Irak Hac ve Umre Bakanı El-Atıyye, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'i ziyaretinde, 'Yeniden karayoluyla hac imkanını öneriyorum. Bu konuda çalışabilirsek faydalı olur.' dedi.

Irak'tan Türkiye'ye karayoluyla hac teklifi

Irak Hac Bakanı Halid El-Atıyye, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'i makamında ziyaret etti.

Görmez, İslam dünyasının zor dönemlerden geçtiğini ve en büyük imtihanı da Irak'ın yaşadığını belirterek, "Bu imtihanlardan başarıyla geçmelerini ve yeniden Bağdat'ı dünyanın Medinetüsselamı haline getirmelerini yüce Rabbimden niyaz ediyorum." diye dua etti.

Sadece can emniyetinin değil din güvenliğinin de bir tehdit altında bulunduğuna dikkati çeken Görmez, bunlar arasında tehlikelisinin cehalet olduğunun altını çizdi. Görmez, diğerlerini de tefrika, DEAŞ ve benzeri tekfir ideolojilerinin İslama musallat olması ve mezhepçiliğin dine mensubiyetin önüne geçmesi şeklinde sıraladı.

Bütün bunların üstesinden ancak ilim ve hikmetle gelinebileceğini ifade eden Görmez, "Bunun için de bilhassa dini müesseselere çok büyük görevler düşüyor. Onun için siyaset kendi yolunda devam ederken, ilim adamları, dini müesseseler çok daha aktif davranarak, coğrafyamızda yeniden ilmi, hikmeti, barışı, adaleti tesis etmek için ellerinden gelen her türlü gayreti sarf etmeliler." değerlendirmesinde bulundu.

"Müslümanlar kıblegahta buluşmaya devam etmelidir"
Görmez, "Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz" atasözüne atıfta bulunarak, İstanbul'un Bağdatsız, Bağdat'ın İstanbulsuz olamayacağını dile getirdi.

Son yaşanan bütün acıları "cümle-i mutariza" olarak nitelendiren Görmez, "İnşallah, bütün bunları geride bırakarak yeniden yeni bir sürecin, barışın önünü birlikte açarız." dedi.

Görmez, hac ve umre konularında her türlü iş birliğine hazır olduklarını bildirerek, şöyle devam etti:
"Geçen sene hac ibadetinde bazı kardeşlerimizin gelmemiş olması bizi de üzmüştür. Mezhebi, meşrebi ne olursa olsun ehli kıble olan bütün Müslümanlar kıblegahta buluşmaya ve birleşmeye devam etmelidir. Arafat'ta birlikte olmayı terk etmemeliyiz. Ta ki muarefemiz (tanışıklık), irfanımız, marifetimiz devam etsin. Sayda birlikte koşmayı asla terk etmemeliyiz ki sayımız meşkur olsun (beğenilmek). Peygamberimiz Aleyhisselamın, İslam ümmetinin geleceğine dair taşıdığı bir hülyası ve bir umudu olmuştur. Diyor ki, 'İnşallah bir gün gelecek Hadra Mevt'ten bir kadın tek başına devesine binecek ve bütün çölleri aşarak gidecek, Kabe'yi tavaf edecek. Ve tekrar özgür bir şekilde kendi ülkesine dönebileceği günü özlüyorum.' Ümmetin güvenliği açısından bu Resulullahın bir arzusu, bir isteği. Resul-i Ekrem Aleyhisselam'ın bu hadisinden hareketle inşallah yakın gelecekte öyle günler gelecek ki, Türkiye'den hacıların eskiden olduğu gibi emniyet ve güven içerisinde Bağdatlı kardeşlerine selam vererek, onlara misafir olarak oradan inşallah Kabe'ye gidebilecekleri günleri özlüyoruz."

"Yeniden karayoluyla hac imkanını öneriyorum"
Irak Hac ve Umre Bakanı Halid El-Atıyye de iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunarak, "Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, iki halkın arasına fitne ve fesat tohumları ekmeye çalışsalar da bunların geçersiz olacağını düşünüyorum." diye konuştu.

Ziyaretlerini, iki ülke arasında yeniden iş birliği için küçük bir adım olarak tanımlayan Atıyye, Diyanet İşleri Başkanlığının tutumunun kendilerine umut bahşettiğini söyledi. Türkiye'nin hac ve umre konusundaki tecrübesinden yararlanmak istediklerini belirten Atıyye, "Yeniden karayoluyla hac imkanını öneriyorum. Bu konuda çalışabilirsek faydalı olur. Suudi Arabistan ile bu konuyu görüştük ve iyi sonuçlar ortaya çıktı. Yeni bir hac kapısının açılması konusunda mutabık kaldık." ifadesini kullandı.

Atıyye, Türk hacıların Bağdat'ı ziyaret ederek kutsal topraklara gitmesi düşüncesinin çok yararlı olacağını vurgulayarak, İmam-ı Azam'ın, Abdulkadir Geylani'nin kabri şerifini ziyaret etme fırsatı bulacaklarını dile getirdi.

Irak'ın işgal edildiği sene ilk hac mevsiminde yaşadığı bir anıyı paylaşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez ise, 20-30 bin Iraklı hacının hiçbir organizasyon olmadan hacca geldiğini anlattı. Bunu görür görmez Suudi Arabistan Hac Bakanı İyad el-Medeni'ye, Diyanet İşleri Başkanlığının Mina'daki 25-30 bin kişilik çadırlarında bu hacıların kalmasını teklif ettiklerini aktaran Görmez, "Iraklı hacıları bizim Türk çadırlarına yerleştirdik. 'Zorluk çıkarırlar' dediler. 'Biz komşuyuz bizim şufa (ön alım) hakkımız var.' dedim." sözlerine yer verdi.

Iraklı Bakan, Abdulhamit Han'ın resmini hediye etti
Iraklı Bakan Atıyye, görüşmenin sonunda Görmez'e iki ülke arasındaki tarihi bağı hatırlatmak adına tarihi eser özelliği taşıyan Sultan Abdulhamit Han'ın resminin yer aldığı bir seramik ile tespih verdi.

Görmez de Atıyye'ye Kur'an-ı Kerim hediye etti.

OGÜNhaber