• Genel

Marmara Üniversitesi Pandemi Hastanesi Kovid-19 hastalarına şifa oluyor

- Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmail Cinel: - "Hastanemizi 25 gün içerisinde Kovid-19 merkezi olarak sadece Kovid-19 hastalarının kabul edildiği bir yer olarak devreye sokabilmeyi başardık" - "(Hastalarımızın) bazıları solunum cihazlarına bağlanmadan daha önce yoğun bakımlarda bir takım kullandığımız metotlarla iyileşebiliyordu. Burası bu sebeple onlar için biçilmiş bir kaftan oldu" - "Bu dönemde Kovid-19 merkezi olarak Başıbüyük’te bu kadar modern bir hastanenin ilk olarak bu işe soyunması ve devam ediyor olması Anadolu Yakası açısından da çok büyü bir şans. Sahra hastanesi tipinde çok modern hastaneler açılacak önümüzdeki dönemde. Onlar da ciddi bir yük kaldıracaklar" - Muhammet Hanefi Aydın: - "Sağlık bakanımız, büyükelçimiz ve cumhurbaşkanımızın onayı ve destekleri ile birlikte ambulans uçakla (Sudan'dan) Türkiye’ye getirildim. Burada sağlığıma kavuştum"
AA -

İSTANBUL (AA) - ABDULKADİR GÜNYOL - Kovid-19 hastaları için hizmet veren Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başıbüyük Ek Hizmet Binası Türkiye'nin kovid-19 ile savaşında yurt içinden ve yurt dışından getirilen hastalara şifa kaynağı oluyor.

AA,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının görülmeye başlaması ile hizmete alınması talimatını verdiği ve pandemi hastanesi olarak kullanılan Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başıbüyük Ek Hizmet Binası'ndaki çalışmaları görüntüledi.

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmail Cinel, AA muhabirine yaptığı açıklamada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin Türkiye'de ilk çıktığı günden bu yana hazırlıklara başladıklarını söyledi. Türkiye'de 19 Nisan itibarıyla yoğun bakımda 1950 hasta ile zirveye çıktığına dikkati çeken Cinel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"7 Nisan'da bu hastanemizi hizmete aldık. Vakaların ilk görüldüğü günden itibaren 20-25 gün içerisinde Marmara Üniversitesi’nin Başıbüyük’teki kendi binasında uzun süredir yapımı devam eden binayı devreye almamızın çok faydalı olacağını düşündük. Hastanemiz 25 gün içerisinde kovid-19 merkezi olarak sadece Kovid-19 hastalarının kabul edildiği bir yer olarak devreye sokabilmeyi başardık. İstanbul için ve Türkiye için bir ilkti bu. Bu bir üniversite hastanesinin ek bir hastane açarak kovid-19 açısından bir yol almasıydı. Nitekim bu hastanede 535 yatak var. Bunların 365 tanesini tek kişilik oda şeklinde tasarlarken 60 tane yoğun bakım yatağını da anında hizmete soktuk."

40 tane ek yoğun bakım ünitesini de hazırda beklettiklerini ekleyen Cinel, "29 ameliyathaneden 27’si de yoğun bakım olarak hazırlanmıştı. Tabi o zirve yaptığı dönemde buranın yoğun bakım yatakları çok işlevsel oldu. Servis yatağı problemi olarak oluşmadı. Çünkü sonuçta Pendik'teki hastahanemizin yarısı Kovid-19 olmayan hastalar içindi. Gerekirse onları Kovid-19 haline çevirebilirdik. Hastalarımız yoğun bakıma alınıyorlar; bazıları da bazıları solunum cihazına bağlanıyordu. Bazıları solunum cihazlarına bağlanmadan daha önce yoğun bakımlarda bir takım kullandığımız metotlarla iyileşebiliyordu. Burası bu sebeple onlar için burası biçilmiş bir kaftan oldu." diye konuştu.


- "Yoğun bakım yatağı açısından ne kadar rezerviniz varsa o kadar sağlık alanında daha güçlü hissediyorsunuz"


Hastanenin devreye girmesi ile kendilerini çok daha güçlü hissettiklerini vurgulayan Cinel, şunlar anlattı:

"Yoğun bakım yatağı açısından ne kadar rezerviniz varsa o kadar sağlık alanında daha güçlü hissediyorsunuz. Hala da koronada spesifik olarak işlev görmeye devam ediyoruz. Koronavirüs salgınında zirveden aşağı doğru iniyoruz. Vakalar yavaş yavaş azalmakta ve biz yeni normal dediğimiz bir düzene hazırlık yapıyoruz. Haziran başına kısıtlılıklar kalkıyor. Ekonomik çarkların dönmesi de önemli. Bir takım ameliyatlar ertelenmişti. Normal kanser hastalarının ameliyatlarını yapıyorduk. Vatandaşlarımız da yardımcı oldular gelmediler. Hastanelerde sağlıkçılarımızın üzerindeki yük de o anlamda azalmış oldu. Bu önemli bir şey; çünkü koronaya karşı bizlerin de bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekiyor.

4 bine yakın personelimiz var 103 personelimiz sonuçta Kovid-19 pozitif çıktı. Hepsinin tedavisini yapmayı başardığımız için de çok mutluyum. Dünyada sağlık çalışanlarında yüzde 5-6 seviyesinde Kovid-19 olduğu bir ortamda bizde yüzde 2,5’e gelen bir oranda görüldü hastalık. Bu nedenle de çok mutluyum. Ölüm oranlarımız Avrupa'ya göre düşük.

Diğer hastanemizde açtığımız 16 servisi şu anda 3 servise kadar düşürdük. Bu hafta itibarıyla onları da tamamen bitirip Kovid-19 olmayan tamamen virüsle ilişkisiz hastalar için olacak şekilde 1 Haziran itibariyle çalışmaya devam edecek o hastahanemiz. Burası Kovid-19 merkezi olarak devam ettiği için bize gelen hastalarımızı böylelikle fiziki olarak da birbirinden ayırmış olacağız. Bu dönemde Kovid-19 merkezi olarak Başıbüyük’te bu kadar modern bir hastanenin ilk olarak bu işe soyunması ve devam ediyor olması Anadolu Yakası açısından da çok büyü bir şans. Sahra hastanesi tipinde çok modern hastaneler açılacak önümüzdeki dönemde. Onlar da ciddi bir yük kaldıracaklar."

Hastanede görev yapan uzman doktor Seda Seven de yoğun bakımda ilk zamanlara oranla yoğunluklarının azaldığını söyledi. Seven, "Yoğunluğumuzun şu anda yüzde 60-70 düzeyinde olduğunu söyleyebilirim. Her çeşit hasta var yoğun bakımda. Yaşı genç olan ve kronik rahatsızlığı olamayan hastalar da var burada çok ileri yaşta olan hastalarımız da burada mevcut. Ortalama 60’lı yaşlarda hastalarımızın sayısı daha da fazla. Ortalama yoğun bakımda kalış süreleri çok değişiyor. 6-7 gün gibi bir süreçte solunum cihazına bağlı olarak kalabiliyorlar. Daha az süren de var, daha uzun süren de var. Bir aya yakın yatan hastalarımız da var." şeklinde konuştu.


- "Dünyadaki hekimler Türk hekimlerinden ders almalı"


Hastanede Kovid-19 tedavisi başarılı olan ve hastalığı atlatan Muhammet Hanefi Aydın ise şunları söyledi:

"Sudan’da rahatsızlandım. Orada 40-50 tane test yaptık ama sonuç çıkmadı. Daha sonra akciğerimin tomografisini çektiler ondan sonra koronavirüs kaptığımı ifade ettiler. Sağlık sistemlerinin çok iyi olmaması sebebiyle hastaneye yatışım uygun görülmedi. Daha sonra kardeşlerim ve kızım devletimizle irtibata geçti. Sağlık Bakanımız, büyükelçimiz ve Cumhurbaşkanımızın onayı ve destekleri ile birlikte ambulans uçakla Türkiye’ye getirildim. Burada sağlıma kavuştum. Allah sağlık bakanımızdan ilgili bakanlıklardan ve Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Sağlık çalışanları çok ilgiliydi. Dünyadaki hekimler Türk hekimlerinden ders almalı."