03.05.2019 17:42 Güncelleme Tarihi: 03.05.2019 17:46

Hıdırellez

Hıdırellez

O gece 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gecedir. O gece denizlerin ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır'ın buluşma gecesidir.

O gece binlerce yıllık kültürel mirası, doğanın yeniden oluşumunu simgeleyen gecedir. O gece Hıdırellez gecesidir. 

Yaşar Kemal, Binboğalar Efsanesi'nde şöyle anlatır:

“Hızır ile İlyas her yıl dünyanın bir yerinde buluşurlar. Onlar o yıl hangi yerde buluşmuşlarsa orada bahar bir başka türlü patlar...

Hızır’la İlyas’ın buluştuğu an, biri mağrıptan, biri maşrıktan iki yıldız doğar, yıldızlar Hızır’la İlyas’ın buluştuğu yerin üstüne kayarak gelirler, tam Hızır’la İlyas birbirlerinin elini tutarlarken onlar da birleşirler, tek bir yıldız olurlar Hızır’la İlyas’ın üstüne ışık olup sağılırlar. Hızır’la İlyas’ın el ele tutuştuğu, yıldızların gökte birleştiği an dünyada her şey durur, akarsular oldukları yerde donmuşçasına durur kalırlar, yeller esmez, denizler dalgalanmaz, yapraklar kıpırdamaz, damarlardaki kan akmaz, kuşlar uçmaz, arıların kanatları titremez. Her şey durur, hiç, hiçbir şey kıpırdamaz. Yıldızlar akmaz, ışıklar yürümez. Dünya bir an için ölür. Sonra her şey birden uyanır, dehşet bir yaşam patlar.”


Tüm mevsimlerin ayrı bir yeri vardır insanda elbet ama bahar dendiğinde alabildiğine yeşil, alabildiğine gökyüzü canlanmaz mı herkesin gözünde..

Ilık esen rüzgarın sırtınıza hafif bir el değdirmesi, saçlarınıza deyip kaçan bir bahar nefesi...

Böyle zamanlarda yeşermez mi içinizdeki düşler, sanki çok uzun zaman bir bavula sıkıştırıp tavan arasına sakladığınız naftalin kokulu anılarınızı havalandırma vakti gelmiş gibi hissetmez misiniz?

Uzun zamandır yarış pistine çıkmaya hazır bir at gibi, kalbiniz göğsünüzden fırlayacak gibi koşmak isteği...yalın ayak yeşil çimlere basıp, aslında çoktan unuttuğunuz bu yeryüzüne ilk çocuk adımı atar gibi..

Yalnızca bir mevsim deyip geçmemek gerekir. Her yaşın bir mevsimi olduğunu unutmadan baharın tadına varmak gerekir. Sonbahara varmadan tüm oksijeni içimize doldurmak gerekir..

İşte bu yüzden hayatta bir defa bile olsa Hıdırellez şenliğini görmek gerekir.. 

Baharın gelmesi ile beraber her yılın 5 Mayıs günü Hıdırellez günü olarak kabul edilir. 

İnanış odur ki; yüreğinden geçeni, yürekli bir tasvir ile Yaradan’a ileten her kul Hızır'ın rüzgarından nasibini alır.. O rüzgar ki, küçük bir kıvılcım ateşini kocaman bir ateş haresi haline getirir. Dileğini sonsuzluk ateşine kavuşturanlar tek hamlede koca bir ateşi devirir. Üzerinden bir çırpıda geçiverir. Bu biraz da dileğe sadakatin bir nişanesidir. 

Bir diğer ifade şekli, dilekleri resmetmektir. Bir gül ağacı altına tasvir edilen hayallerin mutlu sona ulaşması beklenir ki gül en çok sevilene verilendir.

Tüm insanlığın kendi içinde büyütüp yeşerttiği bir bahçesi vardır. Gün gelir sel götürür tek bir diken kalmaz, gün gelir hızırın nefesi dokunur gül bahçesine döndürür.


Tüm bahçelerin güllerle dolması dileği ile, Hıdırellez bayramınız kutlu olsun.