AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Van’ın İran için büyük bir avantaj olduğunu belirterek, “Demiryolu, karayolu ve havayolunu düşündüğümüz zaman Van ilimiz, İran için lojistik merkez üssüdür” dedi.

Van’da Türkiye-İran Bölgesel İş Geliştirme Toplantısı

Elite World Van Hotel’de birçok İranlı iş insanın katılımıyla “Türkiye-İran Bölgesel İş Geliştirme Toplantısı” gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Cemil Öztürk, Edremit Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Atıf Çiçekli, Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, STK temsilcileri ve iş insanları katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas, İpek Yolu güzergahında bulunan İran ve Türkiye’nin komşuluk ilişkilerinin yıllardır hiç bozulmadığını belirtti. Van ilinin İran için büyük bir avantaj olduğunu ifade eden Milletvekili Arvas, “İran ile sınır kenti olmanın avantajları çok fazladır. Demiryolu, karayolu ve havayolunu düşündüğümüz zaman Van, İran için lojistik merkez üssüdür. Biz İran’ın Van’da bir konsolosluk açmasının karşılıklı ticaretlerin gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Van, İran’ın teknolojik ürünlerini dışarıya pazarlaması konusunda bir cazibe merkezi konumundadır” diye konuştu.

"Van ilimiz İran için büyük bir avantajdır"
Siyasi nedenlerden dolayı dünyanın İran’a ambargo uyguladığı sırada Türkiye’nin İran’a sahip çıktığını ve ambargo uygulamadığını ifade eden Arvas, “Bizler elimizden geldiği kadar komşu ve kardeş ülke olan İran’a kapılarımızı açıyoruz. Ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi için kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. İran’ın hammaddelerini dünyaya pazarlama noktasında Van ilimiz İran için büyük bir avantajdır. Van’ın bu avantajları ise İran’ın emrindedir. İran ile ticaret yapma noktasında her zaman hazırız. Biz Kapıköy Gümrük Kapısında modernizasyon çalışması yaparken, İranlı siyasilerinin de bu konuda bir adım atmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.

“İran ile ilişkilerimizi geliştirmek için var gücümüzle çalışmaktayız”
Tarih boyunca doğu bölgesinin İran sınır bölgeleri arasında ticaret ve sosyal ilişkilerin öteden beri sürdüğünü dile getiren DAKA Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray ise, “Ajansımızın görev alanı Van, Bitlis, Hakkari ve Muş illerini kapsamaktadır. Türkiye ile İran arasındaki toplam 560 kilometrelik sınırın 300 kilometresi Van’da olmak üzere büyük bölümü ajansımızın görev alanı içerisinde bulunmaktadır. Kapıköy, Razi ve Esendere sınır kapıları, demiryolu hattı ve iki karayolu ana güzergahı, bölgemiz sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarih boyunca bölgemizle İran sınır bölgeleri arasında ticaret ve sosyal ilişkiler olagelmiştir. Bugün de bu ilişkiler devam etmekte ve biz de bu ilişkileri daha da geliştirmek için var gücümüzle çalışmaktayız” dedi.

“Şu anki ticaret hacmi istenilen seviyede değildir”
Türkiye ve İran cumhurbaşkanlarının gösterdiği 30 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği yapması gerektiğinin altını çizen Güray, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye ve İran ülkelerinin toplam yüzölçümü Avrupa coğrafyasının neredeyse yarısına, toplam nüfusları ise Avrupa nüfusunun neredeyse 5’te 1’ine denk gelmektedir. Bu kadar büyük potansiyeli, tarihi ve kültürel kardeşliği olan önemli iki komşu ülke için şu anki ticaret hacmi istenilen seviyede değildir. İki ülke arasında ortalama 10 - 12 milyar dolar civarında olan ticaret hacmi, gerek iki ülkenin potansiyeli ve gerekse de iki ülkenin cumhurbaşkanlarının gösterdiği 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi bakımından ne yazık ki yetersizdir. Cumhurbaşkanlarının gösterdiği ticaret hacmine ulaşmak için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının hep birlikte elbirliğiyle çalışması ve çaba göstermesi gerekmektedir. Bugün gerçekleştirilen toplantı da bu çabalardan biridir ve inşallah iki ülke yararına olacak sonuçlar doğuracaktır.”

“İran’ın Türkiye’ye ihtiyacı var”
Türkiye ile İran arasında kurulacak bir ortak organize sanayi bölgesinin her iki ülkenin de büyümesine, gelişmesine ve kalkınmasına büyük katkı sunacağına dikkat çeken OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan da, “Hammadde kaynakları ve özellikle petrol ve petrol türevi hammadde kaynakları bakımından zengin ve ucuz olan İran’ın Türkiye’ye ciddi bir şekilde ihtiyacı var. İran yıllardır batılı devletlerin siyasi ve özellikle ekonomik baskısıyla karşı karşıyadır. Yüksek teknolojik üretim yapamamakta, yapsa bile pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Hammaddesi bol ve mühendislik olarak da iyi seviyelerde olan İran, batılıların ambargo ve siyası baskıları sonucu markalaşmada da zayıf kalmışlardır. Özellikle son zamanlardaki ABD ambargosu İran ekonomisini çökertme noktasına getirmiştir. Ülkenin ulusal parasının diğer ülke dövizlerine karşı olan sert düşüşü, ülkenin ödemeler dengesinin bozulmasına ve satın alma gücünün zayıflaması sonucu devalüasyona yol açmıştır. İşte burada Türkiye ile Türkiye’de kurulacak bir ortak OSB, İran’dan gelecek ucuz ve bol hammaddenin Türkiye’nin sahip olduğu imkanlarla orta yüksek ve yüksek teknoloji ile üretilen ürünler, ülkemizin markalaşmadaki tecrübelerinden de istifade edilerek ulusal ve uluslararası pazarlarda yerini alacaktır” diye konuştu.

“Van, İran ile bu ortak OSB’nin kurulacağı en uygun yerdir”
İran ile Türkiye arasında ticaret işbirliği açısında faaliyet gösterecek bir organize sanayi bölgesi konusunda Van ilinin en uygun yer olduğunu altını çizen Aslan, şunları kaydetti:
“Siz dünyanın en kaliteli ürününü İran markası ile üretirseniz uluslararası piyasalarda pazarlamada ciddi sıkıntılar yaşarsınız. Ama Türkiye markası ile ürettiğiniz her ürün dünyanın her tarafından istediğiniz pazarı bulabilirsiniz. Van kentimiz, İran ile bu ortak OSB’nin kurulacağı en uygun yerdir. İlimiz, İran İslam Cumhuriyetine en yakın ve en uzun sınır hattına sahiptir. Yakında tam kapasite ile ülkenin en modern gümrük kapısına sahip olacak ilimiz, ülkenin en avantajlı kentidir. Lojistik imkanlar açısında son derece verimli bir ulaşım ağına sahip ilimiz, üretilen ürünün zamanında teslimatında hiçbir aksama yaşatmayacak olanaklara sahiptir.”
OGÜNhaber