Mücahit Ak

Mücahit Ak

Kabul ediyorum, güzel tiyatroydu…

Selahattin Demirtaş'ın yazdığı 'Devran' kitabı, okuma tiyatrosu olarak sahnelendi.
Kabul ediyorum, güzel tiyatroydu…
Oyunu; Selvi Kılıçdaroğlu, Başak Demirtaş, Dilek İmamoğlu, Canan Kaftancıoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP'li eski yeni Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Hüda Kaya, CHP Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül ve Sanatçı Kadir İnanır'da tiyatroyu izleyenler arasındaydı. Ayrı birer renk kattılar. Bu tabloyu eleştirenler var.

'Ne var ki bunda, altı üstü bir tiyatro izlediler...! '

Bazı faşistler(!) hiç utanmadan çok masum bir tiyatroyu ve izleyicilerini eleştirdi. Yıllarca CHP-HDP çatısını hayal eden ve hayallerine oldukça yaklaşan isimler ise; toplumsal barış açısından gelin sizde izleyin tiyatroyu diyerek tarihi bir çağrı yaptılar. 'Memleketin buna ihtiyacı var' dediler.

Hem de toplumsal barış açısından… Parlak fikirler bunlar. Tebrik ediyorum… Ah faşistler ah! İşiniz gücünüz bozgunculuk, fikirleri, kültürleri, toplumları yok saymak. Ben sizin gibi faşistlere rağmen toplumsal barışa katkı sağlamak istiyorum ve bu güzide tiyatronun genişlemesi için şu isimlerinde tiyatroya davet edilmesini istiyorum.

Mesela bu anlamlı tiyatroya; Hakkari'de asker iken ATM'ye giden ve elinde telefon ''Babacığım çok sağol, para yatmış'' dediği anda arkadan kalleşçe şehit edilen Uzman Çavuşlarımız Yahya Karakaya ve Murat Özkozanoğlu'nun aileleri de davet edilmeli.

Pkk'lı teröristlerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 11 aylık Bedirhan bebekle birlikte anne Nurcan Karakaya'nın ailesi de davet edilmeliydi!

Pkk'lı teröristlerin şehit ettiği Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ın ailesi de toplumsal barışa ve bu tiyatroya katkı sağlayabilirdi!

Devam edeyim… Eğer Pkk'lı teröristler saldırmasaydı Şehit Şerife Özden Kalmış ve karnındaki bebeği de bu barışa katkı sunabilirlerdi!

Diyarbakır'da kurban eti dağıtırken şehit edilen Yasin Börü'nün ailesi de davet edilebilirdi…

Mesela açılımı sözde Kürdistan İşçi Partisi olan Pkk'nın katlettiği yol bakım işçilerinin aileleri de bu tiyatroda davet edilmeyi unutulmuş.

Her ne kadar 'barışsever' komünist Başkan bu olayı lanetlemese de Tunceli'de oyun oynarken şehit edilen 4 ve 8 yaşlarındaki Ayaz ve Nupelda kardeşler de yaşasalardı gelecekte bu barışa katkı sunabilirlerdi!

Şehit Astsubay Başçavuş Halit Avcı, çocuğuna kavuşacaktı şehadet şerbetini içti. Ailesi çağrılabilirdi…

Jandarma Er Muhammed İslam Ertuğ… Terhisine 5 gün vardı. Annesini arayıp, 'Anacığım yemeklerini özledim, biletimi aldım geleceğim' demişti. 31 Ağustos'a düğünü olacaktı… Şehit oldu!

Pkk terör örgütü, okullarda Türk bayrağı asmayacaksınız diye tehdit ettikleri 5 öğretmeni kurşuna dizdiler. Sadece 1'i yaşadı ve yaşadığım için utanıyorum diyerek olayı anlattı. Yaşayan öğretmenimiz Cemal Ünlü'yü davet edebilirdiniz.

Pkk'nın katlettiği Neşe Alten öğretmen ve babası Hasan Alten öğretmenin ailesini davet edebilirsiniz…


Liste çok geniş, daha çok örnekler verebilirim. Toplumsal barış için her biri ayrı ayrı davet edilmeli!

Verdiğin örneklerle bir tiyatronun ne alakası var diyebilirsiniz, saygı duyarım ama Allah rızası için azıcık vicdanlı olun.

HDP, Pkk ile arasına mesafe koyamayan bir siyasi partidir. Bu şekilde görüntüler vererek, güzellemeler yaparak HDP'yi aklamaya çalışmak etik de insani de vicdani de değildir. Üstelik bu aklama çalışmaları, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP'ye düşmemelidir!

CHP'li büyüklerimiz bu tabloya hem kendi vicdanları hem de kamu vicdanı açısında dur demelidir! Yoksa yarınlar çok geç olacaktır…

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi; “Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır.”

Hükümetin öğretmen atamalarını eleştirip (Muhalefetin muhalefet görevidir saygı duyarım), şehit edilen öğretmene susmak… Kadın haklarını savunduğunu iddia edip, karnında bebeğiyle şehit edilen anneyi görmezden gelmek…

Barıştan bahsedip halkçılıktan bahsedip, 6-7 Ekim'de halkın bindiği otobüsü, ATM'yi kundaklamak, çöp kutularını devirmek… Eğitimden bahsedip öğrencilerin sorunlarından bahsedip, üniversite 1. si Şehit Fırat Çakıroğlu'nun katledilmesine sessiz kalmak…

Ezilmişlikten bahsedip, mazlum olmaktan bahsedip; İstanbul'da ki gece kulüplerini, boğazda ki tüm işletmeleri kapatmak…

Gençlikten bahsedip, gelecekten bahsedip; uyuşturucu ticaretinin hepsinde pay sahibi olabilmek…

Siyasetten bahsedip, demokratik zeminden bahsedip; hakim olduğu bölgelerde aykırı siyasetçileri katleden…


Hakikaten itiraf ediyorum. Büyük sanatçısınız, kabul ediyorum güzel tiyatroydu!

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Yok yok
    Çözüm sürecini ne tez unuttunuz ya? Akil insan olarak seçip Akdeniz bölgesine gönderilen Kadir inanır değilmiydi? Me olduda zorunuza gitti. Sen bence bırak bu gazetecilik işlerini. Gazetecilik yapacaksan Rivadan rüzgarlı bahçeye kadar olan uyuşturucu pisliğini ele al bence