyor. Engelli çocuklar annelere kalıyor…
Anneler çaresiz, yılmış, bunalmış, çoğu depresif…
Hayat acımasız… Engelliler için daha da yıkıcı…
Hayatı onlar için yaşanabilir kılmak bu kadar mı zor?… Mallarımız, sahip olduğumuz statülerimiz, paralarımız, paylaşılmazsa ne anlam ifade eder?…
Oysa paylaşırsanız, hayatınıza değer katarsınız… Mahatma Gandhi bakın ne güzel tespit etmiş; “Eğlenmek, iyi arabalara, evlere, eşlere sahip olmakta bir yaşamdır…Ama bir hayatta vardır ki, siz bu hayata değer katarsınız, ben bu hayatın içinde nefer olmak isterim”
Sözü uzatmaya gerek yok.Son söz Gandhi’nin olsun….

Selam ve dua ile

 

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Tüm Yazılarını Göster


ANKET

Bir internet haber sitesinde en çok aradığınız özellik nedir?

Ankete Katıl »