alexa verify

Almanya ne istiyor?

Almanya ne istiyor?

​Osmanlı’nın zor yılları… 1878 Berlin Kongresi’nden sonra Avrupa’da bulunan topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmiş, Avrupa devletlerinin hedefi haline gelmiş.

Amaçları, Osmanlı topraklarını gelişigüzel yağmalamak.

Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler azınlıkları Osmanlı'ya karşı kışkırtmaktalar.

Denge politikası güden Abdülhamit aynı zamanda sırtını dayayabileceği güçlü bir devlet de arıyor.

Müslüman ülkelerde kolonisi olmayan ve Müslümanlara dost görünen Almanya aranan kriterlere uyuyor.

Almanya birliğini ve sanayileşmesini tamamlamış güçlü bir ülke.

Dünyada söz sahibi olmak isteyen bir ülke.

Dünya adeta ülke ülke paylaşılıyor, Almanya’nın ise payına birkaç Afrika ülkesi düşüyor.

Elbette Almanya gibi bir dünya devi hayali olan bir güç bununla yetinemezdi.

Gözünü Osmanlı topraklarına dikti.

Almanya, Bismarck’ın akılcı politikaları sayesinde Müslüman coğrafyasına savaşla değil dost görüntüsü altında giriyordu.

Osmanlı topraklarına girişi de böyle oldu.

Almanya ile ilişkiler hızla gelişti.

İlişkiler her alanda kendini gösterdi.

Yavaş yavaş orduda, sivil yönetimde, ıslahat çalışmalarında, ekonomide Alman etkisi altına girdik.

Alman arkeologlar bütün Osmanlı coğrafyasına dağıldı ve çıkardıkları tarihi eserleri Almanya’ya kaçırdılar.

Osmanlı ordusunda ilk kez 1882’de Almanlar gözlemci olarak görev aldı.

Daha sonra Von der Goltz ve General Otto Liman von Sanders ile gözlemci statüsünden emir veren statüsüne geçtiler.

Osmanlı subayları Almanya’da eğitim görüyordu.

Bunlardan biri de bizi 1. Dünya savaşına sokan, Almanya’nın menfaatleri uğruna Galiçya’da, Kafkasya’da, Süveyş’de cepheler açan Enver Paşa’dır.

İngilizlere, Ruslara karşı sırtımızı dayadığımız Almanya bizim felaketimiz oldu.

Almanların bu topraklar üzerinde olumlu bir iz bıraktığını söylemek çok zor.

 
Peki ya şimdi ne istiyor Almanya Türkiye’den?

Almanya AB’nin patronu durumunda.

Her ne kadar bazı konularda Fransa ile karar almış gibi gözükse de son karar Almanlarındır.

Yüzyıl sonra yeni bir dünya düzeni kuruluyor.

Bu dünya düzeninde AB’ye yer yok.

Bunu önceden kestiren İngiltere affını istedi ve ayrıldı.

AB olmadan tek başına bir Almanya Amerika’nın uydusu görümünde bir ülke, asla bir güç değil.

Almanya’yı güçlü kılan AB’dir.

Almanya var gücüyle kendi fikriyatı olan bu birliği korumak, yaşatmak istiyor.

Avrupa’da ise yeniden milliyetçilik ve ulus devlet modeli revaçta.

İspanya ve İtalya zayıf noktalardan, gemiyi ilk terk edecekler de onlar olacak.

AB dağılınca 28 ülkenin 27’si ulus devlet modelini başarıyla hayata geçirebilir ama Amerika güdümünde olan Almanya bunu yapamaz, yaptırmazlar.

Tam da burada AB’nin dağılma sürecine gireceği bir ortamda Almanya güçlü bir Türkiye istemiyor.

Güçlü bir Türkiye bütün dengeleri bozacak.

Dağılan AB ülkeleri ile kurduğu ikili ilişkilerde hep ağır basan taraf olacak.

Küreselciler bunu pekâlâ iyi görüyor ve Almanya’yı sıkıştırıyor, ne duruyorsun bir şeyler yap diyor.

Şimdi karar vermek zorundayız.

Yüzyıl öncesi gibi bir takım korkularla Almanya’nın güdümüne mi girmeliyiz yoksa her yönüyle bağımsız ve güçlü bir Türkiye mi olmalıyız?

Bu sorunun cevabını arayanlar 16 Nisan referandumuna odaklansın.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

GAZETE MANŞETLERİ