• Genel

"İdrarda ağrısız kanamayı önemseyin" uyarısı

Medicana Kadıköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Kurtuluş: - "Mesane kanserinin erken teşhisi için idrarda ağrısız kanama, kanamanın yoğunluğundan bağımsız, önemli bir belirti. İdrarda yanma, sık idrara gitme de önemli belirtiler arasında" - "özellikle ağrısız idrarda kanama söz konusuysa aksi ispat edilene kadar bunu mesane kanseri olarak değerlendirip hızla gerekli tetkikleri yapıp sebebi ortaya koymalıyız"

İSTANBUL - Medicana Kadıköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Kurtuluş, “Mesane kanserinin erken teşhisi için idrarda ağrısız kanama, kanamanın yoğunluğundan bağımsız, önemli bir belirtidir. Yanı sıra idrarda yanma, sık idrara gitme de önemli belirtiler arasında yer alır." dedi.

Medicana’dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kurtuluş, mesane kanserinde erken teşhisin çok önemli olduğunu bildirdi.

Mesane kanserinin üroloji pratiğinde çok sık karşılaşılan bir kanser türü olduğunu dile getiren Kurtuluş, "Mesanenin iç yüzeyini örten hücre tabakasının kontrolsüz çoğalıp dokuları işgal etmesiyle kendisini gösterir. Tüm dünya üzerinde her yıl milyonlarca insanı etkileyen mesane kanseri son yıllarda artış göstermektedir. Genellikle 50’li yaşlardan sonra görülmesine rağmen her yaşta karşımıza çıkabilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Kurtuluş, erkeklerde mesane kanseri gelişme olasılığı kadınlara oranla yaklaşık dört kat daha fazla olduğunu ve kadınlarda görüldüğünde daha ağır seyrettiğini dile getirdi.

- "En önemli risk faktörü sigara kullanımı veya sigara dumanına maruz kalma"

En sık ağrısız kanama ile kendini belli eden mesane kanserinin bilinen en önemli risk faktörünün sigara kullanımı veya sigara dumanına maruz kalmak olduğunu belirten Kurtuluş, "Bazı kimyasal maddelere maruz kalmak ta riski arttırıyor. Özellikle boya ve petrol endüstrisinde çalışanlarda bu kanser sıkça görülebiliyor. Mesane taşı, uzun süreli sonda kullanımı, kronik enfeksiyonlar, bazı kemoterapi ilaçları ve radyoterapi de riski arttıran faktörler arasında gösterilmektedir." açıklamasında bulundu.

- "Hastalığın erken teşhisi için ağrısız kanama belirtisi önemli"

Kurtuluş, mesane kanserinin erken teşhisi için idrarda ağrısız kanama, kanamanın yoğunluğundan bağımsız, önemli bir belirti olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Yanı sıra idrarda yanma, sık idrara gitme de önemli belirtiler arasında yer alır. Eğer özellikle ağrısız bir idrarda kanama söz konusuysa aksi ispat edilene kadar bizim bunu mesane kanseri olarak değerlendirip hızla gerekli tetkikleri yapıp altta yatan sebebi ortaya koymamız gerekir. Enfeksiyon ihtimali elendikten sonra bunun için basit bir idrar tahliline ek olarak mesane doluyken yapılan ultrason gibi basit bir testle bu kanamaya sebep olabilecek belli boyuttaki kitleler kolaylıkla tespit edilebilmektedir."

Hastalığın tanı sürecine değinen Kurtuluş, şunları aktardı:

"Mesane kanseri şüphesinde en sık kullanılan tanı yöntemi sistoskopidir. İdrar yolundan ince ışıklı bir aletle girilerek mesanenin duvarlarının dikkatlice incelenmesini içeren sistoskopi işlemiyle biyopsi yapılarak teşhis konuluyor. Tanısal testlerin sonucuna göre hastalığın derecesi ve evresi belirleniyor. Belirlenen evre ve dereceye göre de tedavi şekline karar veriliyor. Mesanenin kas tabakasına kadar ilerlememiş olduğu saptanan ve düşük dereceli hastalıkta sistoskopi eşliğinde yapılan TUR operasyonuyla kanserli doku tamamıyla çıkartılabiliyor.

Elde edilen materyal patolojiye gönderilerek bu kanserin tipi ve evresiyle ilgili veriler toplanıp ek tedavi ve takip protokolleri belirlenir. Patolojiden gelen rapor hem tümörün cinsini hem tümörün yayılma hızını hem de kas tabakasına ulaşıp ulaşmadığı bilgisini veriyor. Bilgiler doğrultusunda düşük, orta ve yüksek risk olarak bir risk sınıflaması yapılıyor."

- Ameliyat yöntemleri

Prof. Dr. Fatih Kurtuluş, tedavi yöntemlerine ilişkin ise şunlara vurgu yaptı:

"Mesane tümörlerinde yüzde 70’i yüzeyel denilen yani kasa geçmemiş tümörler olduğunda tedaviyi endoskopik olarak çeşitli enerji kaynakları ,lazer de bunlardan biri, kullanarak temizliyoruz. Sonrasında takibi mutlaka gerekiyor. 3 ay sonraki ilk kontrol yine sistoskopik olarak yapılıyor. Kasa tabakasında kadar ilerlemiş vakalarda ise yapılması gereken mesanenin tümüyle alınmasıdır. Sonrasında da bağırsaklardan çeşitli tekniklerle yapay mesane yapmak gerekiyor. Gelişen teknolojiler sayesinde her iki evrede de tedavi başarı şansı artıyor. Örneğin yüzeyel tümörün çok küçük boyutta olanını bile cihazlarla yakalarken, mesanenin komple alındığı tümörlerde çok daha kanamasız operasyonlara imza atabiliyoruz."