Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından ‘Avrupa Birliği 115. Eğitim Sertifika Programı’ kapsamında düzenlenen konferanslar serisinin üçüncü konuğu NEVÜ Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı oldu. Bağlı konferansta “Avrupa Birliği’nin Kuruluş Felsefesi” üzerine konuştu.

Rektör Bağlı İİBF’de “Avrupa Birliği’nin Kuruluş Felsefesi” üzerine konuştu

NEVÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen konferansa; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Öcal, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Şükran Güngör Tanç ve Dr. Öğr. Üyesi Murat Demirel, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Konuşmasına düzenlenen programın önemine değinerek başlayan Rektör Prof. Dr. Mazhar Bağlı, “Öncelikle Konrad Adenauer-Stiftung Vakfına bizim üniversitede de böyle bir program yaptığı için teşekkür ediyorum. İkincisi ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerimizin bu konulara olan ilgileri de beni hem heyecanlandırıyor hem de çok umutlandırıyor” dedi.
Rektör Bağlı devamında “Türkiye-Avrupa Birliği müzakereleri sürecinde hem akademisyen hem de TBMM’nde bulunan milletvekili sıfatıyla, 2009-2011 yıllarında Avrupa Birliği raportörlerinin Türkiye ile görüşmelerinin hazırlık sürecinde bulunmuş birisi olarak söylüyorum ki, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne, Avrupa Birliği’nin de Türkiye’ye ihtiyacı var. Fakat bir problem var ve bu problemi aşması gereken taraf biz değil Avrupa Birliği tarafı. Avrupa Birliği Büyük Elçisi üniversitemize geldiğinde kendilerine de bunu ileterek dedim ki; sizler bizden demokrasi standardımızı ve insan haklarımızla ilgili çalışmalarımızı belli bir çıtaya yükseltmemizi istediniz. Ancak biz 15 Temmuz’da dünyada eşi benzeri görülmeyecek bir kahramanlıkla demokrasiye sahip çıkarak, bizim demokrasimize, ülkemizin birliğine, ülkemizin siyasal iktidarına darbe yapmak isteyen bir terör örgütünü, bir casuslar çetesini ülkemizden kovduk. Ama Avrupa Birliği bizim yanımızda yer almadı, bu örgütün yanında yer aldı. Bugün Avrupa Birliği Fetö terör örgütüne sahip çıktı. Bu ciddi olarak bizim bu konuyla ilgili olarak ilişkilerimizi ve iyi niyetimizi zedeledi. İkinci konu ise Avrupa Birliği’nin kendi anayasasında bir ülkenin sınır problemi varsa o ülke birliğe üye olarak asla kabul edilemez. Kıbrıs’ın sınır problemi olduğu halde birlik Kıbrıs’ı bir üye ülke olarak kabul etti. Niye kabul ettiklerine dair sorunun cevabı da dahi yok. Bizim 1959 başlayan ve devam eden bir müzakere sürecimiz var ve Avrupa’nın bizde istediği her şeyi yerine getirmemize rağmen önümüze her zaman hedefler koymaya devam ettiler. Bizden istenen gelir dağılımdaki adaletsizlik, enflasyonla mücadele gibi ekonomik kriterleri yakaladık. Yine aynı şekilde siyasal sistemimizi değiştirdik. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu meseleleri çözmeye yönelik ortaya koyduğu kararlılığında Avrupa Birliği yine Türkiye’nin yanında yer almayarak, aynı Fetö terör örgütünde olduğu gibi PKK terör örgütünün yanında yer aldı. Bu iki konu Türkiye ve Avrupa Birliği arasında iki derin yara açmıştır. Biz bu saatten sonra Avrupa Birliği ile yolumuzu yine de ayırmıyoruz. Bu kadar diplomatik ilişkilere ve dayatmalara rağmen bugün dünyada karşı karşıya kalınan ciddi bir kriz var. Bunlardan birincisi insan hakları, ikincisi ise demokrasi. Bu iki alana yeni bir vizyon katacak olan aktör Türkiye ve Avrupa Birliği’dir. Tek başına bunu ne Türkiye, ne de Avrupa Birliği başarabilir. Sadece İslam Coğrafyası değil bütün dünya bunu birlikte başarmamıza muhtaç durumda” diye konuştu.
Konferans Rektör Bağlı’nın konuşmalarının ardından öğrencilerin sorularının cevaplanması ile son buldu.
OGÜNhaber