alexa verify
Genel / 01.10.2018 18:34

Cengiz Aygün Bir Portre 'McKinsey nedir, ne değildir…?'

Cengiz Aygün'ün kaleminden Bir Portre, 'McKinsey nedir, ne değildir…?' yazısını sesli olarak izleyebilirsiniz.

Fatih Terim Teknik Direktörlük hayatının başlarında Sepp Piontek ile çalıştı.

Mustafa Denizli Jupp Derwal ile.

Gocunmadılar ve beraber çalıştılar.

Çünkü bu iki yabancı teknik adam Türk futbol zihniyetini değiştiriyor ve başarıyı getirecek adımlar attırıyordu.

Denizli de, Terim de Türk futbol tarihine damga vuran iki teknik adam oldular.

Avrupa’da birisi yarı final oynadı, birisi UEFA Şampiyonluğu kazandı.

Türk Milli takımı bu iki yabancı teknik adamın birikim, deneyim ve devrimiyle çağ atladı.

Tüm bunlara rağmen işitmiyor muyuz; “yabancı hocalar gitsin, bunların Türk futboluna vereceği bir şey yok, amaçları sadece para” diyenleri.

Bir Hagi geldi, bir Alex geldi, bir Scumaher geldi.

Bunlar sadece takımda oynayan on bir oyuncudan birisi olmadılar.

Adeta takım içinde yerli futbolculara örnek oldular, ideal koydular, başarırsınız dediler.

Bu noktada dikkat edilecek tek ve en önemli şart nedir biliyor musunuz.?

Kalite, deneyim, birikim, kişilik ve kısaca kalifikasyon.


Toptan reddiyecilik inanın hiçbir şey getirmez, kazandırmaz.

Bilakis, bizi kısır döngümüze mahkum eder.

Türk’ün Türk’e propagandasını yapar gideriz ve anlık birkaç tesadüfi başarıyla avunuruz.

Futboldan örnekteki reddiyecilik bizde her alana sirayet etmiş halde.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak” en büyük hastalığımız.


Şimdi dillerde “McKinsey” var.
Yok efendim Türk Ekonomisini teslim ediyormuşuz.
Yeni bir IMF geliyormuş.
Yok müstemleke haline düşüyormuşuz.

Cengiz Aygün Bir Portre 'McKinsey nedir, ne değildir…?' yazısının devamı için tıklayınız.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.