Mücahit Ak

Mücahit Ak

Bugün kendimi yazdım!

Başkalarının varoş diye tabir ettiği; bizim için dostluk, kardeşlik ve komşuluk olan Beykoz'un mahallelerinde doğdum, büyüdüm. Herkesin birbirini tanıdığı bildiği bu mahallelerde acısıyla tatlısıyla ayakta kalarak hayata tutunmasını bildik.
Bugün kendimi yazdım!
Yanlışı neden yapmamamız gerektiğini çok güzel anlatıyor bu sokaklar. Türlü türlü yaşamlar... Kimisi işinde ekmeğinde, kimisi umuda tutunmuş ganyan bayisinde. Gayrimeşru dünyaya açılanlar, düşmüş hayatlar. Yaşam bu değildi oysaki! Bir tercih yapma zamanı geliyordu.

Semt ruhundandır çocuk yaşlarda tribünlere gitmeye başladım; aksiyonu, heyecanı hep sevdim. Gizli gizli deplasmanlara kaçardım. Kendi oluşumumuzu kurarak öncü bir rolle hızla sayımızı arttırdık. Bir taraftar olmanın yanı sıra farklı düşünüyorduk ve sosyal konularda ön plana çıktık. O yıllarda "Beykozlu Mak" denildiğinde herkes tanırdı. Her köşe başında spreyler, sosyal medyada sayfalar. Benim için ise tatlı birer hatıralar.

Huzurevleri ziyaretlerinden fidan dikimine, Küçüksu Çayırı'ndan Göksu Deresi'ne, sosyal konularda öncü olduk. Yürüyüşlerle, eylem ve etkinliklerle inandığımız değerlere, semtimize ve şehrimize acizane hizmet etmeye özen gösterdik. Eğitim durumu olarak kendimi 30 yıl öncenin lise mezunları gibi görsemde bu süreç zarfında 2 tane Üniversite bitirdim ve 3. Üniversiteye başladım. Şu anda da 27 yaşındayım.

Peki hatalarımız olmadı mı? Fazlasıyla oldu. Köşe yazılarımın tamamına yakını öz eleştirilerle doludur. En güzel gelişim, aynaya bakabilmekten ve kendini tartabilmekten geçer. Pişman mıyım? Bugün ki tecrübeme ulaşabilmek için o gün ki hataları yapmam gerekiyorsa pişman değilim. En azından basit konularda ki hatalarla büyük tecrübeler edinebildiğim için şanslıyım.

6 yıl sonra ilk defa kendimi yazmak ve sesli dertleşmek istedim. Genç yaşta kıt kanaat imkanlar ve aldığım borçlarla bir gazete kurdum. Benim için sadece gazete değil bir bayraktı Beykoz Aktüel. Onların mahallesinin kontrolünde olmadığı için dışlanan, ciddiye alınmıyor gibi yapılan. Üzüldüm, kırıldım ama yılmadım. Düzenli gazete basımı ve gündem belirleyen haberlere imza attık. Bu sefer de "3 ay sonra kapatır, bu çarşıdan çok seyyar satıcı geçti" dediler, küçümsediler. İnadına değil inandığım için devam ettim.

Bu sefer de "onun arkasında o var, bu var, şu var" dediler. Bunu söyleyenlerde, arkamda olduğu iddia edilenlerde aktif siyasetten uzaklaştılar fakat biz hâlen daha dimdik ayaktayız. Baktım ki birileri sadece konuşmak için var, o zaman herkes işini yapmalı. Onlar konuşacak biz de işimize odaklanacağız diyerek farklı ilçelere açıldık.

3 ayda kapatır dedikleri Beykoz Aktüel bugün 6. yılına adım attı! Üstelik 2 tane de kardeşi var Ataşehir Aktüel ve Şile Aktüel adında. Bunların dışında kurmuş olduğumuz İstanbul Aktüel gazetemiz Anadolu ve Avrupa yakası olmak üzere ciddi bir sürece giriyor.

Sırf eğilmiyoruz diye tarafımıza ekonomik zorluklar çıkaranlara, dedikodular ile yıpratmaya çalışanlara, tehditler ile durdurmaya çalışanlara, yargıyı sopa gibi kullanıp kafamıza vurmaya çalışanlara buradan açık ve net bir kez daha sesleniyorum: Sakın elinizden geleni ardınıza koymayın. Durmayın devam edin! Basit konularınız ve hesaplarınız sayesinde ciddi tecrübe sahibi oluyorum.

İnanın hiç pişman değilim. Kibir objelerine, insana değil makama değer verenlere eyvallah diyemezdim. Gücün karşısında el pençe durup, vatandaşa zulmedenleri alkışlayamazdım. Rahmetli Hacı Dedem Mustafa Işık demişti, "40 yıl tavuk olacağına 40 gün horoz ol oğul" diye. Gerekirse kaybedecektik ama herkes gibi olmayacaktık. Ezeni değil ezileni sevdik. Belki de o yüzden 3 büyüğü değil tek büyüğü destekledik senelerce. (Beykoz1908)

Samimi ve yürekten ifade ediyorum ki ben bana kötülük yapanları bile seviyorum. Öz eleştiri yapıyorum, eğer kendi vicdanımda mahkûm oluyorsam karşımdakinden özür diliyorum. Eğer mahkûm olmuyorsam, ya bende istemeden başkasının canını yaktıysam diye düşünmeden edemiyorum. Etme bulma dünyası, kalbimizi bozmamalıyız. Bu topraklarda kötülük hâkim olmamalı...

Unutulmamalıdır ki, dalgasız denizden başarı hikayesi çıkmaz. Unutulmamalıdır ki, yiğit namerde muhtaç olmaz. Garip hep garip kalmayacak, devran hep böyle sürmeyecek. Ne diyor bir replikte.
"Elbet bizimde çiçeklerimiz açacak Sabri ağabey" :)

Bir sonra ki yazımızda görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Şirin demir
    Yolun açık olsun yalansız doğru haber yapıyorsun tebrik ediyorum Yolun açık olsun
  • Güzin Merve
    Hayat doğruları bulup gün yüzüne çıkarmaktır. Sen bildiğin doğrunun peşinden koşmaya devam et başarı kendiliğinden gelir seni bulur. Her şey gönlünce olsun güzel yürekli çocuk.
  • Zeynep Canıtez Dönmez
    Allah şansını bahtını yolunu açık etsin inşallah 🤲🤲
  • Sacit TERZİ
    Yolun açık olsun Bu ülkenin doğru haber yapan rüzgara göre eğilmeyen dürüst gazetecilere ihtiyacı var Kalemine ve emeğine sağlık
  • Yasemin şahin/Beykoz-KAVACIK Mah muh.
    Tebrik ederim. Başarılarının devamını dilerim. Yolun herzaman açık olsun👍👋🤲🧿💐🙋‍♀️
  • Feyza
    İşinizi büyük bir özveriyle yaptığınız yazınızdan anlaşılıyor. Sizin gibi mücadeleci ve umut dolu insanların pes etmemesi gerektiğini gösteren başarılı bir örneksiniz. Bu ışığınız hep daha da parlak, yolunuz açık olsun.
  • HAMİT BÖLÜKBAŞI
    İNANÇLARIMIZ DOĞRULTUSUNDA BİZİM GİBİ BÜYÜMÜŞ BİZİM GİBİ MÜCADELEYE SOKAKLARDA BAŞLAMIŞ BİR KARDEŞİMİZSİN...RABBİM YOLUNU BAHTINI AÇIK ETSİN İNŞALLAH...
  • İsmail Yılmaz
    Anladığım kadar üç üniversite işgal etmişsiniz.Neden istediğiniz mesleği bulamadımız mı ? Merak ettim.
  • Erdal çaylak
    Seni seviyoruz .Yazılarının değeri bizim için çok önemli herzaman yanın dayız SEVGİLER