'Aciz; kalbini, nefsin hevasına tâbî kılıp, Allah'a güvenen kişidir.'

Hadis-i Şeriflerin ışığında (5. Bölüm)

Kim Allah’a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ mutlaka verdiği söz gereğince onu cennetine alır. Geri kalan bütün basamakları o kişi için Allah gerçekleştirir. Allah’a ulaşmayı dileyen kişiye Allah Rahîm esmasıyla tecelli ederek 12 tane ihsanı verir. 12. ihsanla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olan kişiye, 7 tane de ni’met verir. 12 ihsan ve 7 ni’metle Sıratı Mustakîm’de bulunan kişiye vasıta emirleri sevdirerek, o sevgiyi onun kalbine veren Allah’tır. İsteyerek ve severek vasıta emirleri yerine getirmeye başlayan kişi, Nefs-i Emmare, Nefs-i Levvame, Nefs-i Mülhime, Nefs-i Mutmainne, Nefs-i Radiye, Nefs-i Mardiyye ve Nefs-i Tezkiye kademelerini bir bir geçerek, 7 kademede nefs tezkiyesini gerçekleştirir. Kişinin kalbinde biriken rahmet ve fazılların miktarı %51’e ulaştığı zaman (rahmet ve fazıllar karanlıkları geçtiği için), o kişi nefs tezkiyesini sağlamıştır. Allah’ın verdiği yeminini yerine getirmiştir. Nefsini 7 kademede tezkiye eden kişinin ruhu da Allah’a ulaşmıştır.

Allahû Tealâ’nın âyet-i kerimede bizlere verdiği mesaj gayet açıktır, buyuruyor ki: “Ey insanlar, Allah’ın vaadi haktır. Sakın, dünya hayatı sizi aldatmasın. Ve sakın aldatıcı olan şeytan da sizi Allah ile aldatmasın.” İşte Allah’ın mesajının muhtevası budur.

35/FATIR-6: İnneş şeytâne lekum aduvvun fettehızûhu aduvvâ(aduvven), innemâ yed’û hızbehu li yekûnû min ashâbis seîr(seîri).
Muhakkak ki şeytan, sizin düşmanınızdır. Öyleyse onu düşman edinin. O, kendi hizbini (taraftarlarını) sadece alevli ateş (cehennem) ehlinden olmaları için çağırır.

4- Şeytanın vaadlerle şaşırttıklarına ahiretteki cevabı
Bu düşman, iş olup bittikten sonra insanlara ne söylüyor dersiniz?

14/İBRÂHÎM-22: Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe veadekum va’del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrıhıyy(musrıhıyye), innî kefertu bi mâ eşrektumûni min kabl(kablu), innaz zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).

Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”

5- Başlangıçtaki nefsin özelliği
Nefsimiz dizayn edilmiştir. Başlangıç noktasında tamamen karanlıklardan müteşekkildir. Nefsinizin manevî kalbinde, 19 tane afet vardır. Kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık, adavet, zulüm, haset, düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvetler, nankörlük, dedikodu, gıybet, zan, iptilâlar, vefasızlık, mürayilik, fitne ve fesat.
Nefsin kalbinde mevcut olan 19 tane afet nedeniyle nefsimiz, Allah’ın “yap” dediği emirlere %100 karşı çıkan, isyan eden ve yasak ettiği fiilleri de %100 işlemek isteyen bir dizayn içerisinde programlanmıştır. Nefsin tabiatı böyledir. O halde Allahû Tealâ hangi emrini söylerse, nefsimiz o emre kesinlikle isyan eder, karşı çıkar. Hangi yasağı söylerse, nefsimiz onu da şiddetle yerine getirmek ister. Yapısı budur. Nefs buna göre programlanmıştır.

Devam edecek..

OGÜNhaber