21.07.2018 21:39 Güncelleme Tarihi: 26.07.2018 17:32 120918 Okunma

Berat Albayrak’a zaman vermeliyiz…

Berat Albayrak’a zaman vermeliyiz…

Ramazan ve yoğun bir seçim süreci sonrası tatil moduna girmiştim. Birazcık olsun dinlenirken geçen gün Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’ın gözlerine ve sözlerine bakma imkanı doğdu.


Ama burada, ekonomik gidişat ve muhtemel gelişmelere ve Sayın Albayrak’a dair gözlem ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Kendisini heyecanlı, azimli ve inançlı gördüm.

Gözlerine bakınca, göstermek istediği pozitif performansın ışıltısı belli oluyordu.

“Başaracağım” inancında idi.

Bekleyip göreceğiz.

İnşallah da başaracaktır.

Çünkü ülkemizin krize, kaosa tahammülü yok.

Hükümete ve özellikle ekonomi yönetimine zaman tanımak lazım kanaatindeyim.

Bugünden yarına sihirli sopa varmış gibi beklentiye girmek mantıklı değildir.

An itibariyle, Sayın bakan ve ekibinin kalifikasyon ve birikimine itibar etmek durumundayız.

Ciddi bir ekonomi eğitimi almış olan Albayrak’ın iş ve işlemlerine odaklanmalı; Cumhurbaşkanı damadı olması hasebiyle evsafını gözardı etmemeliyiz.

Daha yeni işe başlamış bir ekibe, başlamadan mağlup muamelesi yapmak çok da adilene olmayacaktır ve değildir.

Sayın Bakan’ın ciddi bir özel sektör deneyimi olduğunu unutmamalıyız.

Akabinde yürüttüğü Enerji bakanlığı esnasında edindiği kamusal yönetim mantalitesi de bu vetirede önemli bir merhaledir.

Eğitimi, özel sektör ve kamu yönetimi deneyimi sonrasında geldiği bakanlıkla ağır bir yükü üstlenerek büyük bir mükellefiyet altına giren birisine; daha baştan muhalefet ve başarısızlık atfetmek doğru bir adım olmaz.

Buradan iç ve dış piyasalara ve finans çevrelerine sesleniyorum.

Albayrak başkanlığındaki yeni ekonomi heyetiyle ilgili konuşmak için henüz çok erken.

Olumlu düşünelim, iyi olacağına odaklanalım.

Tarafsız ve insaflı davranalım.

Eğer böyle bakılırsa; önümüzdeki altı ay içinde müspet gelişmeler olabilmesi muhtemeldir.

Kaldı ki; gelecek altı aylık süreç ekonominin durumuna ve geleceğine dair ciddi mesajlar verecektir.

Umuyor ve inanıyorum ki;  bu süreçte yeni ekonomi bakanı ve heyeti ulusal ve uluslararası çevrelerde tanınacak, bilinecek ve güven oluşturacaktır.

Bu sayede ve inşallah; sıcak para sahipleri ve yatırım fonları ülkemize dönük transferler realize edeceklerdir.

Hatta, henüz yeni başlamış olmasına rağmen özellikle uluslararası finans çevreleri ve para piyasaları temsilcileriyle, fon yöneticileriyle gecesini gündüzüne katarak yoğun istişare ve görüşmelere başlayarak ekonomik verilerin düzelmesi çabalarını duyumsuyorum. Yabancı fon yöneticilerinden aldığım duyumlar; bu konuda bakanın performansının beklenenin çok ötesinde olduğu cihette.

Bu vesileyle Arjantin’de katılmak üzere gittiği G20 Ekonomi zirvesinde de kendisine başarı diliyorum.

İnanıyorum ki bu çabaları hız kazanarak ve kabul görerek devam edecektir.

Evet… hepimiz farkındayız; ekonomimiz ciddi bir kırılma noktasındadır.

Dövizin TL karşısında geldiği seviye ve ekonomik psikoloji maalesef negatif boyuttadır.

Hele de amiyane deyişle ve en basit anlatımla; döviz yükseliyorsa ekonomi kötü, düşüyor ise iyiye gidiyor psikolojik algısının hakim olduğu bir ortamda doların mevcut hali ekonomik algıya dair iyi şeyler hissettirmemektedir.

Hal böyleyken, yeni başlamış bir ekonomi yönetimini daha yönetmeye bile başlamadan “mağlup-kötü ve başarısız” ilan etmek, ateşe bir odun daha atmaktan başka bir şey değildir.

Ülke bizim ülkemiz ve ekonomi hepimizi etkileyen herkesin ekonomisidir.

Bu yüzden kişilere kişisel sempati/antipatimizle, başarılı/başarısız önyargısıyla hareket etmeden soğukkanlı ve aklıselimle bakmak zorundayız.

Zaman en büyük yorumcudur.

Yargısız infaz yapmadan, yeni hükümete ve ekonomi ekibine kendilerini gösterecekleri ve icraatlarını sergileyecekleri zamanı tanımak gereklidir.

Bu nadide ülkenin bir vatandaşı olarak; kişisel perspektifimin değerlendirmesinden arınmış şekilde görev verilen herkesin başarılı olmasını can-ı yürekten diliyorum.

Başarır diye düşündüklerimde yanılmadığımı, başarısından kuşku ve kaygı duyduklarımda ise yanıldığımı görmeyi temenni ediyorum.

Ekonomimiz, güvenliğimiz, eğitimimiz, sağlık sistemimiz, tarım faaliyetlerimiz, diplomasimiz; kısaca devlet organlarımız başarılı olsun da, aksini düşünenler yanılsın istiyorum.

Bu yanılsamadan dolayı da kimse gocunmasın ve gocunamaz da.

Allah muvaffak eylesin.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.