• Asayiş

Kız meselesi yüzünden çıkan kavgada hayatını kaybeden Berat Çerman davasına başlandı

Beylikdüzü’nde ‘kız arkadaşıma baktın’ meselesi yüzünden çıkan bıçaklı kavgada Berat Çerman’ı öldürdüğü iddia edilen sanıklar yargılanmaya başladı. Sanık A.P., “Önce Berat’ı sonra da Hamza’ya vurdum” derken, olaydan yaralı kurtulan mağdur Hamza Faruk U., “Her şey planlanmış. Bir anda etrafımızı çevrelediler. Berat’ı bıçakladıktan sonra hiç acımadan tekmelemeyi sürdürdüler” dedi.
Kız meselesi yüzünden çıkan kavgada hayatını kaybeden Berat Çerman davasına başlandı
Beylikdüzü’nde çocuk parkında kız meselesi yüzünden çıkan bıçaklı kavgada hayatını kaybeden Berat Çerman ile Hamza Faruk U.’yu yaralayan sanıkların yargılanmasına başlandı. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Berat Çerman’ın annesi Hüsniye, babası Ramazan Çerman, müşteki Hamza Faruk U., Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) A.P. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı, tutuksuz yargılanan M.K, M.M.K. ile müşteki ve taraf avukatları katıldı.

“AMACIM KİMSEYİ ÖLDÜRMEK DEĞİLDİ”
18 yaşından küçük olan A.P, “Ben, vefat eden Berat’ı tanımıyorum. Parkta oturuyorduk. Olay yerine C.Ç. ve A.Ç. yanımıza geldiler. Ben bu olaydan 4-5 ay öncesinde A.Ç. ile sevgiliydik. Belli süre sonra Hamza, Yusuf ve Berat yanımıza geldi. Yusuf okuldan arkadaşım olur içlerinde bir tek onu tanıyorum. Berat ve Hamza beni yanlarına çağırdı. Bana ’Bizi vuracağına dair hakkımızda konuşuyormuşsun’ dediler. Ben öyle bir şey yok diyerek, alttan almaya çalıştım. Hamza’nın A.Ç. ile sevgili olduğunu bilmiyordum. Berat bıçak çıkarttı ve bıçağı bana vurdu. Ben de kendimi korumak amaçlı üzerimde taşıdığım 4-5 cm uzunluğundaki bıçağı çıkartıp kendimi korumaya çalıştım. Önce Berat’ı sonra da Hamza’ya vurdum. Birer kere bıçak darbesinde bulundum. Amacım kimseyi öldürmek değildi. M.K. ve M.M.K’nin hiçbir suçu yoktur. Onlar olaya karışmadı” dedi.
M.K. ise savunmasında, “A.P ile M.M.K’yi de mahalleden tanıyorum. Ben kızları da tanımıyorum. Bir ara A.P ile A.Ç.’nin sevgili olduğunu biliyorum. Hamza ile A.Ç.’nin ilişkisine dair bir şey bilmiyorum. Hamza kızlarla bizim ilerimizdeki bankta otururken, A.P. Hamza’nın yanına gidip, bir şey konuşacağını söyledi. 3’ü birlikte 5 dakika kadar konuştu. Onlar konuşurken Hamza’nın yanına Berat ve Yusuf gitti. Hava karanlıktı, göremeyeceğimiz kadar uzaklaştı. 5 dakika kadar sonra bağrışma sesleri geldi. Hamza’nın karnından gelen kanları görünce biz korkup, evimize kaçtık” diye konuştu.
M.M.K. ise, “Olay tarihinde arkadaşlarla parkta oturuyorduk. A.Ç. ve C.Ç. bize selam vererek, Hamza ile Berat’ın yanına gitti. Sonrasında A.P. de yanlarına giderek görünmeyecek şekilde uzaklaştılar. Bağrışma ve çığlık sesleri geliyordu. Kızlardan ’A.P. yapma’ diye sesler geliyordu. Biz telaşlanıp, kaçtık. Berat’ın ve Hamza’nın yaralandığını görmedim” dedi.

“PLANLANMIŞ BİR EYLEMDİ”
Olayda yaralanan Hamza Faruk U., “Olaydan önce A.Ç. ve şu anda huzurda olmayan birkaç erkekle yanıma geldi ve erkeklerden birisi A.Ç ile nişanlı olduğunu söyledi. Bana A.Ç., ’Bir aydan beri bu arabadan birisi beni taciz ediyor’ dedi. Bu sırada yanındaki çocuklar bana yönelik, ’Seni linç ederiz, biz buraların sahibiyiz’ diyerek küfür ettiler. Sonra ben çok üzüldüm, durumu aileme de anlattım. O günden sonra o iki erkek şahıs ve A.Ç. bizim evimizin önünden gece saat 23.00 civarında geçmeye başladılar. Bu takipten çok sıkılmıştım. Hep beraber oturup konuştuk, A.Ç. de ’Hamza ile sorun yok’ dedi ve konu kapandı. Sonra A.P. yabancı bir telefon numarasından arayıp, ’Ben belalı birisiyim. Akşam gel parkta konuşalım’ dedi. Ben beladan uzak durmak için kabul etmedim. Akşamüstü canım sıkılınca parka gittim. A.P. de oradaydı hazır görünce, ’Gel oturup, konuşalım’ dedim. Ben olayın çözüleceğini düşündüm. Ardından Berat’ı aradım, geliyor musun diye. Biz ayrı bankta onlar ayrı bankta oturuyordu. Kızlar da sonradan geldi. A.Ç. gelir gelmez, ’Yeter artık niye böyle toplanıyoruz’ diyerek A.P. ile göz teması kurdu. Ben konuşacağımızı sanıyordum bir anda bankımızın etrafını çevirmişlerdi. A.P.’nin bıçağı nereden çıkardığını bilmiyorum. Bir anda karnımda iki yere bıçağı sapladı. M.K. ve M.M.K. diğerleri hepsi bana saldırıp çelme takmaya başlayıp, yumrukladı. Ardından ben can havliyle oradan kaçtım. Hepsinin elinde bıçak olduğunu gördüm ve Berat’ı da yerde bıçaklanmış halde tekmeliyorlardı, ben kaçtım, yardım istedim. Planlanmış bir eylemdi. Kamera olmayan bir noktayı seçmişlerdi. Berat’ı hiç acımadan tekmelemeyi sürdürüyorlardı. Acıma sıfırdı. Berat’ın da benim de üstümüzde bıçak yoktu” ifadelerini kullandı.
Maktul Berat Çerman’ın annesi Hüsniye Çerman, “Oğlumu kaybettim. Berat çok alçak gönüllü bir çocuktu. Evladım bıçaklanmış. Bu nasıl bir gençliktir ki ellerinde bıçakla dolaşıyorlar. Benim oğlumun hiçbir vukuatı yoktur. Benim yüreğim yanıyor. Yaktılar. Kendisini bıçaklayanları Allah’a havale ediyorum. Yarım saat içinde benim hayatım değişti. Yarım saat içinde öldü oğlum” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, sanıklar arasında yer alan 18 yaşından büyük Muhammed Güney’in ifadesinin dosyaya eklenmesini talep ederek, A.P.’nin ‘Kasten Öldürme’ suçu açısından kuvvetli şüphenin varlığından tutukluluk halinin devamına, M.K ve M.M.K’nin adli kontrol şartının devamına hükmetti.

“ADALETİN YERİNE GELMESİNİ İSTİYORUM”
Adliye çıkışında açıklama yapan maktulün annesi Hüsniye Çerman, “Bugün ilk mahkememiz görüldü. Bundan 9 ay önce oğlum hunharca katledildi diyebilirim hiç suçu yokken, evimizin arkasındaki parkta. Şimdi ilk mahkeme görüldü. Adaletin yerine gelmesini istiyorum, adalet istiyorum daha doğrusu. Benim oğlumun hiçbir suçu yok. Gereken herkesin gerekli cezayı almasını istiyorum. Her kimin suçu varsa bu olayda gereken cezayı almasını istiyorum. Suçlu suçunu kabul etmedi. Nasıl olsa Berat kendini ifade edemediği için bazı olaylar Berat’ın üzerine de yönlendirildi ama ben kesinlikle kabul etmiyorum. Ben çocuğumu tanıyorum” dedi.

“BİZİ İMANIMIZ TUTUYOR”
Maktulün babası Ramazan Çerman, “Biz bu olayda herkese güvenmek istiyoruz. Mahkemeye de geldik bu Ramazan ayında. Güvenecek başka bir yer yok. Hakime hanımdan gereğini yapmasını bekliyoruz. Adam içeride pişmanım diyor, yedi tane suç işlemiş bunun hangisinin pişmanlığını yaşayacak. Daha önceden de bu pişmanım dedi. Bizi imanımız tutuyor. Cenabı Allah böyle emrediyor. Başınıza musibet geldiği zaman bekleyin ama benim oğlum ufacık bir şey yapsaydı yüreğimiz yanmazdı” ifadelerini kullandı.

“KIZ MESELESİ AMA KIZLAR TANIK KONUMUNDA”
Avukat Hasan Vural, “İddianamenin başında kız meselesi yüzünden meydana geldiği yazıyor ama dosyada şüpheli ya da sanık kız yok. Nasıl kız meselesi yüzünden meydana geldi. Dosyada şüpheliler, sanıklar eksik. Zamanında telefonlara el konulsaydı, olay mahallinde olan kişiler gözaltına alınsaydı, hiç bunlar olmazdı. Sanık bile cinayeti işleyen katil bile bıçağı yok etmiş. Silaha bile ulaşamamışlar, telefonlara ulaşamamışlar, şüphelilerin hiçbirinin telefon kayıtları, HTS kayıtları yok. Hiçbir şey yok dosyada sadece tanık beyanları var. Tanık beyanları da olmasa hepsinin beraat etmesi gerekliydi” değerlendirmelerinde bulundu.
Olay esnasında yaralanan müşteki Hamza Faruk U., “Ben Berat’ın hem yakın arkadaşı oluyordum aynı zamanda müştekiyim. 8-9 ay önce oldu bu olay. Bu olaydan önce suçlular birçok kişiyi bıçaklamışlar, haraç kesmişler. Hatta engelli birini bile bıçaklamışlar. Eğer yarın öbür gün bunlar dışarıda elini kolunu sallayarak gezerse yine birilerinin ocağına ateş düşürürler. Ben devletimize sesleniyorum, inşallah doğru bir karar verirler” dedi.

İDDİANAMEDEN,
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 16 Ağustos 2020 tarihinde gerçekleşen olay anlatılmıştı. İddianamede, Beylikdüzü’nde bir çocuk parkında kız meselesi yüzünden çıkan tartışmada suça sürüklenen çocuk A.P.’nin Hamza Faruk U. İle maktul Berat Çarman’ı karın bölgesinden ikişer defa bıçakladığına ve o esnada müşteki Hamza Faruk’un olay yerinden kaçtığına, maktul Berat Çerman’ın da kaçmaya çalıştığı esnada 18 yaşından büyük Muhammet G., suça sürüklenen çocuklar M.K., M.M.K.’nin çelme takarak yere düşürdüğü ve yerde darp ettiklerine yer verilmişti. Sanıkların alınan savunmalarında suçu kabul etmedikleri belirtilmişti.
Savcılık gerçekleştirilen soruşturma neticesinde, tutuklu suça sürüklenen çocuk A.P. hakkında ‘kasten öldürme’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 18 yıldan 25 yıla kadar, tutuksuz yargılanan suça sürüklenen çocuklar M.K., M.M.K. hakkında da ‘kasten öldürme’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 18 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası talep etti.
(Didem Köseoğlu /İHA)