07.03.2018 15:50 Güncelleme Tarihi: 07.03.2018 20:16 5559 Okunma

Her şeyin bir bedeli var!

Her şeyin bir bedeli var!

Aziz milletimiz, 2000 yıllık devlet geleneğine sahiptir. Bu uzun süreç içinde hep ve çeşitli boyutlarda bedeller ödemiştir, bu durum bugün de farklı değil.

Murat Yılmaz

Devlet dediğimizde aklımıza 16 isim gelse de, aslında değişen sadece isimlerdi. Devletin aslı hep aynı kaldı, sadece isimler ve kadrolar değişti! 

Bir başka değişmeyen ise bedel ödemekti. Hayır, bizden üstün olanlara falan değil, tarihe!

Tarih, baki olabilmenin bedellerini almıştı, alacaktı ve de alacaktır!

Yakın tarihimizde ise, bedelleri global güçlere ödemeye başladık. Bunun baş müsebbibi ise, içimizdeki hainler oldu! 

Bu dönem, aslen Cennet Mekan Sultan II. Abdülhamid Han’ın, hal inden sonra başlamış olsa da, iyiden iyiye, tek parti döneminin bitmesi ile iyice kendini gösterdi! 

Rahmetli Menderes, ilk büyük bedel di, tabii onu kurban eden darbe de ve o darbenin akabindeki süreç!

Daha sonra, Kıbrıs’a müdahalenin bedelini ödedik, ambargolar ile. Ondan sonra gelen Darbeler, çok ağır bedeller ödetti bu millete! 

Her ne vakit, memleket düzlüğe çıkmaya başlasa, bir çorap örüldü vatanın başına ve ödendi bedeller! 

70 yıllarda baş gösteren bir ASALA Terörü vardı! Aslında bildikleri bir enstrümandı. Ermeni çeteleri, ilk olarak Osmanlı’da kullanmışlardı.

Onları bertaraf eden bir takım batan evladı çıkınca, işin ismi değişti, PKK çıktı karşımıza. Ve 40 yıldır başımıza bela! 

Türkiye her yaptığı veya yapmadığı için bedel ödedi. Mayınlar, bombalar, suikastlar, ekonomik krizler ve her daim, her şekilde ihanet!

Bedellerimiz ağırdı ve hala da ağır, adları Mehmetçik. Sivil, kadın, yaşlı, çocuk! 

Bugün de bedel ödüyoruz. Bağımsız olmanın, olduğumuz gibi baki olmanın bedelini ödüyoruz! 

Zeytin Dalı Operasyonu’nu biz istemedik, ama girişmek zorunda kaldık. Yaptıkları tüm hazırlıkları bugün gözle görüyoruz ve eğer daha geç kalsaydık, baharı görmeden, Kilis’i, Hatay’ı, Antep’i, Urfa’yı müdafaa etme durumu ile karşı karşıya kalmış olacağımızdan, hiç kimsenin zerre şüphesi olmasın! 

Evet, bugün şehidler veriyoruz, be tek bir şehid bile bir şehid fazla!

Ancak olayın geneline baktığımız zaman, Allah’a hamdolsun ki, şehid ve Gazi sayılarımız, operasyonun büyüklüğüne binaen çok asgari seviyede!

Bu operasyon, tıpkı öncekileri ve sonra gelecek olanlar gibi, bizim bedelimizdir!

Batı dünyasının iki yüzlülüğü, çifte standartı, özellikle de mülteciler konusunda oynadığı pis ve iğrenç oyunlar, yalanlar ve neticede yalnız bırakmaları, Türkiye’yi bu operasyona zorladı! 

Hemen sınır ötemizde, uluslararası konsorsiyumun finanse ettiği kiralık katillerin oluşturduğu bir terör devletine, hiçbir şekilde izin veremezdik, vermedik de! 

Dost ve müttefik bildiklerimiz, sinsice yüzümüze sırıtıp, tek ayak üstünde kırk yalan söylerken, arkamızdan çevirdikleri iğrenç oyuna bir dur demeliydik ve dedik de!

Ülkemizde barınan yaklaşık 3,5 Milyon mülteciyi, ilelebed yurt içinde barındırma imkanlarımız da yok. 

Eninde sonunda bu insanlar, vatanlarına geri dönmek durumunda. Özellikle AB’nin, yüzsüz yalanları sonunda, bu sorun ile tek başına kalan biziz!

Evet, tüm dünya, “aferin”, “helal olsun” dese de, laf ile yürümüyor peynir gemisi! 

Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık! 

Bağımsız ve kimseye minnet etmeden, icazet istemeden sadece kendi menfaatlerimiz doğrultusunda refleks gösterdik. Bundan sonra da göstermeye devam edeceğiz şüphesiz. Hemde içimizdeki tüm şer ve ihanet odaklarına rağmen! 

Ve maalesef bedeller ödemeye devam edeceğiz, ancak şu da bir gerçek ki, uzun bir süreden sonra, bedelleri sadece ödeyen biz değiliz artık!

Karşımızdaki güçler de, çok ağır bedeller ödüyorlar!

Sonuçları şimdiden görünse de, asıl yaptıkları asırlık planların yerle bir olmasıdır, en güzel tarafı ise, şu an buna karşı yapabilecekleri hiçbir hamlenin olmamasıdır!

Çünkü ellerindeki çok güçlü bir silah olan medya, tabii ki sosyal medyada, ters tepti! 

George Soros, boşuna sosyal medyanın yasaklanması için münasip bir yerini yırtmıyor. Milyarlar getiren, altın yumurtlayan tavuğu boşuna kesmek ister mi hiç, paranın gücüne tapan insan?

Ama düşündükleri gibi olmadı, gençleri güdümlerine almak istediler, kısmen de başardılar ise de, özellikle 2013 senesinin olaylarından sonra, bu medya ya vatan evlatları sahip çıktı. Bu durum ise hesaplarında yoktu.

Herşeyin an be an tüm dünyanın gözünün önünde yaşıyor olması, karanlığı ve puslu havaları sevenlerin işine hiç de gelmedi. Yaptıkları bir sürü sahte tertip, çok sürmeden deşifre olmaya başlayınca, işlerine gelmemeye başladı tabii… 

Evet, ülkemiz şu an bir bedel ödüyor, ancak karşı taraf misli ile ödüyor. Ve emin olun, özellikle paraya tapanlar bu bedelleri çok fazla ödemeye dayanamayacaklardır.

Irak ve Afganistan, Batı konsorsiyumuna haddinden fazla ya mal oldu, hala da oluyor!

Suriye’de şanslarını denediler, blöf dü, gördük! 

Bir de buraya akıl almayacak paralar gömemeyeceklerdir, güçleri yetmeyecek çünkü karşılarında kararlı bir Türkiye var!

Evet herşeyin bir bedeli var! 
Biz onyıllardır ödedik! 
Siz ödeyemezsiniz!


Bu vesile ile tekrar tüm şehidlerimizi, rahmet ve minnetle anıyorum!

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam