alexa verify
Genel / 13.02.2019 18:19

Cengiz Aygün Bir Portre, 'Ekonomi kötü diyerek, asıl kötülüğü etmiyor muyuz'

Cengiz Aygün'ün kaleminden Bir Portre, 'Ekonomi kötü diyerek, asıl kötülüğü etmiyor muyuz..' yazısını sesli olarak izleyebilirsiniz.

Türk Ekonomisine dair seslendirilen iki ana görüş var.

Birincisi; kötü, hep kötü, daima kötü ve daha da kötüye gidiyor/gidecek yaklaşımı.

İkincisi ise; ekonomi iyi, kur krizi filan çok önemli değil, dış güçler saldırıyor ve ekonomide manipülasyon var yaklaşımı,

Bu iki görüş de  realiteden uzak düşünceler.

Birisinin temel paradigması kötümser hissilik, diğerinin ise iyimser hissilik.

Birinci görüştekiler için devlet ve/veya iktidar ne yaparsa yapsın kötü yapıyor, ne önlem alırsa alsın ekonomi düzelmez ve kriz içindeki ülke 31 Mart sonrası daha büyük bir krizle karşı karşıya kalacak.

Gazete köşelerinde, TV lerde hergün kriz çığırtkanlığı yapar haldeler.

Bunların iyi niyetinden bile kuşkuluyum.

Adeta, ekonomi büyük bir kriz yaşasın; “bak gördünüz mü, biz demiştik” demek için sipere yatmışlar gibi.

Güya bunlar Türkiye ve Türk ekonomisi için kaygılanıyorlar, ıstırap çekiyor ve üzülüyorlar.

Hiç sanmıyorum.

Çünkü ekonominin bir kolu da algıdır, psikolojidir.

Her söz, söylem ve değerlendirmesiyle ekonomik demoralizasyona sebebiyet vermenin neresinde iyi niyet, üzüntü ve endişe olabilir. Bunu gerçekten anlamış değilim.

Bu insanlarda siyasi muhaliflik bazen öyle bir noktaya geliyor ki; iyiyi bile iyi demekten imtina eder noktaya savruluyorlar.

İyimser Hissiler”in de aslında bunlardan çok bir farkı yok.

Onlar da, siyasi tarafgirlikleriyle özeleştiriden uzak, ekonomik gerçeklerden bihaber, şartsız bir teslimiyet içinde iyilik adıyla kötülük yapmaktalar.

Ve sorsan; hepsi hükümeti, Cumhurbaşkanımızı canı yürekten severler.

Ama  böyle sevmek olmaz ki.

İnsan sevdiğine, acı bile olsa gerçekleri söyler, doğruları önerir, yanlışı dile getirir, yapıcı eleştiri yapar.

Ki, taraf olduğu kesimin hataları azalsın, doğruları çoğalsın.

Bunlar aslında, kaş yaparken göz çıkartanlar gibidir.

Bunların temel felsefesi “herşey güzel, herşey yolunda, ekonomi tıkır tıkır işliyor” şeklindedir.

Bu iki görüştekilerin yanında, sesleri duyulmasa da bir üçüncüler vardır ki; asıl dikkate alınması gereken kesim ve görüş bunlardır.

Bunların eleştirileri husumetten, muhaliflikten ve kötücül bencillikten değildir.

Bunların arasında iktidara yakın siyası düşüncedekiler de vardır, iktidara hiç oy vermemişler de.

Bunların temel felsefesi; “bu memleket bizim, devlet hepimizin. Kötüleşme hepimizi ve özellikle hepimizin devleti olan Türkiye’ye zarar verir. Bu nedenle de geminin su almaması lazım.” şeklindedir.

Ben de bu yaklaşımdayım ve bu kesimin düşüncelerine katılıyor ve ciddi ölçüde önemsiyorum.


Cengiz Aygün Bir Portre, 'Ekonomi kötü diyerek, asıl kötülüğü etmiyor muyuz' yazısının devamı için tıklayınız..

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.