İsrail, İngiltere'nin Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine yönelik yaptırım kararının ardından kapatılmasını istediği Doğu Kudüs'teki İngiltere Konsolosluğu'nun mevcut formatta faaliyetlerine son verdi. İsrail Dışişleri bakanı, ‘İsrail’e karşı hareket eden her ülke, bunun bedeli olacağını bilmeli’ dedi.

İsrail, Doğu Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu'nun resmen kapattı: 'Karşı hareket eden her ülke, bedeli olacağını bilmeli'

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, 8 Ekim'de sona eren 30 günlük sürenin ardından konsolosluğun resmi olarak faaliyetlerini tamamladığını duyurdu. Sa'ar, İngiltere ile varılan mutabakat kapsamında başkonsolos dahil 20 İngiliz diplomatın görevinden ayrılacağını, binada ise 7 İngiliz diplomatın çalışmaya devam edeceğini belirtti. Konsolosluğun tabelaları da sökülürken İngiliz bayrağının binada kalmaya devam ettiği görüldü.

Sa'ar, İsrail'in İngiltere'nin adımlarına karşılık verdiğini belirterek, "İsrail'e karşı hareket eden her ülke, bunun bir bedeli olacağını bilmelidir" ifadelerini kullandı. İsrailli bakan daha önce de Londra'nın yerleşimlere yönelik yaptırım kararını "düşmanca" olarak nitelemiş ve konsolosluğun kapatılması da dahil bir dizi karşı önlem açıklamıştı.

İngiltere: İsrail'in kapatma yetkisini tanımıyoruz
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise İsrail'in konsolosluğu kapatma konusunda hukuki bir yetkiye sahip olduğunu kabul etmediklerini söyledi.

Miliband, yapılan görüşmeler sonucunda konsolosluk binasının kapanmayacağını ve bugünden itibaren "UK Mission, Jerusalem" (Birleşik Krallık misyonu, Kudüs) adıyla faaliyet göstereceğini belirtti. Misyonun Filistinlilere yönelik hizmetleri ve Batı Şeria, Gazze ve Kudüs'teki çalışmalarını sürdüreceğini ifade eden Miliband, İngiltere'nin Doğu Kudüs'ü işgal altındaki toprak olarak görmeye devam ettiğini vurguladı.

İngiltere, son haftalarda bazı diplomatlarını ve ailelerini güvenlik gerekçesiyle bölgeden çekmişti. Miliband, gerekli güvenlik güvenceleri sağlandıktan sonra misyondaki İngiliz varlığının yeniden güçlendirileceğini söyledi.
Londra ayrıca İsrail'e karşı karşılıklı diplomatik yaptırım uygulamayacağını açıkladı. Daha önce İngiltere'nin, konsolosluk kapatılırsa Londra'daki 27 İsrailli diplomatın sınır dışı edilmesini değerlendirdiği öne sürülmüştü. Ancak iki ülke arasındaki son anlaşmayla İsrailli diplomatların görevlerinde kalacağı bildirildi.

Kriz nasıl başladı?
Kriz, İngiltere'nin 8 Eylül'de Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik yaptırım ve ticaret kısıtlamalarını açıklamasıyla başladı. İngiltere, kararın İsrail'in yerleşim genişletme politikaları ve Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının artması nedeniyle alındığını belirtti. Fransa ve Kanada da benzer yaptırımlara katıldı ancak İsrail bu ülkelere karşı İngiltere'ye yönelik adımlara benzer bir karşılık vermedi.

İsrail, İngiltere'nin kararına karşılık olarak Doğu Kudüs'teki konsolosluğun kapatılmasının yanı sıra İngiliz temsilcilerin Kiryat Gat'taki uluslararası Gazze destek merkezinden çıkarılmasını, İngiltere'nin Ramallah'ta Filistin Yönetimi güvenlik güçlerini eğitme faaliyetlerinin sonlandırılmasını ve 12 İngiliz vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanmasını kararlaştırmıştı.

İngiltere'nin 1839'da kurulan konsolosluğu, İsrail devletinin 1948'de kurulmasından bir asırdan fazla önce faaliyete geçmişti. Şeyh Cerrah'taki temsilcilik, İngiltere'nin Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinlilerle ilişkilerini yürütüyor ve Filistinlilere konsolosluk hizmetleri sağlıyordu. İngiltere'nin İsrail hükümetiyle diplomatik ilişkilerinden sorumlu büyükelçiliği ise Tel Aviv'de bulunuyor.
OGÜNhaber