TSK vurunca savaşa hayır! Öyle mi?

Amerika’nın 1991 yılından bu yana devam eden Irak işgalinde, bugüne kadar 1 milyon insan hayatını kaybetti. Irak devleti adeta paramparça oldu. Binlerce insan evsiz ve yurtsuz kaldı. Yüzbinlerce insan mülteci konumuna düştü. Irak’ın yer altı zenginlikleri yağmalandı, bölge halkına fakirlik, kan ve gözyaşı kaldı. Üstelik 36. Paralel ve Çekiç Güç ile Türkiye’yi terörize eden Kandil de bu dönemde yaratıldı.
TSK vurunca savaşa hayır! Öyle mi?
11 Eylül saldırıları ardından Afganistan’a yapılan Amerikan müdahalesinde sivil-terörist ayrımı gözetilmedi. Taliban bahanesiyle girilen ülkede, bin Ladin öldürülse de 16 yılı aşkın süredir çıkmayan ve ekonomik zenginlikleri sömüren ABD’nin müdahalesi sonucu 250 bine yakın insan öldürüldü. Pakistan da bu savaştan nasibini aldı.

Suriye’de halkın Esed rejimine tepkisi fırsata dönüştürüldü. CIA’in yarattığı DEAŞ terör örgütü eliyle ülke savaşın içine sokuldu. Suriye parçalandı, insanlık yok oldu. 1 milyona yakın Suriyeli yaşamını yitirdi, 3.5 milyonu Türkiye’de olmak üzere yaklaşık 10 milyon vatandaş yurdunu terk etti, mülteci konumuna düştü. Üstelik terörist örgütlerle ittifaklar açıktan yapıldı. PKK/PYD ile Türkiye’ye yönelik terör kuşağı genişletilirken, demografik planlar devreye girdi.


Gelelim bize…

Kilis yine füze saldırısıyla uyandı. Sabah saatlerinde Suriye’den 3 farklı noktadan ateşlenen 5 füze Cumhuriyet Meydanı ve Beş Evler semtine düştü. Saldırılarda 3’ü Suriyeli 18 kişi yaralandı. (2 Mayıs 2016) Saldırılar sonrası muhalefet, Devlet nerede eleştirilerini yaptı, Twitter’da Devlet nerede yazıları anında gündem oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişimini atlattı, hızlıca arınmaya başladı. 29 Mart 2017’de Fırat Kalkanı Harekatı başlatıldı. Amaç dosta-düşmana dimdik ayakta olduğumuzu göstermek, sınır güvenliğini sağlamak, sınırımıza kadar ilerleyen teröristlere dur demek, Amerika’ya ve Rusya’ya burada bizde varız demek ve ülkemize düşen füzelere engel olabilmekti. Muhalefet, ‘Hükümet bizi Suriye bataklığına sokuyor’ dedi.

Soçi Mutabakatı, Barış Pınarı Harekâtı kapsamında 22 Ekim 2019 günü Türkiye ile Rusya arasında Soçi şehrinde imzalanan mutabakat muhtırasıdır. Yani Devletler arasıdır. Rusya mutabakata sadık kalmadı, 34 tane kahraman askerimiz şehit edildi. Devlet aklı devreye girdi, batıyı göçmenlerle oyalarken diplomasi trafiğini hızlandırdık. Türk Devleti verdiği refleksle rejime ve hamisine ağır darbe vurdu. Muhalefet ise, ‘Savaşa hayır, Suriye’de ne işimiz var’ dedi.

Tabi ki eleştireceğiz, tabi ki tartışacağız, tabi ki farklı fikirlere açık olacağız fakat asker vurulurken garibanlar ölüyor diyerek politika üretip, askerimiz vuruyorken savaşa hayır demek ne ile ifade edilir? Amerika ve Rusya kilometrelerce ötede katliamlar yaparken susup ya da cılız sesle konuşup, Türk Devleti refleks gösterdiğinde, ‘Suriye’de ne işimiz var’ diyerek ayağa kalkmak ne ile izah edilebilir?

Yorumu sizlere bırakıyorum…

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın