• Genel

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Melih Bulu: Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne getirilen Melih Bulu, atanmasına yönelik eleştirilere, 'Boğaziçi'nin taraf olmadığı problemlere malzeme yapılması en çok Boğaziçi'ne zarar verir. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz' sözleriyle yanıt verdi.
Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Melih Bulu: Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'den milletvekili adayı olan Prof. Dr. Bulu'yu önce Haliç Üniversitesi'ne, 1 yıl sonra da Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak ataması tepkileri de beraberinde getirdi.

Eleştirilerin ardından ilk kez açıklama yapan Prof. Dr. Bulu, sosyal medya hesabından 'Merhaba Boğaziçi' başlığıyla paylaştığı mesajda 'sorunların şeffaf bir şekilde konuşularak çözülebileceğine inanan bir yönetim tarzı' olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Bulu mesajında, "İnsanlara dokunmayı seven bir mizacım vardır. Bana her zaman sanal ortamda ya da kampüste ulaşabilirsiniz. Sorunların şeffaf bir şekilde konuşularak çözülebileceğine inanan bir yönetim tarzım vardır. Birlikte konuşarak, en doğruya ulaşıldığını sayısız kere tecrübe etmişliğim vardır. Bununla birlikte, Boğaziçi’nin taraf olmadığı problemlere malzeme yapılması en çok Boğaziçi’ne zarar verir. Unutmayalım ki hepimiz aynı gemideyiz. O sebeple üniversite olarak bizi asıl işimiz olan bilimsel üretimden uzaklaştıracak her türlü girişime de birlikte karşı gelmemiz gerekir diye düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.

'Sosyete kantinden çay alıp manzarada yudumlamayı, yüzmeyi özledim'
Üzerinde çalışmayı hedeflediği başlıkları 4 maddede sıralayan Bulu, "Hedefim, 4 yıl içerisinde Boğaziçi'nin ilk 100'e giren ve orada kalabilen ilk Türk üniversitesi olmasıdır" dedi.

Bulu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yuvaya dönüşümün heyecanı ve mutluluğuyla orta kantinde yediğim kumpir, sosyete kantinden çay alıp manzarada yudumlamayı ve bu arada kucağıma zıplayıp yediğim her şeye ortak olan kedileri özlediğimi söylemek isterim. Güney’de basket oynamayı, Uçaksavar’da kürekçilerle antremana katılmayı, açık havuzda gün batana kadar yüzmeyi de özlemiş olduğumu belirtmek isterim elbette.

Bu vesile ile bir Boğaziçili olarak üzerimde emeği olan başta Güven Alpay, Deniz Gökçe, Muzaffer Bodur, Hayat Kabasakal, Mustafa Dilber, Özer Ertuna, Refik Erzan, Ayşe Buğra, Ayşegül Toker, Cem Behar ve Taner Bilgiç olmak üzere bugünlere gelmemde emeği olan bütün hocalarımı da saygıyla selamlıyorum."
Yorum Yazın