09.05.2018 19:00 16188 Okunma

Akıl alacak gibi değil!

Akıl alacak gibi değil!

‘Kardeşliğiniz ne kadarsa Müslümanlığınız o kadardır!’ demiş hocaların hocası Mehmed Zahid Kotku...

Şuan ki siyaseti okumak oldukça güç. Çatışan dengeler değil, menfaatler. Durum ise içler acısı! Herkes, ama herkes birbirine düşmüş. 

CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve HDP'yi ele almak istiyorum. 

CHP, Cumhurbaşkanı adayı olarak Muharrem İnce'yi gösterdi. İyi Parti'den Akşener, Saadet Partisi'nden Temel Karamollaoğlu adaylığa hak kazandı. HDP ise Selahaddin Demirtaş'ın adaylığını açıkladı.

Kendi adıma konuşmam gerekirse partili olmayan, daima hakkı savunanın yanında olan ve doğruyu söylemeye çalışan bir vatandaşım. Bu minvalde tabloları dışardan daha net görüp değerlendirmeye çalışıyorum. 

Millet İttifakı adı altında bazı partilerin tek bir parti için seferber olduğunun farkında mısınız? İyi Parti'nin hep ön planda tutulmaya çalışıldığını görebiliyor musunuz? Kimi kendisini feda etti, kimi de başkalarını öne sürdü. Peki bu neyin projesi, nasıl bir proje? 

Saadet Partili kardeşlerim bu ittifakın yanlışlığını kabul ediyor ki bazı il ilçe başkanları veya üyeleri şu sözleri sarf ediyor; 
'Saadet Partisi, Recep Tayyip Erdoğan'ı devirmek için bu ittifakı yapıyor.' 

Tamam da şimdi sormazlar mı size, kimi devirmek için kimlerle siyasi işbirliği içindesiniz diye. Saadet Partisi'nin böyle bir adımı kabul edilecek gibi değil. İttifak, strateji denen olay tamamen yanlış anlaşılmış durumda. Saadet tabanı son derece rahatsız.

"Menderes'in kurduğu parti, Menderes'i asanlarla, Erbakan'ın kurduğu Saadet Partisi, Erbakan'ın kurduğu bütün partileri kapatanlarla beraber."  

Akıl alacak gibi değil! 

Mevcut yönetimle alakalı Ümmet-i Muhamed ve ülkemizle alakalı yanlışlarımız, sıkıntılarımız olduğunda daima çözüm odaklı yaklaştık. Yapıcı olduk, kardeşlik ilkesini ezmeden düşüncelerimizi belirttik. 

Birleştirici güç olmaya gayret ettik ve bundan da asla ödün vermedik. Küçük ya da büyük bir hata fark etmeksizin vurup kırıp geçmedik. Durumların iç yüzünü anlatmaya, olağan şekilde yön vermeye çalıştık. Kardeşi kardeşten ayırmadık.

Son zamanlarda şahit olduğum en mühim olay; düşmanca konuşmalar ve tavırlar. Metodumuz, tebliğ ve irşadda ispat olmalıdır. Bu her alana dahil olmalıdır ve bunu yaparken de esaslara uyulmalıdır. 

Cennet mekan Necmettin Erbakan ve icraatları ortadadır. 30 yıl önce bile söylediklerini günümüzde yaşadığımız da bir gerçektir. Şunu üzerine basa basa söylüyorum ki son derece zeki, siyasette bir deha olan ve dış mihrakların ulaşamadığı adam Erbakan Hocamız; anti-İslamist konuşanların, şanlı Osmanlı devletini, tarihimizi yerden yere vuranların, terörizmin siyasi ayaklarıyla birlikte hareket edenlerin yanında asla bulunmazdı. Çünkü Necmettin Erbakan; stratejist, nerde, niçin ve nasıl bulunacağını çok iyi bilen bir liderdi. Buna paralel olarak oğlu, Necmettin Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan da bu şekilde hareket etmekte. 

Şuurlu olmak çok ince bir çizgi. Uyanık olmak şart, hele de şu zamanlarda daha fazla şart! 

Sözüm özellikle seçmenlere! Birbirinize düşmek çözüm değildir. Küfre varana kadar diyaloglar söz konusu, yumuşak olunuz. Bence herkes derhal kendisine gelsin ve dilini değil mantığını konuştursun. Her şeyi İslam, ümmet ve ülkemizin refahı noktasında değerlendirirseniz şayet doğruyu bulacaksınız. 

Şimdi karar sizde...