İstanbul'da uzun yıllardan beri, devlete milyonlarca lira zarara mal olan taksi plakası baronluğuna bir türlü dur denilemiyor. Beraberinde, ''kayıt dışı gelir'', ''kaçak işçi çalıştırma'' ve ''haksız yere kazanç sahibi'' olma gibi suçları da getiren ''plaka baronluğu'' bugünlerde alabildiğine artmış bulunuyor. Sadece İstanbul'da 18 bin 650 civarında taksi plakası olduğu biliniyor. İki üç ay öncesine kadar 500 bin dolardan alıcı bulan ''ticari taksi plakaları''na sahip sadece 500 kadar şoförün olduğu belirtiliyor. Diğer plakaların ise baronların elinde bulunduğu kaydediliyor. Bu ticari taksi plakaları galericiler vasıtasıyla veya simsarlar vasıtasıyla kiraya veriliyor. Bazen de fahiş fiyatla devrediliyor.
MİLYON DOLARLIK SEKTÖR
İstanbul'da faaliyet gösteren 18 bin 650 civarındaki ticari taksilerin büyük çoğunluğu, taksi baronlarının kontrolünde. Biri gündüz, biri de akşam olmak üzere iki şoför çalıştıran taksi tüccarları, hem vergi ödemiyor, hem de çalıştırdıkları şoförleri sosyal güvenlik kapsamına aldırmadıkları için haksız kazanç sağlarken, devletin büyük vergi kaybetmesine neden oluyor. Geçen yıl, 300 plakanın el değiştirdiği pazarda, plakalar için harcanan bedel de 240 milyon YTL'yi buldu. Taksi plakalarının en fazla prim yaptığı il olan İstanbul'da, geçtiğimiz yıl 400 bin YTL'den satılan plakaların fiyatı, bu yılın başında 500 bin doları bulurken, bugünlerde 550 bin YTL ile 650 bin YTL arasında değişiyor. Ticari taksi plakalarındaki bu büyük artışın da en büyük etkeni ise, plaka fiyatları üzerinde yaratılan spekülatif baskılar oluşturuyor. Piyasayı elinde bulunduranlar, fiyatlarla istedikleri gibi oynayabiliyor. Taksi sayısının sınırlı tutulması ve son 10 yıldır yeni bir plaka ihalesinin açılmaması da fiyatların yükselmesinde önemli rol oynuyor.
ZOR GÜNLER GEÇİRİYORLAR![]()
İstanbul'da günlük 750 bin ile bir milyon yolcu taşıdıkları belirtilen ticari taksilerin çok büyük bölümü kiralık şoförlerin kontrolünde. Taksi plakasına sahip olupta gerçekten taksicilik yapan insan sayısının 500 civarında olduğu sanılıyor. Bu da 100 ila 150 bin kişinin ekmek yediği meslekte ‘baronluğun' hangi boyutlarda olduğunu göstermesi bakımından önem arz ediyor. Binlerce taksici, 5 milyar 814 milyon YTL'lik dev pastadan pay kapmaya çalışan plaka baronları yüzünden zor günler yaşıyor. Bir yandan plaka kirasının çok yüksek olması, diğer yandan araçların bakımsız ve sık arıza yapması şoförlerin belini büküyor. Ekonomik kriz nedeniyle azalan taksi müşterisi de bunlara eklenince, taksi şoförlerinin tadı tuzu kalmıyor. Tepede baron baskısı, altta ekonomik kiriz, taksicilik mesleğinin sonunu getirmek üzere.
KÖR DURMUŞ FAKTÖRÜ
Plaka baronluğunun, ilk fitilini de 700'den fazla ticari taksi plakasını elinde bulunduran Kör Durmuş adlı tefecinin yaktığı taksici camiasında sık sık dile getiriliyor. İddiaya göre, İstanbul Aksaray'a tefecilik yapan Kör Durmuş, zamanla taksi plakaları toplamaya başladı. Bir süre sonra spekülasyonlarla taksi fiyatları en karlı yatırım araçlarından biri haline geldi. Taksici derneklerini ve uzun yıllardır bu meslekten ekmek yiyen emektar taksicilerin anlattığına göre, Durmuş'un ölümünden sonra da bu 700 plaka damatlarına geçti, şimdilerde de plakaların önemli bir kısmı Bağcılar'daki Oto Center'da bulunan bazı galericilerin elinde bulunuyor. Aylık 3-6 bin YTL arasında kiraya verilen taksi plakaları için ayrıca baronlara yılda 8 bin YTL civarında da hava parası ödeniyor. Bu da galericilerin ve baronların, taksi plakası üzerinden elde ettiği kazancı göstermesi bakımından önemli. Birçoğu devlete vergi vermiyor. Şoförlerin sigorta kapsamında olmaması ise ayrı bir sorun. Devlet böylelikle hem vergiden olurken, kayıt dışı da büyümüş oluyor. Taksi odaları bu duruma devletin bir el koyması gerektiği konusunda hem fikir.
Taksicilerin bir diğer iddiası ise, zamanında bir yatırım için taksi plakası alan vatandaşların, plakalarını satmaya zorlanması. Kamuoyuna, cinayetleri ve soyulmaları ile gelen taksicilerin bir sorununun da zorla plakalarını satma baskısı olduğu da ortaya çıkmış oluyor. Plakaların zorda kalan taksicilerden plaka baronları tarafından toplandığını savunan taksiciler, ''Yeni bir rant kapısı oluşturuyorlar. Plakaların değerini gereksiz yere artırıyorlar. Ellerindeki plakaları da yüksek fiyattan kiraya veriyorlar'' diyerek tepkilerini dile getiriyor. Baronların, tefecilerin ya da karapara aklamak isteyenlerin eskiden otobüs alarak paralarını akladığını öne süren taksiciler, bu kişilerin şimdi taksilere el attığını ileri sürdü. Taksiciler, ''Plakalar adeta hisse senedi oldu, günlük işlem görüyor. Para aklamak isteyenler bizler alamayalım diye her gün fiyatı yükseltiyor'' iddiasında bulundular. 1991'den beri plaka ihalesi yapılmamasına rağmen özellikle Bağcılar Oto Center'daki bazı galerilerin ellerinde 400 kadar ticari plaka bulunduğunu ileri süren taksiciler, kiralama sisteminin kaldırılmasını istiyor.
ASLAN PAYI BARONLARA GİDİYORGünde 12 saatten fazla direksiyon başında olduğunu belirten taksi şoförü İ.K. (ismini vermek istemiyor), plaka baronları, tefeciler ve galericilerin plaka toplamaya devam ettiğini belirtiyor. Kiraya verilen plakaların aylık kiralarının, dürüst çalışanlar tarafından ödenemeyeceğini belirten İ.K, ''Aylık, 3, 3.5 bin YTL plaka sahibine, yıllık 8 bin YTL'de plakayı size kiraya veren galeriye hava parası olarak ödeyeceksiniz. Bu şartlar altında dürüst çalışan taksici para kazanamaz. Bu plakayı bu kadar yüksek rakamla kiralayanların başka işler de yapması gerekir'' diyor.
Günlük kiralamanın da 100-150 YTL olduğunu belirten taksici İ.K. çoğu şoförün hiçbir sigortasının da bulunmadığını kaydediyor. Taksicilerin tamamına yakının beklentisi ise, plaka sahiplerini kendi taksilerini çalıştırması. Böylelikle, kimsenin başkasını sırtından haksız kazanç sağlayamayacağını vurgulayan taksiciler, plaka baronluğunun da önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yeniden bir plaka ihalesinin şart olduğunu belirten esnaf, gerçekten bu işten ekmek yiyecek dürüst insanların bu plakaları almasını istiyor.
GÜLBEN ERGEN, PLAKA BARONESİ Mİ ?Öte yandan ünlü şarkıcı Gülben Ergen'in de yatırımlarının büyük bölümünü ticari taksi plakalarının oluşturduğu öne sürülüyor. Son iddialara göre ünlü şarkıcının elinde tam 50 adet ticari plaka bulunuyor. İstanbul taksici çevrelerinde Gülben Ergen, ‘Taksi Baronesi' olarak adlandırılıyor. Gülben Ergen'in plakaları galeriler aracılığıyla kiraya verdiği de belirtiliyor. Bir taksi plakasının İstanbul piyasasında 550-700 bin YTL arasında el değiştirdiği düşünülürse, Gülben Ergen'in, ‘plaka yatırımı' ile ne kadar karlı bir iş yaptığı da kendiliğinden ortaya çıkıyor.
DOLANDIRICILAR DA ÇIKIYORÖzellikle taksi baronlarından çok yüksek fiyatla plaka kiralayan bazı şoförler, yasal olmayan yollara başvurmaktan çekinmiyor. Alın teriyle evine ekmek götüren on binlerce taksi şoförünü de zan altında bırakan kötü niyetli taksiciler, akla hayale gelmedik yöntemler kullanıyor. İşte bir taksi şoförünün ağzından, dolandırıcılık yöntemleri:
1) Çift tarife: Bu yöntemde gündüz açılan taksimetre üzerine yazmadan geceye basarsa müşteri onun gece olduğunu göremez birde eski taksimetrelerde ampulleri patlatılarak müşterinin okuyamaması sağlanır.
2) Küçük lastik: Bu olayda taksimetrelerini normal ebat lastiklere göre ayarlatır, sonra yerlerine ince yanak denilen daha küçük lastik takarlar. Dönen lastik turunu daha erken atacağı için şaşırabilirsiniz yapmanız gereken durak araçlarını kullanmanız.
3) Sarhoş yaşlı avı: Bu olayda kurban ya bir yaşlı ya da sarhoş yolcu, bu yöntemde daha önceden ayarlamış olduğu birbirine benzeyen paraları değiştirmek ve müşterinin yanlış para verdiğini söyleyerek müşteriden aynı parayı tekrar almaktır.
4) Sahte para: Daha evvelden elinde olan sahte para ile müşterinin parasını değiştirerek müşteriye parayı iade eder. Birde nasihat edebilir, abi/abla bunu nerden aldın aman yakma kendini dikkat et!
KORSAN TAKSİLER APAYRI BİR DERT...![]()
Ekmeğini taksicilik yaparak çıkaran ve bunun için binlerce YTL kira ve hava parası ödeyen gerçek taksicilerin bir diğer sorunu ise ''korsan''
İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası'na göre, İstanbul'da korsan taksi sayısı, gerçek taksi plakasının 5 katından fazla. Bu da demek oluyor ki, İstanbul'da 110 bin civarında korsan taksi var. Bunların bir kısmı mahalle aralarında belli sayıda insanın bildiği duraklarda sivil araçlarla hizmet verirken, bazıları da gerçek taksi plakasını taklit eden korsan taksiler. Taksiciler, her defasında korsan faaliyet gösteren binlerce taksiden şikayetçi olmalarına rağmen gerekli tedbirin alınmamasından oldukça muzdarip. Taksici esnafının bu durumdan çok şikayetçi olduğunu ve ''korsan taksiciler'' ile aralarında kötü olaylar yaşanabileceğinden endişe ettiklerini söyleyen bazı taksi oda yetkilileri, ''Her caddede, her sokak başında bir korsan taksi var. Ayrıca sarı renkte olan ve başka illerden gelen ''59'' ya da başka plakalı korsan taksiler cirit atıyor. Bunlar artık öyle ileri gidiyorlar ki tarife broşürü bastırıp, evlere dağıtıyorlar. Ücret tarifesi içeren broşürler hazırlıyorlar.
Böyle bir furya hiçbir meslek gurubunda görülmemiş. Böyle bir şey olmaz. Vergisini ödemekte, evine ekmek götürmekte güçlük çeken taksici esnafına yapılan bu uygulama büyük haksızlık. Bunlara acilen dur denmeli'' diyor. Taksicilerin rahatsız olduğu bir diğer sorun ise korsan taksi durakları. İstanbul Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Semih Kaçanoğlu, İstanbul'da 2 binin üzerinde taksi durağı olduğunu, bunlardan yalnız 680'inin trafik komisyonundan onay aldığını söylüyor. Taksi duraklarının, 24 saat çalıştığı için mahallelerde karakol görevi üstlendiğini hatırlatan Kaçanoğlu, ''Taksi duraklarının ruhsatları verilmeli ve ana arterlerde indi bindi durakları yapılmalı.'' diyor.
OGÜN/20-26.Temmuz.2008/Sayı:82/Sayfa:04