TIC HOLDING Header
  • USD 16.959
  • EUR 17.457
  • Altın 964.092
  • BIST 100 2371.25
  • Genel

Danıştay Başkanı Yiğit: “Yargıçların, sosyal medya mecralarındaki tesirlere karşı korunmaları gerekir”

Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, yargının adaleti sağlamak görevinin gereği olarak bağımsız kılındığını hatırlatarak, “Yargıçların, yargı dışı, kişi, kurum ve örgütlerden; yazılı, görsel ve sosyal medya mecralarından, resmi ya da gayrı resmi sivil toplum örgütlenmelerinden, kamuoyundan, davanın taraflarından veya dava ile ilgili herhangi bir menfaati olabilecek kişilerden gelebilecek ve hukuka, vicdanlarına göre karar vermelerini olumsuzluk etkileyebilecek tesirlere karşı da korunmaları gerekir” dedi.
Danıştay Başkanı Yiğit: “Yargıçların, sosyal medya mecralarındaki tesirlere karşı korunmaları gerekir”
Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer aldığı İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 154. Kuruluş yıldönümü etkinliklerine katıldı.

“YARGIÇLARIN, SOSYAL MEDYA MECRALARINDAKİ TESİRLERE KARŞI KORUNMALARI GEREKİR”
Burada konuşan Danıştay Başkanı Yiğit, yargının adaleti sağlamak görevinin gereği olarak bağımsız kılındığını hatırlatarak, “Yargıya tanınan bu ayrıcalık adaleti sağlama amacına yöneliktir. Yargı bağımsızlığı, adaletin gerçekleştirilmesinin bir aracıdır. Yargı bağımsızlığının, yargının sadece yürütme ve yasamadan bağımsızlığı ele alındığı görülmektedir. Elbette vazgeçilmez ve tartışmadan uzaktır. Ancak yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının farklı boyutları da vardır. Yargıçların, yargı dışı, kişi, kurum ve örgütlerden; yazılı, görsel ve sosyal medya mecralarından, resmi ya da gayrı resmi sivil toplum örgütlenmelerinden, kamuoyundan, davanın taraflarından veya dava ile ilgili herhangi bir menfaati olabilecek kişilerden gelebilecek ve hukuka, vicdanlarına göre karar vermelerini olumsuzluk etkileyebilecek tesirlere karşı da korunmaları gerekir. Aynı şekilde yargıçlar eşit, ya da üst düzeydeki meslektaşlarını etkilemesine ve talimatlarına muhatap olmamalıdır” diye konuştu.

“BAZI ULUSLARARASI SİVİL VE SİYASAL TEŞKİLATLAR, TÜRK YARGISI ÜZERİNE GÖLGE DÜŞÜRMEK GAYRETİ İÇİNDE OLABİLİYORLAR”
Yiğit, şöyle devam etti:
“Üzülerek görüyoruz ki bazı uluslararası sivil ve siyasal teşkilatlar ile yabancı devletlerde dış politikalarına konu ederek yargı bağımsızlığı konusunda algı oluşturma ve Türk yargısı üzerine gölge düşürmek gayreti içinde olabiliyorlar. Bu kesimlerce yapılan yorumlar çoğunlukla içişlerine müdahale olarak tezahür edip, hukuki gerekçelere dayanmadığından kabul edilemez buluyoruz.”

“DEVLETİN ZAAFA DÜŞÜRÜLMESİ, DOĞRUDAN HUKUK DÜZENİNİN ZAAFA DÜŞÜRÜLMESİYLE SONUÇLANACAKTIR”
Devletin, milletin teşkilatlanmış şekli olduğu betimlemesini ele alan Danıştay Başkanı Yiğit, “Devletin, millete sunduğu başta güvenlik ve düzen sağlayıcı hizmetler olmak üzere gücünü hissettirdiği tüm hizmetler, adaletin gerçekleşmesinin de teminatıdır. Zira insanların can ve mal güvenliğinin olmadığı, toplumsal düzenin sağlanamadığı bir ortamda adalet dağıtılması mümkün olmadığı gibi, dağıtılan ortamında bireye ve topluma yansıtılması ve icra edilmesi de mümkün olamaz. İcra ve yaptırım gücü olmayan hukuk, adaletin acze düşmesine yol açar. Bu bağlamda yasama yürütme ve yargı erklerinden oluşan devletin, yasama fonksiyonu ile soyut normlar vaaz ederek hukuk düzeninin kurucusu, yargı yoluyla adalet dağıtırken hukukun koruyucu olmasının yanı sıra icracı ve zorlayıcı gücü ile hukuk düzeninin işlerliğini sağladığını vurgulamak gerekir. Dolayısıyla devletin zaafa düşürülmesi, doğrudan hukuk düzeninin zaafa düşürülmesiyle sonuçlanacaktır. Terörün nihai amacı devleti zaafa düşürmektedir” dedi.

“FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUPLARININ DEVLET KADEMELERİNE SIZARKEN KULLANDIĞI SİNSİ YÖNTEMLER, YAŞAMA HAKKINI AYAKLAR ALTINA ALMAKTADIR”
Türkiye Cumhuriyeti devletinin terörizmin farklı biçimleri ile yıllardır mücadele ettiğine vurgu yaparak, “Son yıllarda etkili mücadeleler sonucunda bölücü örgütün etkisizleştirilmesi milletimizin yüreğine su serpmektedir. Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının devlet kademelerine sızarken kullandığı sinsi yöntemler ile 15 Temmuz darbe girişimi sırasındaki cinayetleri, bölücü terör örgütü mensuplarının masumların can güvenliğine yönelik gözü dönmüş saldırıları, yaşama hakkı, çalışma hürriyeti ve özel hayatın gizliliği gibi temel hakları ayaklar altına almaktadır. Bu itibarla terörü ya da terör örgütlerini, bunların mensuplarını ve kullandıkları söylem ve yöntemleri meşrulaştırmak, sıradanlaştırmak, meşrulaştırmak, görmezden gelmek, tutum birliği içinde olmak, yapılan mücadele yöntemlerini sulandırmak gibi tavırlar terörün dolaylı yoldan desteklenmesi niteliğindedir. Bu tavırları kabul etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Etkinlikler, Yiğit’in konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması ile devam etti.
(Ali Nargüner /İHA)