• Eğitim

“Yarıyıl tatili kültürel aktivitelerle geçirilebilir”

İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Sözer Çapan, yarıyıl tatiline giren öğrencilerin tatili kültürel aktivitelerle geçirmelerinin faydalı olacağını söyledi.
“Yarıyıl tatili kültürel aktivitelerle geçirilebilir”
Yaklaşık 18 milyon öğrenci, 17 Ocak Cuma günü karnelerini alarak yarıyıl tatiline girdi. Bu da gerek öğretmenleri, gerek velileri, hatta gerekse öğrencileri “yarıyıl tatilini nasıl değerlendirmeli” düşüncesine sevk etti. İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Sözer Çapan konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, karne alan öğrencilerin kültürel aktiviteler yaparak; sinemaya, tiyatroya giderek ve ailelerle kaliteli zaman geçirerek değerlendirilmesinin çok daha faydalı olacağını belirtti.
Başarı mı, mutluluk mu?
“Okullar ara yıl tatiline girerken çocuklarımızı saran karne heyecanı, artık velilerimizi daha da ilgilendirir oldu. Anne ve babalar çocuğunun başarısını kendileriyle özdeşleştirir oldular” diyen Çapan, “Çocuk akademik anlamda başarılı ise anne-baba kendini iyi, ilgili ve doğru çocuk yetiştiren bir ebeveyn olarak tanımlarken, akademik başarısı düşükse kendini yetersiz, ilgisiz ve yanlış çocuk yetiştiren bir ebeveyn olarak tanımlamaktadır. Elbette çocuklarımızın okul başarısı pek çoğumuzu mutlu ederken, karne sonuçları beklentinin altında gelen çocukların aileleri ise mutsuz olacaktır. Ancak ‘başarı’ denen kavram okuldaki akademik başarı ile sınırlandırılamayacak çok geniş kapsamlı bir kavramdır” şeklinde konuştu.
Karneye “Z Raporu” benzetmesi
Karnenin bir çeşit dönem sonu raporu olduğuna dikkat çeken ve karneyi iş yerlerindeki kasalardan alınan “Z Raporu”na benzeten Çapan, “Bu rapor o zaman dilimi içerisinde ne gibi ölçülebilen değerler olduğunu gösteren bir belgedir. Ama bizler o raporlardaki yüksek notların bir başarı göstergesi olmadığını biliyoruz. Çünkü çocuklarımız başarılarından değil daha çok başarısızlıklarından öğrenirler. Bir şeyi başaramadıklarında aslında tekrar deneme istekleri hep vardır. Fakat yeterince başarılı olamadıklarına bazen o kadar odaklanır ki çevreleri, bu süreçte başarsa da başaramasa da aslında neyi öğrendiklerine odaklanmazlar. Diğer taraftan karne sonuç odaklı bir göstergedir. Süreci ölçemez. Arkadaşlarıyla okulda deneyimledikleri tüm etkinlikler, kütüphane çalışmaları, geziler sırasında edinilen deneyimlerin sonuçları karnelerde yer almaz. Bu yüzden ailelere karne başarısına odaklanmamalarını öneriyoruz” diye konuştu. Başarılı aileler ve çocukların, birbirlerine güvenen, daima dürüst olan, hata yapmaktan korkmayan ve vazgeçmeyen bireyler olduğunu ifade eden Çapan, “İşte tam da bu yüzden önemli olan karnesi iyi olan değil, mutlu olan ve öğrenmekten vazgeçmeyen çocuğa sahip olmak asıl hediyedir” dedi.