alexa verify
Genel / 04.10.2018 11:50

Hayvanları Koruma Günü'nde sevimli dostlarımızı unutmayalım

Yaşam dostlarımızı koruma günü olarak bilinen 4 ekim tarihinde bütün insanlığın bilincinde olması gereken konulardan bir olan hayvanları koruma konusu için küçük bir araştırma yaptık.

Neredeyse her yıl binlerce hayvan sokağa atılıyor.Dünya Doğayı Koruma Birliği IUCN raporuna göre insan kaynakları suistimaller sonucu 784 türün dünya üzerinden tamamen yok olduğunu ve 16 bin hayvan türün tükenmesi riskine dikkat çekti.

Yumurtlama kumsallarının işgali, avlanma ve ışık kirliliğinden dolayı deniz koplumbağalarının nesli tehlike altında. Yunus parklarında, yunusların 45 yıllık ömürleri en fazla 5 yıl olarak tespit edildi. Türkiye'de yılda 200 bin hayvan deneylerde kullanılmaktadır.

Avrupa'da hayvanat bahçelerinde 5 bin hayvan fazlalık ya da maddi imkansızlıklar nedeniyle öldürülmektedir. İnsanların neden olduğu deniz kirliliğide denizdeki balık populasyonun azalmasına sebep oluyor. Balıkların üreme dönemlerindeki davranışları su kirliliği değişkenine göre farklılık göstermektedir. 

Örneğin yapılan bir araştırmada petrol hidrokarbonları, balıklarda koku alma organlarını körelterek dişi ve erkek bireylerin birbirini bulmasını engelliyor. Bunun yanında çinko, bakır, kurşun metalleri dişi balıkların ovaryum gelişimini engellerken 4 farklı alklyphenolic kimyasala maruz bırakılan gökkuşağı alabalığı erkeklerinde bu kimyasalların testis gelişimini engellediğini tespit edilmiştir.

Denizlere ve göllere halk tarafından maalesef çöpler atılmaktadır. Bunların en tehlikelileri piller ve deterjanlardır. Piller cıva, kurşun gibi zehirli metaller içermektedir. Bu metaller özellikle dişi balıklarda üreme hücrelerinin gelişmesini engellemektedir. 90 gün süren bir deneyde nonylphenol’ e maruz bırakılan bir balık türünde dişiye yönelme görülmüştür. Her bir dişi balık için 0,3 erkek balık olacak şekilde önemli bir değişiklik görülmüştür.

Sonuç olarak balıklar su kirliliğinden doğrudan ve dolaylı olarak olumsuz etkilenmektedir. Her gün balık türleri azalmakta veya üreme yeteneklerini kaybetmektedir. Son 40 yılda ise omurgalı hayvan popülasyonun yarısından fazlası yok oldu.

Canlıların diğer ana yaşam yeri olan ormanları da göz göre göre yakmakta ve yıkmaktalar.Zira Orman yangınlarının temel nedeni insanlar. 2016 verilerine göre, orman yangınlarının yüzde 10’u doğal nedenlerden (sıcaklık, yıldırım düşmesi vs) kaynaklanıyor. Yangınların yüzde 90’ı ise insan kaynaklı. Bu oranın kendi içinde dağılımı da şöyle: Yüzde 54’ü faili meçhul, yüzde 31’i ihmal, yüzde 5’i ise kasıtlı olarak çıkarılmış. 

Diğer bir önemli tehdit konusu orman yangınlarıdır.Bir orman yangını milyonlarca hayvanın yanarak yok olması anlamına geliyor.Bunun yanı sıra ormanlara atılan çöpler, yapılan mangal vs gibi yangın çıkarmaya sebep olacak nedenlerden dolayı çok sayıda canlıların yanarak yok olmasına sonrasında ıse nesillerinin tükenmesine kadar giden büyük bir riski beraberide getirmektedir. Çevreye sönmemiş sigara, kibrit gibi yanacak şeylerin atılmamasına dikkat edilmelidir.Araclardan yola dökülebilecek yağ veya benzinin üzerini kalın bir toprak tabakası ile örtülmelidir.Tarlanızdaki anızları kaldırmak için yakma yöntemini kullanmamalıdırlar.Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalıdır.

İnsan yüzyıllardır avlanıyor Ama avcılık hiçbir çağda 20 yüzyıldaki kadar katliam boyutlarına ulaşmadı Günümüzde, Türkiye'de 4 milyon kayıtlı avcı olduğu sanılıyor Hayvanların sayısı ise bu rakamın çok altında Örneğin soyu tehlikede olan dikkuyrukların sayısı 15 bini geçmiyor Ayı sayısı ise 2 bin civarındadır.

Gelişen ulaşım sektörü, bütün doğal alanlardan otoyol geçmesine neden oldu Hızlı giden taşıtlar bu yollarda birçok yaban hayvanın ölümüne neden oluyor Otoyollarda yaptığınız gezilerde çevrenize dikkat edin! Aracınızın camına, özellikle yazın pek çok böcek çarparak ölecek Yol kenarlarında araçların çarpması sonucu yaşamını yitirmiş birçok kedi, köpek, kirpi, yılan, kaplumbağa, kuş cesedi göreceksiniz Uçakların pervaneleri ve jet motorları da yüzlerce kuşu öldürüyor.

Dünya ısınıyor, atmosfer, karalar ve denizler kirleniyor, birçok canlı türünün yaşamı da tehlikeye giriyor Özellikle de memeli hayvanların yaşam alanı her geçen gün daralıyor
Dünya Koruma Birliği IUCN’nin geçen yılki tespitine göre tanımlanan 5 bin 416 memeli türünün yüzde 20’si yok olma tehdidiyle karşı karşıya

Savaşlarda atılan bombalar, kimyasal silahlar, hareket halindeki binlerce zırhlı araç ve asker, vahşi doğaya büyük zarar veriyor; buralarda yaşayan canlıların yaşam ortamlarını yakıp yıkıyor.

Kürkü için birçok türden binlerce hayvan öldürülüyor Çanta, şapka, kemer ya da biblo yapmak için fillerden timsahlara, yılanlardan ceylanlara kadar birçok hayvan acımasızca yok ediliyor Hem de yasadışı yollarla ve son derece acımasız yöntemler kullanılarak Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de, kürkleri nedeniyle birçok tilki, doğaya bırakılan zehirli yemlerle öldürüldü Soyları tükenme noktasına gelen, günümüzde koruma altına alınan karacalardan bir çoğu, ayaklarından baston yapmak için katledildi 

Son önemli husus ise kış aylarının gelmesi ile birlikte sokakta yaşayan hayvanlar için belediyelerin sunduğu  barınak, yemek vs gibi hizmetleri insanlar zarar vererek binlerce sokak hayvanının aç susuz ve barınaksız kalmasına neden olmaktadır.Bu konuda her bireyin bilinçli davranması ve onların haklarına saygı duymaları gerekmektedir.

Peki insanlar nasıl destek olabilir? 

4 Ekim Günü, insanların hayvanlara sevgisini ve yaşam haklarına olan saygısını göstermelerinin yanı sıra bu konuda çalışan kurumlara destek olmaları için bir fırsat veriyor.

Tür koruma çalışmaları uzun yıllar süren, alanda fiilen ve sürekli halde bulunmayı gerektiren çalışmalardır.

Bu çalışmaların maliyetleri oldukça yüksektir ve devam edebilmesi için elbette toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düşüyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfın'da yürütülen çalışmaların, bu canlı türlerini önemseyen insanlar tarafından desteklenmesi çok önemli.

Bu sorumluluğu hissedenlerin yaptığı bağışlar çalışmaların devamlılığını güvence altına alıyor.

WWF-Türkiye’nin evlat edinme kampanyasına destek olun! 

Dünya Doğayı Koruma Vakfı, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde nesli tehlike altındaki türleri korumak için yürütülen çalışmalara destek sağlamak amacıyla kişi ve kurumları destek olmaya çağırıyor.

İster kendiniz, ister sevdikleriniz adına nesli tehlike altındaki türleri evlat edinerek bu türlerin korunmasına yönelik çalışmalara destek olabilirsiniz.

Bağışlar karşılığında 50 lira için isme özel hazırlanmış e-sertifika, 85 lira için basılı sertifika hazırlanıyor.

150 liralık bağış için ise basılı sertifikayla birlikte seçilen türün oyuncağı ve bilgi notundan oluşan özel evlat edinme kiti gönderiliyor.

Kampanya hakkında detaylı bilgi Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nin resmi sitesinde yer alıyor.

Son olarak hayvanların doğal ortamlarında özgürce yaşayabildiği, çocukların hayvanlarla etkileşim içinde sevgiyle büyütüldüğü ve tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyulduğu bir dünya hayal ediyoruz  fakat hiçbir hayalin birden bire gerçeğe dönüşmediğini biliyoruz ve adım adım tüm çabalarımızla ilerlememizi bilmeliyiz...

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.