14.03.2018 03:25 Güncelleme Tarihi: 14.03.2018 03:33 15896 Okunma

​Stockholm

​Stockholm

Vikingler veya Varyaglar, İskandinavyalı korsan ve tüccar kavimdir. Yılın büyük kısmını denizlerde geçirmiş olan savaşçı bir halktır. 8-11. yüzyıllar arasında kuzeybatı Avrupa'da birçok yeri fethetmişlerdir.

Ayşegül Şenışık - Stockholm


Vikingler, sekizinci ve onikinci yüzyıllar arasında dünyanın en çok korkulan savaşçılarındandır. İsveçli olan Varyaglar doğuya doğru yayılmış, 11. yüzyılda Karadeniz'e, hattâ İran'a kadar uzanmışlardı. 

Eski bir Viking deyişiyle yazımıza başlayarak Stockholm maceramızı anlatmak istiyorum. “Vikingleri Viking yapan büyük kuzey rüzgârıdır.”

Vikinglerin ülkesi İsveç’in başkenti Stockholm’ü, 2016 Ekim ayında İskandinav turumuz esnasında ziyaret etmek kısmet oldu. 

6 kişilik tur ekibimiz ile, Kophenag, Bergen, Oslo, Stockholm şehirlerini ziyaret ettik. Stockholm turumuzun son destinasyonu idi ve 2 gün gibi kısa zamana her şeyi sığdırmak çok kolay olmadı ama yine bir sürü güzel anı attık anı kumbaramıza. 

Siz de isterseniz, sadece Stockholm ya da hepsi bir arada İskandinav turu yapabilirsiniz. Biz Kophenag gidiş, Stockholm dönüş yapmıştık. Biletleri yaklaşık 8 ay önceden çok çok ucuza aldık. Bu turda gittiğimiz diğer yerleri de başka bir yazımda anlatacağım.

İsveç ve diğer İskandinav ülkeleri refah seviyeleri çok yüksek olduğundan, maalesef her şey çok pahalı. Oteller, ulaşım, yiyecek, müzeler oldukça yüksek fiyatlı. Euro’nun son zamanlardaki artışını da göz önünde bulundurursanız, gezi maliyetleri oldukça yüksek çıkıyor ama biz yine ekonomik planladık gezimizi. 

Öncelikle, biletleri en az altı ay önceden almalısınız. Giderken yanınıza birtakım yiyecekler almanızda da fayda var diyorum. Şöyle ki, İsveç de dahil olmak üzere, tüm İskandinav ülkelerinde Fast food gibi basit yiyeceklerin menüsü bile bizim paramızla 50 TL yi geçiyor. Güzel bir akşam yemeği ve içki için, fazla abartmazsanız bile kişi başı 200 TL yi gözden çıkarmalısınız. Bu sebeple yanınıza konserve, ton balığı, çerez , sallama çay, kahve, enerji veren barlardan vs almanız ekonominiz açısından faydalı olacaktır. 

Stockholm hakkında:

Gelelim biraz Stockholm’den bahsetmeye. Stockholm, 1 milyona yakın nüfusu ile İsveç’in ekonomi, siyasi ve kültür alanında en önemli şehri olup, Maleren Gölü’nün Baltık denizi ile birleştiği kanalda yer alır ve Stockholm takımadaları diye bilinen on dört takımadadan oluşur. 

İsveç para birimi İsveç Kronu olup, otellerde Euro kabul edilmektedir. 

Stockholm’de iklim nemli kıta iklimidir. Bol yağış alır ve genelde soğuktur. Biz ekim ayında gitmiştik ve şansımıza hava harikaydı. 

İsveç mutfağı genel olarak balık, et, patates ve süt ürünlerine dayanır. İsveç köftesi en meşhur yemeğidir.

Stockholm’de yapılacaklar:

Öncelikle Gamla Stan Adası’nı, yani eski şehri gezebilirsiniz. Renkli evleri, dar sokakları, eski yapıları, köprüleri, kiliseleri ile bu küçücük adayı yürüyerek gezmek inanılmaz keyifli. Ada, ana karaya çok güzel bir köprü ile bağlı ve manzara şahane. Fotoğraf çektirmeyi sakın unutmayın. 



Gamla Stan’daki ünlü Stortorget Meydanı, buradaki sarı kırmızı evler, kafeler görülmeye değer. Vaktiniz olursa bu meydanı geceleyin de görün derim. Bu meydanda Nobel müzesi de var, isterseniz ziyaret edebiliyorsunuz.

Kraliyet sarayı, Tiyatro Binası, Belediye Sarayı, Kunpsrad Parkı, Fjallgatan tepesi de görülecek yerler arasındadır. Tepeye çıktığınızda muhteşem bir Stockholm manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Fotoğraf çekmek serbest…

Djurgarden Adası

Gelelim Djurgarden adasına. Adaya araba ile geçiş yapabiliyorsunuz ve arabanız için park yeri mevcut. Parkomatlara dikkat edin. Adada, Vasa Müzesi, Skansen Açık Hava Müzesi, Abba Grubu’nun müzesi, kafeler, restoranlar, parklar ve şahane yapılar var. Buraya bir tam gün yetmiyor açıkçası. Bence sadece Skansen için, bir tam gün ayırmalısınız. Vasa ve diğer şeyler için de yarım gün yeter. 

Skansen Açık Hava Müzesi

Skansen Açık Hava Müzesinin içinde geçmişi şahane bir şekilde yaşatmışlar. Sanki zaman tüneli ile 1800’lü yıllardaki yaşama her şeyi ile tanık oluyorsunuz. O yılların marangozu, eczanesi, fırını, pastahanesi, okulu, restoranı, kilisesi, tarlası, çiftliği, hayvanı, parkı, bahçesine o günlerin kıyafetlerini giymiş, içerde yaşam süren, çalışan insanları ile şahit oluyorsunuz. Fırında fırıncı kek pişiriyor. Marangoz mobilya yapıyor. Eski bir fakir evinde aile yaşantısı sergileniyor, evin hanımı sallanan koltukta örgü örüyor. Sobalar yanıyor. Restoranda servis yapılıyor vs. Gerçekten görmeye değer, harikaydı. Akşam 6 gibi kapanıyor. Zamanınız kısıtlı ise eğer, ana girişten girince soldan başlayarak gezin derim.

Vasa Müzesi

Vasa Müzesi ayrı bir olay. Gerçekten tek kelime ile harika. İçeride 1628 yılında, sefere çıkar çıkmaz batmış ve yaklaşık 330 yıl sonra çıkarılmış bir savaş gemişi olan, Vasa sergilenmektedir. Gemi gerçeğe çok yakın olarak tekrar kurulmuş olup, parçalarının %95’i korunmuştur. Müzede, batan gemi ile birlikte boğulan insanların iskeletleri, kıyafetleri bile sergilenmekte ve Vasa ile ilgili çok kapsamlı bir film gösterilmekte. Stockholm sadece bu müze için bile görülmeye değer.

En kısa zamanda diğer İskandinav başkentlerinden de bahsedeceğim.

Beni takip edin. Sevgi ve sağlıcakla kalın.