11.01.2017 01:39 Güncelleme Tarihi: 11.01.2017 03:03 48934 Okunma

FETÖ'nün en büyük ihaneti, İslam'a olmuştur

Değerli Dostlar, Ülkemiz 17 Aralık 2013 tarihinden itibaren, FETO ile mücadele ederken bir yandan da, bu hain örgütün yapmış olduğu tahribatı tamir etmekle uğraşıyor. Bu uğraş hala da devam ediyor..

FETÖnün en büyük ihaneti, İslama olmuştur
Çok şükür ki;

Mensubu olmakla iftihar ettiğimiz büyük Türk Milleti 15 Temmuz'da  ayağa kalktı, 50 yıldır devam eden fitne hareketini tarihe gömdü.

Bu Millet, dosta düşmana

"Demokrasilerde çare bellidir. Yol bellidir. O da sandıktır." dedi.

Şimdi ise tamir zamanı içerisindeyiz.

Usuletle ve suhuletle ve elbette ki Adaletle bu işin üstesinden geliriz, Evelallah,

Yeter ki kararlarımızı,

Akıl ile,
İzan ile,
Vicdan ile,
Adalet ve merhamet ile,
Ve illa ki istişare içerisinde, birlik ve beraberliğimizi bozmadan
alalım..

İki Dünya savaşı gören, Almanya ve Japonya,

Yüzyıl kadar önce kovboylar ve haydutlar diyarı olan ABD,

Bu gün dünyanın liderleri oldularsa,

Biz de oluruz..

Olduk zamanın da nitekim..

Yeterki Birlik ve beraberliğimiz koruyalım..

Lakin,

FETO'nün asıl yaptığı tahribat, İslam'a ve  islami hizmetleredir.

Dini hükümleredir.

Bu nasıl tamir olacak?

İslamiyet 1400 yıl önce gelmiştir.

Dinin kaynakları bellidir.

Bunlar da;

Kur'an;
Sünnet;


İcma-i Ümmet yani Ümmetin yüzyıllardır  ittifak ettiği ve artık  karine olan konular..

Ve Kıyas'ı Fukaha'dır, yani İslam Alimlerin yine Kur'an, Sünnet ve İcma'dan çıkardıkları içtihadlardır.

Peki F.G. ne yapmıştır?

Öncelikle Naslarla sabit olan değiştirilemez hükümler hakkında dahi yeni fetvalar vermiştir.

Örneğin, islam'da namaz nasıl kılınacaktır bellidir.

Hangi hallerde namazlar iki rekata düşer bellidir.

Namaz savaşta dahi terk edilmez.

İçki haramdır.

Zina haramdır.

Bu konular tartışmaya dahi açılmaz.

FETO ne yapmıştır?

"Müsteşar olmak, general olmak asıldır. Siz makamınızı korumak için, içki içebilirsiniz, faiz alabilirsiniz, eğlence partilerine katılıp yabancı kadınlarla dans edebilirsiniz, eşlerinizi de başkası isterse, sakın haa, gerici refleksler göstermeyin, kafanıza göre takılın. Namazınızı da tuvalette kılın, gözünüzle kılın kimse görmesin. Gerektiğinde Müslümanlara küfredin. Başörtülü diye kadınları Ordu Evi'ne almayın. Yatarken, kalkarken otururken, habire Atatürk ve Kemalist nutuklar irad edin" demiştir.

Daha başka ne yapmıştır FETO?

Kendi adıma söyleyeyim,

Dini bilgilerim sınırlıdır. Ancak çocuklarımın dini bilgilere vakıf olarak yetişmesini istiyorum..

Her Müslüman ister tabiki,

Kendimin öğretme kapasitesi ise sınırlı maalesef,

Var olsa bile meşguliyetler, dünya telaşı bu konuyu hep ihmal ediyoruz..

Ben dahil bir çok ebeveyn de, bu isteğimizi çocuklarımızı İslami hizmetler sunan STK'lara göndermekle kapatıyorduk.

En azından yazları camilerdeki Kur'an kursuna çocuklarımız devam ediyordu.

Abiler, ablalar çocuklara ders de çalıştırıyorlardı..

Ahlaklı nesiller yetişiyordu.,

Biraz zengin olan, çocuklarını muhafazakar kolejlere gönderiyordu.

Şimdi ne oldu?

Elimizi vicdanımıza koyalım.

Hangi ebeveyn, bundan sonra çoçuklarını  Muhafazakar STK'lara teslim eder.

Kim dernek üyesi olur?

Kim bir vakıfda gönüllü aktivitelere katılır?

İşte en büyük tahribat budur.

Ustad Bediüzzaman Said Nursi'nin tabiriyle, "En büyük Musibet dine gelen Musibettir"

Diyanet İşler Başkanlığı'nın Planı var mı?

Bu tahribat nasıl tamir edilecek?

Aslında herkesin ittifak ettiği üzere, FETÖ gibi sapkın dini akımların ortaya çıkmasının yegane sebebi Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevini yeterince yapmamasıdır.

Peki Diyanet İşleri Başkanlığı'nın böyle bir hazırlığı var mı?

Diyanet kolejleri kurulacak mı?

Camiler gençler ve çocuklar için çekim noktası olacak mı?

Devletle barışık STK'lar için bir işbirliği programı var mı?

Bu STK'ların kapasite geliştirmeleri için çalışmalar var mı?

Diyanet İşleri Başkanlığı, FETÖ'nün kasetlerini eserlerini inceledi mi?

Bu sözde eserlerdeki İslam'a aykırı hususları çıkardı mı?

Avrupa başta olmak üzere, yurtdışındaki FETÖ tesirini kırmak için ne gibi hamleleri var?

Orada, Milli Görüş gibi, Nur talebeleri gibi gruplarla işbirliğine girildi mi?

Ve daha bir çok sorular..

Umarım Diyanet İşleri Başkanlığı ve Muhterem Mehmet Görmez Hocamız bu konuda kamuoyunu aydınlatır ve ferahlatır.

Bekliyoruz..

Allah'a Emanet Olun sevgili dostlar..