Erozyonu toprak kayması olarak okul yıllarından biliriz; bu toprak kayması sonucunda oluşan felaketlerin nasıl bir yıkıma neden olduğunu da.
Dünyanın birçok yerinde erozyon nedeniyle felaketler yaşanmıştır.
Peki erozyonun bu kadar yıkım yaratması neden kaynaklanıyor? Bu sorunun cevabı tabi ki ormansız kalan toprak olacaktır. Sürekli çölleşme yaşayan dünyada; ormanların yok edilmesi ve artık toprağı tutacak ağacın kalmaması her geçen gün daha büyük felaketlere yol açarak büyüyecektir.
İnsanların olumsuz girişimleri sonucunda yaşam ortamlarının biyolojik çerçevede üretim gücünden yoksun kalması ile doğal dengenin kaybolarak dünyanın çölleşmesine etken olmaktadır. Buna en önemli örneklerden bir kaçını vermek isterim. Aydın’ın verimli Söke ovası, Harran ve Çukurova aşrı tuzlu su ile sulama nedeniyle artık verimliliğini kaybetmiş ve toprağın kalitesi düşmüş ve artık nefes alamaz hale gelmiştir. Ya da aşırı gübreleme ile toprakların tuzunu artırarak çölleşmesine neden oluruz. Bütün atıklarımızı denizlere, göllere dökerek kurumalarını sağlar ve sonra düşünürüz.
‘’Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak’’ Cree kabilesi atasözü bu gerçeği ne kadar iyi anlatmış; ama hala bunu anlamayacak kadar geç kalmadık öyle değil mi? Oysa bu gerçeği görmek için bu hazin sonu yaşamaya gerek yok!
Artık o kadar çok felaketler artıyor ki; toprak erozyonu, rüzgar erozyonu, su erozyonu, Tsunami ve daha birçok felaket bizleri uyarıyor. Buna rağmen hala üç maymunu oynuyor ve yaşamaya duyarsızca devam ediyoruz.
Erozyonların etkisiyle taşınan birçok molozlar akarsuları, barajları ve denizleri de ayrıca kirletiyor ve felaketin boyutlarının daha da katlanmasını sağlıyor.
Erozyonla başa çıkabilmek mümkün ama bunu ağaç keserek değil ağaç dikerek sağlamak gerek. Gün geçtikçe azalan ağaçlar; toprak kaymalarının en etkili nedeni. Toprak bire bin verir ama alırsan birden bin alır. Dünyada yeşilliğe en çok sahip olan ülkeler arasındayken her geçen bu yeşilliği anılarla hatırlamak ne kadar acı. Gün gelecek anılarımız da toprak gibi erozyona uğrayacak.