alexa verify

Seçimlerde koşullar eşit değil

Seçimlerde koşullar eşit değil
Giriş Tarihi: 12.06.2018 21:04 565 Okunma 0

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçimlerde eşit olmayan koşullarda yarışın devam ettiğini ve bunu doğru bulmadıklarını söyledi.

Haber: Anadolu Ajansı - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Star TV'de yayımlanan "Seçim Özel" programında Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin seçim çalışmasını ve performansını çok başarılı bulduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, kendisiyle eskiden kalan dostluklarının bulunduğunu ve seçim çalışmalarında birlikte mücadele ettiklerini söyledi.

CHP'nin, İYİ Parti'ye 15 milletvekili vermesinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "CHP bu hareketi yapmasaydı İYİ Parti seçimlere giremeyecekti. YSK, İYİ Parti'nin seçime girme kararını mecburen verdi. Biz bu hamleyi yapmasaydık, Sayın Akşener ve İYİ Parti seçimlere giremeyecekti. Bunun hazırlığını yapıyorlardı zaten. Bunun talimatı verilmişti YSK'ya. Biz bunları gayet iyi biliyoruz. O yüzden hemen süratli bir şekilde karar aldık, 15 arkadaşımız İYİ Parti'ye katıldı ve ondan sonra YSK zorunlu olarak 'Evet sizler de katılabilirsiniz' dedi. Çünkü artık TBMM'de bir grubu var. Yapacağı hiçbir şey kalmadı." değerlendirmesinde bulundu.

"Seçimlerde koşullar eşit değil"

Seçimlerde eşit olmayan koşullarda yarışın devam ettiğini savunan ve bunu doğru bulmadıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Seçimlerde koşullar eşit değil. Devletin bütün olanakları, yasalar hiçe sayılarak, uygulamalar hiçe sayılarak, adalet ve ahlak hiçe sayılarak yapılıyor. Örneğin, bizim seçim reklamında 1-2 saniye bir Türk bayrağı göründüğü için TRT bizim reklam filmimizi yayınlamadı. 'Seçim yasalarına aykırıdır' diye. Erdoğan'ın reklam filminde başta, ortada, sonda, yukarıda Türk bayrağı... Ve bunu gayet güzel yayınlıyor. Bu çifte standart nereden geliyor? Onun için eşit olmayan koşullarda bir seçim yapılıyor ama ne yaparlarsa yapsınlar, sonuçta adalet galip gelecek ve gerçek yerini bulacak."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı seçileceğine inandığını, hiçbir parti, kimlik, inanç ayrımı yapmadan ve tarafsız bir şekilde 81 milyon vatandaşı kucaklayacağına inandığını vurguladı.

Nazlı Çelik'in "İnce'nin oyu, CHP'den fazla olur mu?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Daha fazla olmasını arzu ederiz tabii. 81 milyonun cumhurbaşkanı olacak, 81 milyonu kucaklayacak. Özel yaptırdığımız bir anket yok ama kamuoyuna yansıyan değişik anketler var. Bizim de gördüğümüz yüzde 30 barajından yukarı gidiyor, 32'ye doğru. Ben inanıyorum önümüzdeki günlerde daha yukarı doğru çıkacak. Erdoğan inişte ama İnce yukarı doğru gidiyor." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "İnce, sizden sonraki CHP Genel Başkanı olur mu?" sorusunu ise "Birden fazla genel başkan adayımız olabilir. Bizim partimizin bir özelliği var. Demokratik bir süreçte herkes genel başkan adayı olabilir." diye yanıtladı.

"Yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız"

Eski parlamenter sistemi en çok kendilerinin eleştirdiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Çünkü 12 Eylül darbe hukukunun bütün unsurlarını taşıyor. Biz ise 12 Eylül darbe hukukundan arınmış, tümüyle vesayetten arınmış bir sistem istiyoruz. Bir dönem askerlerin vesayetinden, bir dönem bir başka vesayetten bahsedilirdi, şimdi ise Erdoğan'ın vesayetinden bahsediyoruz. Demokratik parlamenter sistemde kadın erkek eşitliği olacak. Seçim Yasası'nı değiştireceğiz. Yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız. Gerçek anlamda yasama organı, gerçek anlamda yürütme organını denetleyecek." dedi.

Kılıçdaroğlu, Demokratik Parlamenter Sisteme geçiş için belirli bir zaman gerektiğini, bunun için ortalama 2 yıllık bir süreç olabileceğini, çünkü anayasanın değişmesi gerektiğini, bunun için de siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla demokratik bir anayasa yapılması gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanının aynı zamanda siyasi partinin genel başkanı olmasını doğru bulmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanı mahkemeye hakim tayin edecek. Şimdi bir partinin genel başkanı olarak ben Anayasa Mahkemesi'ne hakim tayin edersem, o yargıca güvenilir mi? 'Falan partinin militanıdır' diyecekler. En tipik örneği; Danıştay hakiminin yaptığı olay. Bu kişi hakim midir? Değildir artık. Tweetini silmesi yetmez. Görevinden istifa etmesi lazım. Artık iradesi belli olmuştur. Siyasallaşmıştır, istifa etmesi lazım. Sayın Erdoğan'ın partisinde mi olur, Sayın Bahçeli'nin partisinde mi olur, partilerden birinde siyaset yapması lazım. Siyaset yaparsa saygı duyarım. Siyaset yapmadığı sürece sadece yargıyı kirletiyor. Danıştay'da kara bir leke olarak kalıyor. Danıştay saygın bir kuruluştur, köklü tarihi olan bir kuruluştur. Kişilikli, onurlu, erdemli biriyse ve gerçekten yargıya ve adalete inanıyorsa bir gün değil, bir saat bile kalmadan istifa etmesi lazım. İstifa etmiyorsa bu söylediklerimin tamamı onda yok demektir."

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.
Atlas Global haber detay altı 620x90