21.09.2018 03:22 Güncelleme Tarihi: 24.09.2018 01:46 90483 Okunma

Cumhurbaşkanımızın gözlerine baktım..

Cumhurbaşkanımızın gözlerine baktım..

Uzun bir aradan sonra; MGK toplantısı öncesi, Ankara'da Sayın Cumhurbaşkanı'nın gözlerine bakma şansım oldu.


Her zamankinden daha gerçekçi, daha dikkatli, daha müteyakkız; biraz üzgün ama umutlu idi.

Kur üzerinden oynanan oyuna kızgındı.

Ama kur’un yükselmesini fırsat bilenlere, dışardan gelen saldırılardan daha çok kırgın, üzgün ve kızgındı.

Ekonomik, siyasi ve diplomatik kararlar için radikal bir zihin konsepti içindeydi.

Soçi zirvesiyle İdlib konusunda oluşan mutabakatın mutluluğunu da yaşıyordu.

Keza Mümbiç’in YPG’sizleştirmesi için ABD ile ortak kontrol sisteminin ilerleyerek devam etmesi uluslararası arenada yüzünü güldüren unsurlardan başka biriydi.

Her zamanki gibi ketumdu.

Ama gözleri ve sözleri yakın geleceğin çok şeye gebe olduğunu hissettiriyordu.

Ekonomi ve dış politika konusunda yakıcı ve alevli günlerden geçerken; iç siyaseti, partiyi, meclis çalışmalarını ve yakın zamandaki mahalli idareler seçimini gözardı etmiyordu.

Öyle düşünüyorum ki; Aralık ayı-Ocak başında sürprizler peşpeşe gelecektir.

Meclisten veya kabineden bazı isimlerin belediye başkan adayı olduklarını görebileceğiz.

Eş zamanlı olarak mini bir kabine revizyonu yapılarak yine sürpriz ve farklı isimlerin kabinede yer aldığını görürsek sakın şaşırmayalım.

Süreçte, parti yönetiminde bile değişiklikler olabilir.

Eylül ayının ekonomik, siyasi ve dış politika bağlamında “en sıcak ay” olacağını daha önce de yazmıştım.

Hele de 23 Eylül’deki ABD seyahatinin önemine hassaten parmak basmıştım.

Cumhurbaşkanı bu seyahate çok önem veriyor.

Özenle ve özel’likle hazırlanıyor.

Yapacağı görüşmelerin nasıl ve kimlerle olacağına ve özellikle arka kapı diplomasisi ve finans çevreleriyle yapacağı görüşmeye büyük önem atfediyor.

NeoCon’ların, Pentagoncuların ve Evangelistlerin tahakkümü sürerken Trump’la yapacağı görüşmeye de odaklanarak hazırlık yapıyor ve bu yüzyüze görüşmenin pek çok noktanın aydınlatılmasında etkili olabileceğini düşünüyordu.

Gerçekten de Cumhurbaşkanı’nın uluslararası fon yöneticileri ve finansçılarla yapacağı görüşmeler ülkemiz ekonomisinin bundan sonrası açısından büyük bir belirleyicilik taşıyor.

Ben de umuyorum ve inşallah; Cumhurbaşkanı’mız oluşturacağı güven, sahicilik ve tutarlılıkla mukni bir ortam oluşturacak ve içinden geçtiğimiz kritik sürecin ateşinin sönmesi için yeni ve önemli adımların atılmasına vesile olacaktır.

Bu arada farklı kişi ve kuruluşlarca bu seyahatin başarılı geçmesi için farklı ve yoğun bir çalışma yürütüldüğünü de duyumsuyor ve biliyorum.

Kamu diplomasisinin yanında özel ilişkilerle de ABD seyahatinin veriminin artırılması için maksimum çaba sarfedilmesi çok önemli.

Orada yapılacak görüşmelerin başarısı, sonraki Almanya seyahatine ve yapılacak görüşmelere kuşkusuz yansıyacaktır.

Cumhurbaşkanı ve yetkililerin bu görüşmelerin zincirleme bir etki yaratacağının bilinciyle hareket ettiklerini görmekten memnun oldum.

Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıkladığı OVP’yi (Orta Vadeli Program) dikkatle izledim, inceledim irdeledim.

Program reel ve gerçekçi idi.

Bazı noktaların belirsiz kalmasına rağmen programın gerçekçi ve ayakları yere basan bir boyut sergilemesi açısından olumlu buldum.


Özellikle sorunların tespiti, kaynakları ve içinde bulunduğumuz tablonun politik mülahazadan uzak şekilde; -can acıtıcı gerçeklere rağmen- tamama yakın şekilde dile getirilmesini çok önemsiyorum.

Piyasalara, iç çevrelerine ve tüketiciye dönük somut çözüm önerileri ve rahatlatıcı boyut içermese bile, popülizmden uzak olması en olumlu yanı idi.

İnşallah ve umuyorum ki; bir yol haritası mesabesinde olan OVP içeriklendirilerek somut çözümlere, kredi kolaylıklarına ve özellikle orta ölçekli şirketlere nefes verici ve cansuyu olacak imkanlar üretecektir.

Keza, tasarruflara dair atılacak adımlar ciddi bir Maliye politikasının disiplinle uygulanmasıyla hedefine ulaşır.

Bizim ülkemizde teorik öneri ve planlar hep güzel olur.

Ama en güzel öneri ve plan, pratiğe dönüşebildiği ölçüde ve uygulamadaki başarısıyla değer kazanır.

Bu program için de aynı durum geçerlidir ve mutlaka katı bir mali disiplinle uygulanmayı gerektirir.

Ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçte olduğumuz hepimizce malumdur.


Ama bu durum bizi ve psikolojimizi bozmamalıdır.

Maliye Bakanı’nın OVP’de de açıkladığı rakamlara bakarsak, geldiğimiz durumun telafisi ciddi zaman alacak, özenli ve toplu bir çaba gerektirecektir.

Hassaten ve özellikle Kamu harcamalarının kısılması, gelirlerinin artırılması için atılacak adımlar örnek nitelikte olmalı ve aynı zamanda en büyük üreticiden en küçüğüne ve tüm tüketicilere kadar, kısaca hepimiz sürecin hasarını atlatmakta sorumluluk içinde hareket etmeliyiz.

Son günlerde yurtdışından gelen birçok yatırımcıyla konuştum, konuşuyorum.

Özbek bankacı var,

Kırgız ve Rus işadamları var,

Uzak Doğu’dan Alibaba’nın bölüm direktörü var,

Ve özellikle Avrupa’dan gelen birçok fon yöneticisi ve yatırımcı var.

Türkiye ile ilgili oldukça heyecanlılar.

Türkiye hala cazip yatırım bölgesi, bu insanlar ve kuruluşlar için.

Hatta bizim aleyhimize gibi görünse de, onlar açısından tam da yatırım yapılabilecek bir dönem.

Hani bazı yatırımcılar krizi fırsata çevirmeyi sever ya…

Hatta Uluslararası Para Gurusu olarak bilinen Mark Mobius bile, Türkiye’de ciddi yatırım yapacaklarını ve yatırım için en cazip bölge haline geldiğini dile getirmesi oldukça manidar ve diğer yatırımcılara mesaj niteliğindedir.

Sonuç olarak; Cumhurbaşkanı’nın sergileyeceği tavır, ABD seyahatinde kuracağı ilişki ve mutabakat çok ama çok önemlidir.

Sonrasında Almanya seyahatinde sağlanacak pozitif iletişim; fon transferleri, doğrudan yabancı yatırımcılar ve finansal aktörlerin ilgisi  için son derece belirleyici olacaktır.

İnşallah; Cumhurbaşkanı’nın basireti, aklıselimi, sahiciliği  ve telkin edeceği güvenle; “en sıcak Eylül”ün sonu güzelliklere kapı açacak, içinden geçtiğimiz sıkışık ve ekonomik daralmanın giderilmesini sağlayacak ve ekonomimiz için durgunluktan çıkarak daha kalıcı, pozitif sonuçlar verecektir.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar..