alexa verify
Genel / 10.05.2018 15:25

Süper anne 'engel' tanımadı

Zihinsel engelli iki çocuğunu engelleri aşarak tek başına büyüten Aynur Dankaz, bir yandan da Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinden Ankara'da bürokrasinin tepesine uzanan kariyer basamaklarını hızla tırmandı.

Üniversite öğrencisiyken uğruna okulunu bıraktığı eşiyle evliliğinden iki çocuk sahibi olan Dankaz'ın yaşamı, üçer yıl arayla doğan çocuklarının yaşadığı rahatsızlıklarla alt üst oldu.

O dönem Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde yaşayan Dankaz'ın ilk çocuğu Fehmi, kalbi delik dünyaya geldi. Küçük yaşında art arda ameliyat edilen evladında bu rahatsızlıktan kaynaklı zeka geriliği bulunduğunu da öğrenen Dankaz, üç yıl sonra kucağına aldığı ikinci çocuğu Cihan'a da otizm teşhisi konulmasıyla yıkıldı. Dankaz, çocukları henüz 10 ve 7 yaşındayken eşinin kendisini terk etmesiyle mücadele dolu yeni bir yaşama adım attı.

Önce Çaycuma'dan Ankara'ya gelerek bütün hayatını değiştiren ve kendisine yardım elini uzatan, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Veysel Atasoy ile çalışmaya başlayan Dankaz, bu sürecin ardından çok sayıda bakan ve milletvekilinin yanında görev üstlendi.

Halen TBMM'de görev yapan Dankaz, aynı zamanda oğullarının sağlıklı gelişimi ve eğitimi için adım attığı Zihinsel Özürlüler Federasyonunda 6 yıldır Genel Başkanlık görevini yürütüyor.

Tek başına, sıfırdan başladığı hayatında hem zihinsel engelli iki evladını büyüten hem de kariyerinde önemli başarılara imza atan Aynur Dankaz, binbir fedakarlıkla dolu yaşamını AA muhabirine anlattı.

"İki çocukla tek başıma mücadeleye başladım"

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümündeki eğitimini bırakarak 1982 yılında evlendiğini ve bir yıl sonra ilk bebeğini kucağına aldığını dile getiren Dankaz, "İlk bebeğimiz Fehmi, kalbi delik doğdu. Onunla bir süreç yaşarken, ikinci çocuğumuz Cihan dünyaya geldi ve onun da otizmli olduğunu öğrendik. Şu anda 35 ve 32 yaşındalar." dedi.

"İki çocuğumda birden engel olması gerçekten çok kötü bir durumdu, başa gelebilecek en kötü durum olarak düşünebilirsiniz." diyen Dankaz, eşinin kendilerini 26 yıl önce terk ettiğini ifade etti.

Çocuklarına hem anne hem de baba olduğunu vurgulayan Dankaz, kendisini Çaycuma'dan Ankara'ya getiren süreci şu sözlerle aktardı:
"Ben iki çocukla tek başıma bir anne olarak mücadeleye başladım. Zonguldak'ta otururken pılımı pırtımı topladım ve Cihan'a eğitim aldırabilmek, Fehmi'nin sağlık sorunlarını takip ettirebilmek için Ankara'ya taşındım. Böylelikle 26 yıl önce bu zorlu süreç başladı. Orada ev hanımıyken bunları yaşıyordum, Ankara'ya bir işe başlayarak geldim. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı bizim akrabamızdı, Allah rahmet eylesin, çok sahiplendiler. Bu arada çok yol kat ettik. Fehmi, farklılığı nedeniyle okulu bırakmak zorunda kalmıştı, sonra liseyi açıktan bitirdi. Şimdi bir işe başladı, engelli kadrosundan çalışıyor. Cihan ise özel eğitime devam ediyor. O özel eğitimini sürdürürken ben de sivil toplum kuruluşu yönünde ilerlemeye başladım. Milletvekili danışmanıyım, Meclis'te çok yoğun bir ortamda çalışıyorum. Hepsini bir arada götürmek bir anne için gerçekten çok zor. Annelik zaten başlı başına zor ancak iki engelli çocukla tek başınıza mücadele etmek çok daha zor."

Bu olayları yaşadığında her anne gibi "Neden ben?" üzüntüsünü yaşadığını, önce yıkıldığını ama mücadeleci bir tavırla bu süreci hızla atlattığını belirten Dankaz, iki çocuğunu büyütürken her şeyin temeline ilgi, sevgi ve eğitimi koyduğunu dile getirdi.

Milyonlarca zihinsel engellinin de annesi oldu

Zihinsel Özürlüler Federasyonu'nda 6 yıldır Genel Başkanlık görevini sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını aktaran Aynur Dankaz, "Bizim gibi ailelerin hayalleri yok, hedef ve idealleri var." şeklinde konuştu.

Dankaz, Türkiye'deki yaklaşık 2,5 milyon zihinsel engelli bireyi temsil etmenin kendisine ayrıca bir güç verdiğini vurgulayarak "Sadece iki engelli çocuğum değil tüm zihinsel engelli çocuklar benim çocuğum. Aileleri benim kader ve yol arkadaşım. Onlarla birlikte bir yola başladık." dedi.

Hem iş hayatı hem federasyon başkanlığı hem de annelik sürecinin kendisini çok yoğunlaştırdığını ama diğer ailelere örnek ve destek olmanın kendisi için çok önemli olduğunu anlatan Dankaz, şöyle devam etti:
"Annelik çok yüce, vazgeçilmez bir şey. Güven vermek çok önemli. Çocukların bir güvene ihtiyacı var. Ben her ikisi adına annelik yapıyorum, ikisi adına düşünüyorum, karar veriyorum. Aslında tek kişilik değil üç kişilik yaşamı yaşıyorum. Örneğin onların hastalığında onların neresinin ağrıdığına karar veriyorum, doktor oluyorum. Çocuğu eve geldiğinde ne yaptığını anlatamayan, yüzüne bakarak anlamaya çalışan anneleriz biz. Bir yeri ağrıdığında o yeri tahminen bulup öpücükle geçiren doktoruz. Yani her şeyiz aslında. Baktığınızda diğer annelerden farkımız, çok daha vefakar, cefakar olmamız. Tüm özel çocukları olan anneler adına konuşuyorum, biz gerçekten çok özel anneleriz."

 "Sabah 05.30'da kalkıyor, geceleri uyumuyor"

Anne Dankaz, iş ve ev arasında mekik dokuduğu bir gününü, "Oğlum Cihan hiç konuşmuyor, çok ağır engelli. Altına tuvaletini yapabiliyor. Her gün sabah 05.30'da güne başlıyorum. Oğullarımı kaldırıyorum, öz bakımlarını yapıyorum, okul ve işe hazırlıyorum. Sonra da 10 dakikada kendim hazırlanıyorum. Cihan geceleri çok uyumadığı için benim de günlerce uyumadığım dönemler oluyor. Yani aslında var olan enerjimi evde harcamış oluyorum. Meclis gibi bir yerde çalışıyorum, orası da çok yoğun." sözleriyle anlattı.

Çalışmak zorunda olduğuna ve çalışmanın kendisini daha da güçlendirdiğine işaret eden Dankaz, "Anneliğin benden asla bir şey aldığını düşünmüyorum. Gerçekten iki özel çocuğumun olması beni daha da güçlendirdi. Geçmişle karşılaştırdığımda evlenmeden önceki dönemimde olmak ister miydim, hayır. Yeniden anne olsam yine Fehmi ile Cihan'ın annesi olmak isterdim." dedi.

"Çocuklarınıza sımsıkı sarılın"

Geriye dönüp baktığında "Nasıl yapmışım?" diye düşündüğünü ve başardıklarıyla gurur duyduğunu vurgulayan Dankaz, özel çocuklara sahip olan annelere şu tavsiyede bulundu:
"Özel çocukların annelerine 'seçilmiş, özel insanlar' diyorum. İnsanları, çevreyi hiç takmadan sadece çocukları için yapabilecekleri her şeyi yapsınlar. Öncelikle kabullensinler. Sonra mutlaka eğitim merkezine başvuru yapsınlar. Çevre faktörünü hiç dikkate almasınlar, iyi de var kötü de var. Yaşadığımız çok kötü olaylar da güzel olaylar da var. Ailenin kabullenmesi en önemlisi. Bu herkesin başına gelebilecek bir şey. O yüzden çocuklarına sımsıkı sarılsınlar."

Aynur Dankaz, çevresindeki insanların ve özellikle ailesinin kendisini çok sahiplendiğini ve başardıklarının ardında bu desteğin büyük payı olduğunu dile getirdi.

"İyi ki benim annem"

Kalbi delik olarak dünyaya gelen Fehmi Dankaz ise "Annemi çok seviyorum, çok güçlü bir insan. İyi ki benim annem." ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde engelli kadrosundan çalıştığını anlatan Fehmi, en büyük hayalinin kitap yazmak olduğunu söyledi.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.