Sezon bitmeden görülmesi gereken 10 oyun..

2019-2020 sezonu ne yazık ki dönem dönem çalkantılı süreçlerden geçen ödenekli tiyatrolar için çok sönük geçiyor.
Sezon bitmeden görülmesi gereken 10 oyun..

Bu kurumların seyircileri açısından da üzücü bir durum. Zira ödenekli tiyatroların sadık izleyicileri çok fazla. Biletlerin satışa çıktığı ilk saatte hatta bazen daha kısa sürede tükenmesi, gişelerin önünde sabahın erken saatlerinden itibaren uzun kuyrukların oluşması bunun en bariz göstergesi. Neredeyse her sezon “Yeni oyun ne var acaba?” diye dört gözle bekleyen müdavim tiyatro seyircisi bu sezon ne yazık ki hayâl kırıklığı yaşıyor.  Tiyatromuzun lokomotifi konumunda olan ve öyle de kalması gereken Şehir Tiyatroları, Devlet Tiyatroları ve Belediye Tiyatrolarının yönetim kadrolarının sık sık değişmesi, her yönetime gelen yeni ekipteki bazı yöneticilerin eski yönetimler adeta berbatmış gibi davranıp her şeyi sil baştan oluşturma gayretleri ve tek doğru olan şey kendi bakış açılarıymış gibi bir eda içinde olmaları (bu söylediklerim sadece bürokratlar için değil, yönetici konumundaki sanatçılar için de geçerli), bürokratlar ile sanatçılar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeler, bazı sanatçıların TV, dublaj, sinema işlerine ağırlık vermesi, bazılarının da oyun ve rol beğenmemesi, galaların neredeyse aylardır yapılamaması, durumu kaçınılmaz şekilde buraya sürükledi. Umarım bir an önce ödenekli tiyatrolar bu sorunları çözer de kendi geleneklerine ve köklerine yakışır hâle dönerler.



Öte yandan, bu sezon özel tiyatroların, küçük salonların ve “alternatif” diye adlandırılan tiyatro gruplarının atak yaptığı ve çok güzel oyunlar sahneledikleri bir sezon oldu. Uzun zamandır bir dip dalga şeklinde gelen özel tiyatrolar, yaptıkları işlerle ivmeyi ve kaliteyi daha da yukarıya çıkarıyor. Heyecanlarının yanına nitelikli oyunları, rejileri ve tasarımları da dâhil eden gençlerin kurduğu tiyatro grupları, yeni metinler, yeni derlemeler hemen hemen İstanbul’un birçok salonunda karşımıza çıkıyor. İstanbul’un birçok semtinde karşılaşacağımız şekilde tiyatro salonlarının da artmasıyla beraber daha fazla kendilerini ifade etme imkânı bulabiliyor ve tiyatro seyircilerine alternatif sunuyorlar. Bu sayede tiyatrodaki nitelik ve kalite de artmaya başlıyor. 2000’li yılların başında açılan ve kendilerine “alternatif tiyatrolar” diyen ve sözde “in yer face” tiyatro yapan grupların acemi, düzensiz, ne yaptıklarını kendilerinin dahi doğru düzgün bilmedikleri ve biraz da şımarık olan grupları ya kendilerine çekidüzen verdiler ya da kapandılar. Yeni ekipler, hem o dönemden gereken dersi almış olarak, eksikleri gedikleri gidererek hem de daha araştırarak, sanatla estetiği, yeniyle geleneği, seyircinin genel algısıyla entelektüel derinliği bir arada tutarak ve “marjinal olmalıyım” gibi gereksiz bir kaygıdan uzak daha derli toplu yapımlar ortaya koyuyorlar. Bu da özel tiyatrolara olan teveccühü gitgide arttırıyor. Çok kısıtlı imkânlarla çalışan ve eserlerini maddî açıdan zorlanarak sahneleyen bu grupların değeri, yüzbinlerce lira ödeneği bulunan ödenekli kurumların son sezonlarda yaptıkları işleri gördükçe daha da artacağa benziyor.



Bu zamana dek, binlerce diyebileceğim sayıda oyun izledim, yüzlerce oyunun kritiğini yaptım, dört ayrı tiyatro ödül organizasyonunun jürisinde bulundum. Sosyal medya hesaplarımda bile “şu oyunlara gidin, bu oyun çok iyidir muhakkak görün” demekten imtina ettim çünkü böyle yönlendirmeler, bazı sanatçıların oyunlarına yer verilmemesinden dolayı küçük de olsa kırgınlıklara ve gereksiz polemiklere sebebiyet veriyor ne yazık ki! Bu kaygılardan ötürü geçen seneye kadar da böyle bir yazı yazmadım. Elbette izlenmesi gereken oyunlar listesi göreceli değerlendirmeleri de içermektedir ancak tiyatro yazıları yazan ve eleştirmenlik yapan kişilerin seyirciler için ara ara böyle önerilerde bulunmaları da önemli diye düşünüyorum. Zira tiyatroyu iş edinenlerin önerilerinin daha mesnetli ve gerekçeli olduğu sugötürmez bir gerçek. Bu yazıda yer vereceğim oyunlar, benim bu sezon gördüğüm ve her açıdan değerlendirmeye tabi tuttuğum zaman “görülürse iyi olur” diyerek sıraya koyduğum oyunlar. Görmediğim veya göreceğim oyunlar içerisinde muhakkak daha iyi oyunlar vardır fakat şu ana dek gördüklerim içerisinden sezonun tam da ortasına gelmişken tiyatro izleyicisine katkı sunabilmek adına bu sezon devam eden oyunlardan oluşan listemi paylaşıyorum.



  1. Bernarda – Proje No: 2
  2. Fareler ve İnsanlar – Dionysos Tiyatro
  3. Jeanne D’arc’ın Öteki Ölümü – Temaşa Gösteri Sanatları
  4. Kelebekler Özgürdür – Tiyatro Şenay
  5. Kosovalı Peer Gynt – İstanbul Devlet Tiyatrosu
  6. Masanın Altında – Bizim Tiyatro
  7. Muteber – Devr-i Âlem Oyuncuları
  8. On Küçük Zenci – Tiyatro Ak’la Kara
  9. Pireli Varyete – Praxis Perform
  10. Saloz’un Mavalı – Cihangir Atölye Sahnesi (CAS)

(Liste, oyun isimleri baz alınarak alfabetik sıraya göre oluşturulmuştur.)

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın