Sibel Aygün

Sibel Aygün

Zaman mı bizleri değiştiriyor, hayat şartları mı?

İçimizden, hemen hepimizin günlük hayatımızda karşılaştığımız, kimisi mahallemizden, kimisi işimize gücümüze giderken karşılaştığımız ama öyle, ama böyle hayatımızda olan portreler...
Zaman mı bizleri değiştiriyor, hayat şartları mı? Yoksa hepimiz farkında bile olmadan birbirimize benziyoruz?

Saygının, sevginin, hoşgörünün gittikçe azaldığı, yozlaştığımız, hayat değirmeninde un ufak olduğumuz BİZLER!!!

Yer Kartal-Kadıköy hattı minibüsü, ön sıralarda yaşlı bir teyze. Kamburu çıkmış, elinde pazar torbaları.

Şoför gence sesleniyor, " Evladım müsait bir yerde inebilir miyim?"

Allah için genç hemen durdu. " Buyur teyze"

Ama bir sıkıntı var, çünkü sol şeritteyiz. Teyzem inse, araba çarpmama ihtimali çok düşük.

"Aman evladım ben 'sakatım' nasıl ineyim? " demesiyle bir patinajla, sağ şeride geçtik ki, teyzem zor tutunabildi.

Neyse yardımlarla inerken, şoför gencimizin, trafiğini altüst ettiği diğer şoförlere bağırarak cevabı...

"SAKAT VAR ARABADA SAKAAAT" Terbiyenin, saygısızlığın dip yaptığı nokta....


Kadıköy-Bostancı otobüs hattı; otobüs tıklım tıklım...

Otobüs soförü sesleniyor, "arkadaşlar biraz daha ileyebilirseniz, yolcu dışarda kalmasın, günah"

Şaka değil, gizli kamera falan da yok. Kibar, beyefendi bir şoför. Yolcular bu kibar davranışa nasıl riayet etmesin? Bir sonraki sesleniş "arkadaşlar, bakın 1 yolcumuz kaldı dışarda, söz onu alalım birdaha almıcam dışardan" İnsanlığın, efendiliğin tavan noktası...

* * *

Eczacıların işi zor gerçekten, ancak hastaların işi çok daha zor.

Eczacıların kafası karışık, hastaların daha da karışık.
Malum uzun zamandır, ilaç fiatları karmakarışık bir durumda.
Fiatlar aşağıya çekildi, ilaç bulunamıyor, depolarda yok, ya da belirsizlikten yok deniyor, barkodlu sisteme geçildi...

Bu böyle uzayıp gidiyor. Gidiyor gitmesine de, bağzı uyanık eczacılar bundan bir güzel faydalıyorlar haberiniz ola.
Fiyatını çok iyi bildiğim, sürekli kullandığım bir ilacı almak için eczane'deyim.

İlacın fiatının 3 katı istendi benden... Şaşırdım, itiraz ettim, çok emin olduğumu tekrar bakmalarını rica ettim.

Aldığım doğru cevaptı... Adam güya mahçup oldu, yarım ağızla "kusura bakmayın" dedi.

Ya ben ilacın fiatını bilmeseydim? Kim bilir kaç vatandaş, aldığı ilacın ne kadar olduğunu bilmeden, kaç katı ödeme yapıyor? Kim bilir kaç vatandaş "saf" yerine konuyor?

Devir "UYANIK" olma devri.
Herkes bir şekilde boşluklardan faydalanma hinliğini kullanma yolunda.
Siz daha uyanık olun, hin fikirlilere fırsat vermeyin, benden söylemesi...

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın