26.07.2016 12:26 Güncelleme Tarihi: 26.07.2016 19:30

​Aşçı olmak

​Aşçı olmak

Mutfağa girer girmez yemek yapacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İşleri daha yavaş yapmak ve kendinize kıymak istemiyorsanız öncelikle bıçak kullanmayı öğrenmelisiniz.

O kadar çok doğrama yaparsınız ki artık elleriniz nasır tutar. Bu işlemi tam olarak öğrendiğinizde ise size evde hayranlıkla bakan eşinizi ya da işe yeni başlayan elemanınızı görmek size o kadar parmak kesmenizin ardından farklı bir haz yaşatır.

Sürekli üretiyor olmanın mutluluğu ve insanların yaptıklarınızı keyifle ve severek yediği maaştan daha yüksek tatmin sağlayan başka bir meslek yoktur bence. Bununla beraber ekranlarda gördüğünüz ünlü şeflerin ve tanıdığınız aşçıların sadece çikolatalı mousse yaptığını ve tek işleri limonlu cheesecake üzerine limon rendelemek olduğunu düşünmeyin. Kimi zaman sanki yer kabuğunun içine girmişçesine sıcak olan mutfakta kazanlar dolusu yemekler yapılıyor. Ayrıca bu sıcak ortamda  biyerlerinizi yakmaktan acıya ve yanığa dayanıklı hale gelirsiniz.

Bu işi yapıyorsan bütün gün ayakta durmak zorundasın bazen sabah başladığın işi, gece 12-1 gibi sonlandırırsın. Çalıştığın dar bir mutfaksa 10-12 aşçıyla sıkış sıkış çalışman gerektiğin bir iştir aşçılık. Uyku, senin vücudunu dinlendirmiş olduğun bir eylem haline gelir. Yatakta saatlerce keyif yapmak bu meslekte yoktur. Bu uykusuzluğun ve yoğun çalışma saatlerinin yanı sıra senden daha iyi bilir, boş vaktini nasıl harcayacağını bir aşçı.

Aşçı da olsanız yemeklerin içinde aç kalır, mesai bitip temiz hava aldığınızda acıktığınızı anlarsınız. Bir şarkıcının albümündeki bütün şarkılar güzel olması gerekmiyor, ya da bir ressamın tüm tabloları ses getirmiyor ama siz aşçıysanız yemeği her zaman güzel yapmak zorundasınız.

Müşteri haklıdır, aç müşteri daha da haklıdır, yemek her zaman vaktinde masada olmalıdır. O masadan 50 tane olması ve tüm siparişlerin farklı siparişler olması önemli değildir. Mufakta en az Ajda Pekkan kadar herkes gergindir. Ve senden yaşlı olan servis saatine az kala bozulan mutfak ekipmanların, makinelerin olur.

Tarz sahibisindir. Bir asker, bir doktor kadar karizmatik görünen bir üniforman vardır. Ekralarda gördüğümüz farklı aşçı şapkalarını yumurta kırarken bile taktığınız olmuştur. En yakın arkadaşın mutfaktan çıkar, bütün gününü birlike geçirirsin annenden babandan fazla gördüğün arkadaşınla servis telaşını beraber atlatır, yemek yapar, aynı tabağa kaşık atarsın.

Yemeğin en lezzetlisini sen yersin, annenin yemeklerine karışabilir ona fikirler verebilirsin. Her aşçının olduğu gibi seninde sırların olur kimsenin bilmediği. Gurme olduğunu iddia etmezsin ama arkadaşlar hep sana sorarlar yemek yaptıklarında yada bir yere yemeğe gidileceğinde, bu da senin hoşuna gider farklı bir hava yaratır arkadaşlar arasında önder olursun.

Farklı bakmak senin normalin olur. Herşeyi yemek olarak görüp yolda duvara çizilen bir resimden bile ilham alırsınız. Küçük dokunuşlara alışkın olduğun için hayatının detaylarına hakim olursun.

Yemek yapmak bir aşktır. Tabağın sonunda çıkan lezet, size yemek yemenin sadece karnımızı doyurmak olmadığını öğretir. Arkadaşlar arasında popüler olursunuz, insanlar mesleğinizi öğrendiğinde sizinle sohbet etmek için kendini parçalar.

Aşçılık birazda olsa deli olmaktır..

Ve.. herşeye rağmen yemek yapmak vazgeçilmez bir tutkudur.
                      

Soru, görüş ve önerileriniz için maillerinizi bekliyorum.
Ayrıca, Facebook  İnstagram adreslerimi de takip edebilirsiniz..

Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere..