alexa verify
Genel / 02.08.2018 17:17

Cengiz Aygün Bir Portre, 'Kriz hafızamız ve ekonomik gidişat..'

Cengiz Aygün'ün kaleminden Bir Portre, Kriz hafızamız ve ekonomik gidişat..' yazısını sesli olarak izleyebilirsiniz.

Krize nasıl/niçin/neden gelindi meselesini burada bir kenara koyuyorum.

İMF ve Kemal Derviş’e teslim olmak zorunda kaldık.

Reform ve krizden çıkma konusunda ağır, acı ve radikal politikalar başlatıldı.

2002 yılında AK Parti iktidara geldi ve bazı küçük dokunuşlarla beraber ekonomi konusunda ana politikaları devam ettirdi.

Yönetsel ciddiyet ve ekonomi yönetiminde istikrar ve gelişimi önceleyen kadro tercihleriyle krizin etkileri hızla azaldı.

O dönemin AK Parti’si ve Erdoğan ekonomik krizin etkilerinin silinmesi ve gelişmenin başlaması için yarınlarda kriz hafızası oluşturacak yeni isimleri de ekonomiye kazandırdı.

Bir nevi “kriz arşivi ve hafızası” oluştu.

2008 yılında dünya ekonomisi aynı 1927-29 bunalımına benzer büyük bir krize girdi.

Ama bu kriz Türkiye için “teğet geçti”.

Çünkü Türkiye’nin kriz karşısında reaksiyon gösterebilen, öngörüleri olan ve krizi iyi yöneten liyakat ve ehliyetli, kriz deneyimi olan kadroları vardı.

Fakat sonraki yıllar ekonomi için ilk yıllardaki özen ve hassasiyetinin azaldığı süreçlerdi.

Bu döneme kadar sessiz, sinsi ve bilinçli şekilde devleti toptan ele geçiren FETÖ’cülerin kendilerden olmayanları her türlü karalama, şantaj ve bezdirmelerle uzaklaştırma süreci başladı.

Ve maalesef hükümet ve Erdoğan da, FETÖ’nün bu manipülasyonlarına “aldanarak” sessiz kaldı.

Düşünün..

Bankacılıkta, borsada, mali ve para politikaları alanlarında pek çok kişi Ergenekoncu diye bile damgalandı, dışlandı ve görevlerden alındı.

Sonuçta devletin hafızası mesabesindeki bu insanlar atıl hale düşürüldü.

Hal böyle olunca 2010’larda başlayan tıkanma ve durgunluk kronikleşmeye başladı.

Cengiz Aygün Bir Portre, 'Kriz hafızamız ve ekonomik gidişat..' yazısının devamı için tıklayınız...

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.