Lokman Adil Arıcı

Lokman Adil Arıcı

Osmanlıcayı gündeme getirmek neden zor?

Uzun zamandan beri tartışılmakta olan Osmanlıca günümüz Türkiye’si için ne ifade ediyor gelecek ve şimdiki neslin öğrenmesi kazanç ‘mıdır?
Yoksa boşa geçen zaman ‘mı veya siyasilerin gündemimidir? Öncelikle evrensel olan herkesin dil öğrenme hakkının önünü açmak gerekiyor özellikle eğitim kurumlarında.

Bizim kültürümüz Cumhuriyetin kuruluşundan sonra başlayıp başlamadığıyla da alakalı olan bu konuya açıklık getirmek gerekiyor şahsen ben kültürümün ve neslimin bu kadar yeni olduğunu kabul edenlerden değilim ama bu cumhuriyeti kabul etmediğim anlamına da gelmemesi gerekiyor benim gibi düşünen kesimin istekleri de karşılanması gerektiğine inanıyorum bunun yolu da Osmanlıcayı öğrenmekten iki kültür diye öğretilmeye çalışılan sistemin aslın devamı olarak bilmek gerekiyor.

Milli kültürümüzün temelini teşkil eden eserlerimizin hemen hemen tamamı Osmanlıcadır. Cumhuriyet neslinin bütün kültürü eskide kalmış gibi bir ortam var bunun kalkması ve kültür geçişinin  sağlanması gerekiyor bu olay sadece mezar taşı okuma veya çeşme kitabesi gibi basitleştirilmemelidir. O zaman Osmanlıyı anlamamış oluruz ki bu da bizim gibi dünyada yerini belli etmiş ülke için uygun olmaz. Bizden sonraki nesillere milli kültürümüz adına bir köprü olabilme mesuliyetimiz olduğuna inanıyorum. Şunu da göz ardı edemeyiz yedi asır cihana hükmetmiş bir milletin çocukları artık önüne konulan çevirilerin dışında atalarının bu güne kadar ki kültür birikiminden istifade edememektedir. Bu çevrelerinde bir çoğu eksik yada hatalı olduğu da ayrı bir vakadır.

Şu halde günümüz gençliğinin hissesine düşen dedelerinin birkaç bin sene önceki kültür mirasını rahatlıkla okuyup anlayabilen diğer ülkelere özenmek mi kalıyor. Neden bizde kendi çocuklarımıza araştırdığı herhangi bir mevzuda ecdadının birikimine birinci elden uzanabilme imkanı tanımayalım çok boyutlu bir alt yapıya ve tarihine yabancı kalmış, büyüklerine sevgisini ve saygısını kaybetmemiş bir nesil geleceğe daha ümitle bakmamızın bir teminatı değimlidir.

Diğer dillerde öğrenme ve seçme hakkı varsa ki burada şunu belirtmeliyim İngilizce mecburidir neden Osmanlıca olmasın neden sadece sosyal olan için diller mecburi oluyor da benim yüzyıllar önceki neslimle şimdiki nesli birbirine bağlayacak olan Osmanlıca olmasın bence bu özgürlük olmalı ve yürürlüğe girmelidir.

Tarihte yapılmış olan hatalara günümüz Türkiye’sinde düşmeyelim öyle ki Tarihe mal olmuş bir kişi şunları rahatlıkla söyleyebiliyor. “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı“. Devleti yöneten kişilerin bu tür düşünceleri toplumları birbirinden koparmak ve kültürünü yok etmek sonunda da yok olmaya kadar giden tehlikeli bir düşünce tarzıdır.

Ne güzel söylemiş Yahya Kemal Beyatlı; “Bizim dilimiz, bir imparatorluk dilidir. Her dil imparatorluk dili olamaz. Çünkü her millet imparatorluk kuramaz!."

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın