03.01.2018 19:33 8022 Okunma

Türkiye ve İran

Türkiye ve İran

Son günlerde İran'da yaşanan kargaşalar özellikle Türkiye'yi ziyadesiyle korkutmalı ve önlem almaya sevk etmelidir.

Daha önceki yazılarımda büyük kargaşayı ırkçılık ve mezheplerden çatışma çıkarıp bundan Siyonist güçlerin nemalanacağını defalarca yazmıştım. 

HEDEF TÜRKİYE!

Bizim İran'a ve Şialara sert söylemlerde bulunmamız demek, şerrin ümmetimize karşı kurguladığı çirkin planlara kolaylık sağlanması demektir. Önce bu planı Vehhabi ile ateşlediler, şimdi sıra Şialarda. 

Suudi Arabistan eliyle bu planlara start verildi. Şimdi ise Suudi Arabistan, ABD ve İsrail eliyle İran karıştırıldı. İran ya da başka bir Müslüman ülke farketmez; içerisinde olan bir karışıklık tüm İslam dünyasını hedef alıp yürütülen kirli stratejilerdir. Lakin özellikle İran'daki karışıklık, asırların planı ve Şia-Sünni üzerinden işleyecek olup bağlantısı önce Türkiye'ye daha sonra da İslamiyetle şereflenmiş tüm ülkelere sirayet edecek. Amaç tam da budur. Bu bağlamda İran'daki olaylar bizim için çok elzem. 

Mezhep ayrışmasını ön plana çıkartıcı ve kışırtmalara zemin oluşturacak söylemlerden kesinlikle ama kesinlikle kaçınılmalı! Aman ha dikkat! İran'a ve Şialara tüketeceğimiz en ufak olumsuz söz ve davranış şekli, büyük yangının fitilini ateşleyecek öneme haiz.

 ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi Nikki Haley; İran'daki protestolar ve şiddet olaylarına ilişkin New York'ta BM Güvenlik Konseyi'ne, Cenevre'de ise İnsan Hakları Konseyi'ne acil toplanma çağrısı yapacaklarını söyledi. Haley, İran yönetiminden 'diktatör' diye söz ediyor. Arabistan da zaten aynı üslup içinde. Peki İran'ın karışmasına zemin hazırlayıp nifak sokan kim? Suudi Arabistan. Peki Suudi Arabistan kimin güdümünde? ABD. Şimdi ABD, İran'daki kendi hazırladıkları sorunlara çözüm mü arayacak? Bunlar hikaye... 

Olaylar zincirini iyi kurmak gerek. ABD ve İsrail ümmet kardeşlerimizle bizi karşı karşıya getirmek için her yolu deniyor. Bu kanlı tuzaklara asla düşmeyelim. İran'a sahip çıkmalıyız, sırt dönersek düşmanın istediğini vermiş oluruz. Sakın ola ABD ile birlikte hareket etme düşüncesine kapılmayalım. Bu bizim için hayati bir hata olacaktır. 

Daima ABD nerde, biz tam karşısında olmalıyız. ABD'nin Ortadoğu'da yeri yoktur, bölgeden derhal uzaklaştırılmalı. Bir sıkıntımız meselemiz olduğunda ise biz kendi içimizde çözmeliyiz. Kurt, bulanık havayı sever. Bulanık hava kargaşasında iki yüzlüler, gizli tertipçiler ve ajan provakatörler asıl gayelerine ulaşmak için yönlendirme yapmaktadırlar. 

Biz bu tuzaklara Allah'ın izniyle düşmeyeceğiz. İslam dünyasının tüm sıkıntıları bizi Müslüman ülkelerle daha çok intisaba yöneltmeli. İlişkileri fazlaca geliştirmeliyiz. Bu işi yapacak olan ülke ise Türkiye'dir. 

DİK DUR TÜRKİYE!