İngiltere Merkez Bankası'nın 5 Kasım'da açıklayacağı kararla, üç yıl aradan sonra politika faizini yüzde 4'e yükseltmesi bekleniyor. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon, faiz artışını kaçınılmaz kılarken, bu durum özellikle konut kredisi borçluları için zorlu ve belirsiz bir dönemin kapılarını aralıyor.

İngiltere'de beklenen faiz depremi: Konut kredileri tehlikede

Küresel piyasaların nefesini tutarak beklediği kritik gün geldi çattı. İngiltere Merkez Bankası, 5 Kasım Perşembe günü açıklayacağı yeni kararla, ülke ekonomisinde sarsıcı bir etki yaratmaya hazırlanıyor. Türkiye saatiyle tam 15.00'te duyurulacak olan kararda, politika faizinin 25 baz puanlık bir sıçramayla yüzde 3,75'ten yüzde 4'e çıkarılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Beklentilerin gerçeğe dönüşmesi halinde banka, Ağustos 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırım silahını çekmiş olacak.

Peki, İngiltere'yi bu sert müdahaleye iten asıl tehdit ne? Uzmanlara göre cevap, hızla tırmanan enerji maliyetleri ve bunun sonucunda yeniden alevlenen enflasyon dalgası. Ekonomistlerin ve yatırımcıların gözü kulağı sadece bu olası artışta değil; bankanın gelecekteki para politikası adımlarına dair metin aralarına gizleyeceği mesajlarda olacak.

Enerji şoku büyüyor: İngiltere'de enflasyon fren tutmuyor
Ülkede giderek ağırlaşan ekonomik tablo, resmi verilere de endişe verici bir netlikle yansıyor. İngiltere'de yıllık tüketici enflasyonu, ağustos ayındaki yüzde 3,1 seviyesinden eylül ayında hızla tırmanarak yüzde 3,5'e ulaştı. Bu sıçrama, enflasyonu son 11 ayın en yüksek zirvesine taşırken, Merkez Bankası'nın güvenli liman olarak gördüğü yüzde 2 hedefinden de iyice uzaklaşıldığını kanıtladı. Ulusal İstatistik Ofisi verilerine göre, bu amansız yükselişin arkasındaki baş aktör ise durdurulamayan akaryakıt fiyatları oldu.

Fiyat baskısı yalnızca enerjiyle sınırlı kalmadı ve ekonominin tüm kılcal damarlarına sızdı. Enerji, gıda, alkol ve tütünü dışarıda bırakan çekirdek enflasyon yüzde 2,6'dan yüzde 2,8'e, hizmet enflasyonu ise yüzde 3,4'ten yüzde 3,7'ye yükselerek kış ayları öncesinde tüketicinin sırtındaki yükü ağırlaştırdı. Enerji düzenleyicisi Ofgem'in ekim-aralık dönemi tarifelerine göre, otomatik ödeme yapan tipik bir hanenin yıllık fatura tutarı 1.723 sterlin olarak belirlendi. Kurum, önceki döneme göre artışı yuvarlanmış olarak yüzde 4 düzeyinde açıklarken, hanelerin ödeyeceği gerçek tutarın kışın ortasında daha da sarsıcı olabileceği konuşuluyor.

Bu noktada kritik bir uyarıda bulunan Investec analisti Ellie Henderson, enerji maliyetlerindeki bu geçici şokun, "kalıcı bir fiyat baskısına" dönüşme riskinin giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor. Henderson'a göre, üreticilerin bu devasa maliyet şokunu daha fazla üstlenememesi halinde fatura doğrudan mağaza raflarındaki etiketlere kesilecek.

Eylül'deki çatlak derinleşiyor: Karar masasında neler olacak?
Geçtiğimiz eylül ayında yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında, perde arkasında yaşanan görüş ayrılıkları aslında bugünün habercisiydi. O toplantıda faiz, altıya karşı üç oyla yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutulmuştu. Ancak muhalif kalan üç üye, o gün bile faizin 25 baz puan artırılarak yüzde 4'e çıkarılmasını talep etmişti. Sonrasında peş peşe açıklanan yükseliş eğilimli enflasyon verileri, kasım kararı öncesindeki sıkılaşma tartışmalarını zirveye taşıdı.

Kurulun karar masasında yalnızca enflasyon değil, ülkenin genel ekonomik sağlığını gösteren veriler de yatırılacak. İngiltere ekonomisi ağustos ayında sadece yüzde 0,1 büyürken, haziran-ağustos döneminde işsizlik oranı yüzde 4,7 olarak kaydedildi. Banka, yüksek enerji fiyatlarının şirketlerin fiyatlama davranışlarına sızıp sızmadığını yakından izliyor ve karar günü yayımlanacak yeni büyüme görünümü piyasaların yönünü belirleyecek.


Beklenen bu faiz artışı, etkisini en acımasız şekilde emlak ve kredi piyasasında gösterecek. Alınacak karar, konut kredisi borçluları için yepyeni bir bütçe sınavı anlamına geliyor. Merkez bankası faizine doğrudan endeksli veya değişken faizli kredisi olan vatandaşların aylık taksit ödemelerinde anında sert bir artış yaşanması bekleniyor. Kredi veren kuruluşların tarifelerini hızla güncellemesi gündemde.

Öte yandan, sabit faizli anlaşması bulunanlar mevcut sözleşme dönemi boyunca fırtınadan korunmuş gibi görünse de, bu durum sonsuza dek sürmeyecek. Sabit faiz süresi dolup yeni bir anlaşma masasına oturacak olan borçlular, o tarihte karşılarında çok daha yüksek ve zorlu finansman koşulları bulacak. Piyasalar şimdi, faizin yüzde 4'e çıkarılmasının ardından bunun devam eden bir faiz artırım fırtınasının başlangıcı olup olmadığını anlamak için kurul üyelerinin vereceği gizli mesajlara odaklanmış durumda.
OGÜNhaber