“Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” demişler. Galatasaray’la Fenerbahçe’yi sezon öncesi karşılaştırmak bence çok iyi bir fikirdi. Hatta umarım seneye Beşiktaş’ı da dahil edip, eski TSYD geleneğini tekrardan başlatırlar. Ancak nacizhane bir ricam olacak; bundan sonra 3 ‘büyükler’ arasındaki turnuvalara dostluk, kardeşlik, barış, sevgi, saygı gibi isimler koymasınlar. Bunun yerine gerçekçi olalım.
“Meydan muharebesi”,
“kaybedenin canı çıksın”,
“beter ol beter” gibi isimler verelim. Hem bu şekilde bu maçlar Dünya’da daha çok yankı uyandırabilir. Düşünsenize sezon öncesi herkes bir yığın anlamsız dostluk maçı yaparken, bizimkiler
“Nefret Kupası” için kapışıyorlar. Boş yere de elin Alman’ına
“Bizim dostluk anlayışımız budur. Birbirimize giriyorsak, sevdiğimiz içindir” diye açıklama yapmak zorunda kalmayız.
Maç sonrası yaşanan arbedeyi algılamakta güçlük çektiğim için, yorum yapmak istemiyorum. Gurbetçi bir taraftar belki hayatında bir kere yaşayabileceği, sevdiği takımın oyuncularını yakından görmek fırsatını, neden protesto için kullanır? Kaç yıldır üst düzey maç oynamış oyuncular, bir hazırlık maçı mağlubiyetinden sonra neden sakin kalmayı başaramaz? Tabii olay yerinde değildim. Bizim gazetelerimizin olayları aktarış şekline de hiçbir zaman çok güvenmem. Onun için bu konuyu çok uzatmadan kapatayım.

Geçeyim maça. İki takım da yarım kadroyla oynadığı için, üstüne Fener neredeyse bütün maç 10 kişi oynadığı için takımların form durumu hakkında yorum yapmak saçma olur. Bireysel performansları da, sadece bir maçla eleştirmek için biraz erken. Ancak bu maça bakıldığında yenilerden Ali Turan ve kaleci Ufuk’u pek başarılı bulmadım. Can'a şimdilik son derece düz bir oyuncu gibi geldi. Yaklaşık 5 milyon euro bonservis, 2 milyon euro yıllık para ödenen bir oyuncunun daha bir farklı olması lazım.
Musa fena bir oyuncu gibi gelmedi bana. Serdar Özkan, Ayhan-Sabri ayarında bir oyuncu olabilir. Daha çok hırsıyla varolan, çok ender güzel bir hareket yapan, genelde yetersiz ama mücadeleciliği sayesinde katkı yapan oyuncu tipi. Mehmet Batdal bütün yeniler içinde en çok beğendiğimdi. Tabii dediğim gibi bu oyuncuları sadece 1 maçta (hatta çoğu maçı tamamlamadı bile) değerlendirmek yanlış olur. Önümüzdeki aylarda kendilerini değerlendirmek için bolca fırsatımız olacak.
Eskilerden Arda çok formdaydı. Dalga geçer gibi adam geçiyor. Ama fazla geriye geliyor ve fazla çalıma giriyor. Yeni bir Hasan Şaş durumu var yani. İyi oynadığı bir maçın sonunda kaçırdığı mutlak gol, bütün formunu, moralini altüst etmiştir. Maç sonrası yaşananlar da bunun kanıtı.
Sezon öncesi görüntü, ligin genel gidişatının geçen seneye benzeyeceği şeklinde. ‘Büyükler’in hiçbiri henüz takım olamamış.
‘Küçükler’ her an sürpriz yapmaya hazır. Kaliteyi bilemeyeceğim ama çekişmesi güzel bir lig bekliyor bizi.