Tamer Ayyıldız

Tamer Ayyıldız

Ömer Amca (5) Final...

Evet insanoğlu unutur,

Koreden Ömer amcanınhikâyesini yazarken aniden bizim için de bir Kore seyahati vasıl oldu, kalktıkgittik.

O topraklarda 800 yakınMehmetçik şehidimiz yatıyor. Koreliler bize minnettar.

Türküm dediğinizde size birbaşka muhabbetle bakıyorlar, ancak şikayetleri bu büyük dostluğun yeni nesiltarafından bilinmemesi. Hatta birçokları son dünya kupası maçında Türkiye nin Koresavaşına katıldığını öğrenmiş.

Koreliler de zamanlaunutuyorlar,  bizlerde unutuyoruz,

Bu günümüzü, geçmişimizi vegeleceğimizi…. Nereden gelip nereye gittiğimizi..

Kısaca kendimizi..

Gelelim Ömer amcanın final bölümüne..

Nasıl olmuşta Doktor Ömer delerinin kanlısıile dost olmuş olmuştu… ?

Geçmiş kendi kendisine küllenirken, yaşlıadam artık Dr.Ömer beyin özel hastası durumundadır, yaptıkları kısa sohbetlerdebu yaşlı adam Türkler ve dinimiz İslam hakkında sorular sorar yıllardır birikenmerakını gidermeye çalışır.

Ve bir gün o kısa sohbetlerden birinde artıkkendi adını Ömer olarak değiştirmek istediğini söyler ve Müslüman olmak içinDoktor Ömer Bey den yardım ister.

Doktor Ömer bey, kendisine kelime-i şahadetgetirmeyi öğretir, yaşlı Avustralyalı bir de tespih ister çekmek için, ziraesaret günlerinde görmüştür Türk askerlerinin ellinde.  

Aradan çok geçmemiş,

Bir gün “lütfen 217 numaralı odaya gidin!”anons ile odaya giren Dr.Ömer Bey, Ömer Amcayı bir elinde tespih, açık duransol kolundaki dövme Türk bayrağı, göğsünde imanı ile son anlarını yaşıyorolarak görür.

Hemen başucuna oturup, kendisine kelime-işahadeti söylettirir ve o şekilde kucağımda ruhunu teslim eder AvustralyalıAnzak Ömer Amca.

Ben sizlere 1917 den sekip 1957 e oradan da 2010yılına gelmiş bir hikaye getirdim, Masalların ardından düşen üç elma isemaalesef yok, çünkü bu okuduğunuz gerçek bir hikaye.

Bize kendimizi hatırlattı, ancak buradabitmiyor tabi;

Ömer amca Türk ve Müslüman olarak can verdi,şimdi onun gibi Çanakkale de savaşmış birçok Anzak her yıl, bıkmadan usanmadanülkemizdeki dedelerinin mezarlarını ziyarete geliyor.

Avustralya da yaşayan birçok Türk göçmenaile var.

Dedelerimiz Josef Miller  gibi binlercesini kazandı, Çanakkale de yatanAnzaklar ve diğerleri bizim evlatlarımız oldu, sağ kalıp dönenlerden yüreğiniÇanakkale de bırakanlar var, ama biz kendi vatanımızda doyuramadığımızevlatlarımızı göçmenler olarak onlara verdik.

Bununla da yetinmeyip hala birbirimiziöldürmeye devam ediyoruz.

Neden? Özgürlük, vatan, millet, din, namus,lisan, kültür için mi?  

Yoksa koca bir kapitalizm emperyalizm veyaküreleşme yalanımı var perdenin arkasında.

Kore’de de aynı oyun var. Onlar çoktanbölünüp parçalanmış, kardeş kardeşe düşman olmuş.  

Neyi unuttuk?

Neden, nasıl unutuyoruz?  Nereye gidiyoruz;

Çoğu zaman kontrol edemiyoruz, hoşnuttaolmasak “ bindik bir alamete gidiyok gıyamete” bir kere”.

Bizim Hoca,bir gün dik başlı bir katıra binmiş; hayvan alabildiğine gidermiş. Hoca, katırızapt etmeğe çok çalışmış, fakat muvaffak olamamış. Katır dörtnala giderken,tanıdıklarından biri Hoca’ya bağırmış:

-Hocam nereye böyle?

Hoca cevap vermiş:

-Katırın istediği yere! ………….

Cevap hocada,

Bindiği katırı zapt edemeyen, katırın gittiği yere gider..

O vakit;

Katır da İnsan da bir olur, biri diğerinden ayır edilemez.



Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın