• Asayiş

İranlı yüzlerce insanı dolandıran sanıklar hakim karşısında

İstanbul'da kurdukları saadet zinciri sistemiyle çoğunluğu İranlı yüzlerce insanı dolandırdıkları iddia edilen 23 sanığın yargılanmasına başlandı.
İranlı yüzlerce insanı dolandıran sanıklar hakim karşısında
İHA - İstanbul’da kurdukları saadet zinciri sistemiyle çoğunluğu İranlı yüzlerce kişiyi dolandırdıkları iddia edilen 23 sanığın yargılanmasına başlandı. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada 1’i tutuklu 15’i tutuksuz sanık ile avukatları ve müştekiler ile avukatları hazır bulundu. Dosyanın iki tutuklu sanığı ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.

“Müştekilerden alınan paralarla ilgili herhangi bir bilgim yoktur”
Örgüt yöneticisi olduğu gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanık Çetin Salman savunmasında, “Seyed Mohammed Jafari’yi tanırdım. Onun ricası üzerine onların Türkiye’de yapacakları ticarete yardımcı olmak için The Key Internatıonal isimli şirkete geçici olarak yetkili oldum. Mali müşavirim bana bunu tavsiye etti. Bilahare de bu yöneticilikten ayrılacaktım. PSC isimli şirket bana aittir. Bu şirket otellerde yapılan organizasyon işlerini düzenler. Ücreti karşılığında yine yaşam koçu olduğunu söyleyen Jafar Jafari’nin talepleri üzerine değişik organizasyonları şirket olarak gerçekleştirdik. Ancak biz sadece otel ayarlanması, gelen konukların ağırlanması gibi işlemlere yardımcı olduk. Bu toplantıları düzenleyen Jafar ve onun elemanlarıdır. Ben bu toplantıların içeriği hakkında bilgi sahibi değilim. Müştekileri tanımam. Müştekilerden alınan paralarla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Ben sadece yaptığımız organizasyonun paralarını aldım. Bu konuda yapılan sözleşmede dosya içinde mevcuttur. Benim yaptığım işlem ticari bir faaliyettir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

“İddialar ve deliller düzmecedir”
Sanık Javad Jafarı ise savunmasında, “Çetin Salman babam Seyid Mohammed Jafarı’nin arkadaşıdır. Seyed Jafar Jafari ve Seyed Ehsan Jafari kardeşimdir. Bunların dışındaki sanıkları ve müştekileri tanımam. Babam ile birlikte Rusya’dayken babam kalp krizi geçirdi. İstanbul üzerinden İran’a gitmek için İstanbul’a geldiğimizde Havaalanında yeniden kriz geçirince doktorlar İran’a gitmemize izin vermediler. Bu nedenle Türkiye’de kaldık. İddianamede belirtilen şekilde organizasyonlara katılmadım. Herhangi bir kişiden para almadım. Para vermedim. Hiçbir örgüt üyesi değilim. Bütün iddialar ve deliller düzmecedir. Tüm suçlardan beraatime karar verilmesini talep ederim” dedi.

“Suçsuzum”
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Nefes Yegane savunmasında, “Suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, herhangi bir örgüt üyesi değilim. Eşim Mahdi ve kız kardeşimin söylediği gibi söz konusu olaylar gerçekleşmiştir. Onların savunmalarına katılıyorum. Ben kimseden para almadım, kimseyi iddianamede belirtilen şekilde bir organize katılmalarını sağlamadım. Söz konusu belirtilen rakamlar büyük rakamlardır. Suçlamalar asılsızdır” diye konuştu.

“Kurulan şirketlerden haberdar değilim”
Suçlamaları kabul etmeyen sanık Seyed Mohammad Jafari savunmasında, “Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum, hiç kimseden para almadım, iddianamede belirtilen şirketlerle ilgili bir bilgim yoktur. Hiçbir seminere katılmadım. Hiçbir müşteki ile üye yapma ya da para isteme konusunda herhangi bir temasım olmadı. Neden sanık olarak yargılandığımı da anlamadım. Kurulan şirketlerden, yapılan işlemlerden haberdar değilim. Beraatime karar verilmesini talep ederim” diye belirtti.

“Çünkü ben birçok şeyi biliyordum”
Duruşmada tanık olarak dinlenen Ferdi Yılmaz, “Mohammed Mahdi Raoufi ve Nefes Yegane isimli şahısların şoförlüğünü 2018 yılının Ağustos ayından itibaren yapmaya başladım. 2019 yılının Kasım ayında işten ayrıldım. Ben çalıştığım dönem içinde bu kişilerin değişik toplantılar yaptıklarını gördüm, ancak ne iş yaptıklarını ilk başta anlamadım. Bir nevi piramit sisteminin olduğunu ve bu nedenle ortaya mağdurlar çıktığını anladım. Sanıklar mağdurlar hakkında bizden para istiyorlar diye şikayetçi olmaya başladılar. İşten çıkmak istediğimde Mahdi Raoufi beni tehdit etti. Çünkü ben birçok şeyi biliyordum” dedi.

Şirketin yetkilileriyle Malezya’da tanıştığını söyleyen müşteki Davood Esfahanı beyanında, “Şirket yetkilisi Mahdi Raoufiyi tanırdım. Malezya’da kendilerine 260 bin dolar para ödedim. Toplam 18 bin dolar geri ödeme aldım. Türkiye’de bu kez parayı Mahdi ve Nefes’e elden 200 bin dolar para ödedim. Yani ben toplamda bu kişilere 460 bin dolar para ödemiş oldum. Türkiye de ödediğim para 200 bin dolardır. Bu otellerde yapılan toplantılara da katıldım. Bütün sanıkları o toplantılarda gördüm. Ben İran’da yatırdığım paraları Alireza isimli şahsın hesabına yatırdım. Ben Mahdi ve Nefes’e para verdiğimi benim parayı geri vereceklerini söyledikleri için önceki ifademde belirtmedim. Ben televizyon programına da çıktım. Verdiğim 460 bin doları yuvarlayarak 500 bin dolar olarak söyledim. Eşimde benzer bir para ödemişti, o da müştekidir, eşimde sanıklardan şikayetçi olmuştur” diye konuştu.

Müşteki Leila Shokravı ise beyanında, “Toplamda bu sisteme 500 bin dolar civarında para yatırdım. Bunun 155 bin dolarını Türkiye’de Nefes ve Mahdi isimli sanıklara elden verdim. Çünkü İranlılar olarak Türkiye de banka aracılığıyla işlem yapamıyoruz, diğer paraları İran’da Mahnaz ve Alireza Golberg’e verdim. Toplamda 10 bin dolar parayı geri aldım. Şikayetim sürmektedir” diye belirtti.

Duruşmada savunma yapan diğer sanıklar da tahliyeye ve beraate ilişkin taleplerini dile getirdi. Beyanda bulunan diğer müştekiler ise sanıkların cezalandırılmasını istedi.

Sanık avukatları tahliye ve beraate ilişkin taleplerini dile getirirken, müşteki avukatları sanıkların cezalandırılmasını istedi.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar Çetin Salman, Mohammed Mahdi Raoufi ve Nefes Yeganenin tutukluluk halinin ve tutuksuz sanıkların hakkındaki adli kontrol karar alırının devamını talep etti.

Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, savunması alınan sanıkların yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına ve haklarında başka adli kontrol tedbirleri varsa onların kaldırılmasına hükmetti.
Sanık Seyedsaeed Esmaelzadeharabi hakkındaki adli kontrol kararlarının kaldırılmasına karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şüphelilerin suç örgütü kurmak yönetmek ve örgüt üyeliği kapsamında şikayetçilere yönelik saadet zinciri kurarak ve şirket faaliyetleri kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri kaydedildi. İddianamede, şüpheliler Seyed Javad Jafari, Seyed Mohammad Jafari, Çetin Salman, Seyed Ehsan Jafari, Mohammad Wael Faavakhırı, Nefes Yegane, Fahimeh Yeganehgohar, Mohammad Mahdı Raoufi ve Sajad Yar Ahmad’in ‘Suç Örgütünü Kurmak ve Yönetmek’, ‘Tacir Sıfatı ile Hareket Eden Kişilerin Yapmış Olduğu Dolandırıcılık’ suçlarından 46 müştekiye karşı eylemlerinden dolayı 278 yıldan 926 yıla kadar hapse mahkum edilmeleri istendi. Diğer 13 şüphelinin ise ‘Örgüte Üyeliği’ ve ‘Tacir Sıfatı ile Hareket Eden Kişilerin Yapmış Olduğu Dolandırıcılık’ suçlarından 13 yıldan 243 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi.
Yorum Yazın