Yaş 36... 30’lardan sonra aşka bakışınız değişti mi?
- Yaşa göre değil karşındakine göre değişiyor. Bu âşık olduğun dönemde yaşadıklarınla da alakalı. Sanki aşk hâlâ aynı yaşanıyor.
İlk aşkınızı hatırlıyor musunuz?
- Evet. Orta ikide bir sevgilim vardı. Yıllar sonra İzmir’de biri arkamdan seslendi. Bir baktım bizimki. Transseksüel olmuş.
Hadi canım... Birlikteyken sezmiş miydiniz?
- Yok o zamanlar el ele falan tutuşuyoruz. Çok küçüktük.
Peki o an ne hissettiniz?
- İlk başta çok şaşırdım. Tanıyamadım. Sonra uzun uzun sohbet ettik. Hoşuma da gitti. Bir de 16 yaşımdayken İzmir’de bir sevgilim oldu. Ailelerimiz bu ilişkiyi istememişti.
Neden?
Aşkımızdan delirmiştik. Çığırından çıkmıştık. Evleneceğiz diye tutturduk. Ailelerimiz “Üniversite okumadan nereye evleniyorsunuz” diyordu. Biz de evi terk ettik. Sonra da çocuk dayanamadı verem oldu.
Nasıl yani aşkından mı?
- Yok canım... Bir süre beraber Narlıdere’de bir bungalovda yaşadık. “İki gönül bir olunca samanlık seyran olur” diyorduk. Türk filmi gibi. Isıtıcı yok... Soğuktan, verem olunca hastaneye kaldırıldı. Eve döndüğümde babamdan ilk kez tokat yedim. Onun babası da hastaneye girmemi yasakladı. Onu görebilmek için ben de verem olmak istiyordum. Yemek yemiyordum. Her gün dispansere gidip “Verem oldum mu?” diye soruyordum. Tabii bu bünyeyle asla olamadım. Ben de kılık değiştirip hastaneye giriyordum.
Sonra?
- Babası ABD’ye dayısının yanına gönderdi. Ben de Eskişehir’de üniversiteyi kazandım. Koptuk.
Kopuş o kopuş mu?
- Yıllaaar yıllar sonra, Asmalı Konak’ı çekerken bir gün telefon açtı. Çekim yaptığımız yerdeki otelde görüştük. Hiçbir şey hissetmedim. Odama uyumaya çıktım. Bende bittiğinde bitiyor. Geçmişe dönüp bakmıyorum.
Facebook’tan eski sevgililerinize bakmaz mısınız?
- Facebook bana çok saçma geliyor. Neden orada eski sevgilini ararsın ki? Eski sevgili, eski sevgilidir. Bitmiştir. Zaten unutamadığım bir eski aşkım yok. Filmde canlandırdığım kadınsa tam tersi unutamamış. Sevişirken de kimsenin gözlerine bakamamış.
Siz sevişirken sevgilinizin gözlerine bakar mısınız?
- Gözlerine bakmayacağın adama neden âşık olasın?
Eğer boşanmış biriysen evliliği çok düşünmüyorsun
Aşkın cinsiyeti nedir?
- Entrikacı bir kadındır. Prenses değil, kraliçedir. Kıvrımlı ve olgun... Aşk şeftali gibi sulu sulu bir şey.
Şu an âşık mısınız?
- Evet.
Evlilik düşünüyor musunuz?
- Eğer boşanmış biriysen evliliği çok düşünmüyorsun. Böyle daha rahat.
Aşkı nasıl yaşıyorsunuz?
- Merdivenle çıkıyorum.
Anlamadım?
- Âşık olduğumda bir enerji geliyor. Asansöre binmiyor merdiveni kullanıyorum. Mutlu, enerjik ve neşeli oluyorum.
Birlikte olduğunuz adamları düşünüyorum, fiziksel olarak bir ortak noktaları, pek bir istikrar yok. Nedir erkekte aradıklarınız?
- Ben de kendime şaşıyorum. İstikrar bulamıyorum. “Sarışın erkek sevmem” gibi laflar edemem. Sarışın, esmer, uzun, kısa, şişman, yaşı benden büyük ya da küçük olabilir... Yalnız kesinlikle esprili olmalı. Akıl şart. Beraber bir şeyler izleyip bir yere varmalıyız.
Seks, hayatınızın neresinde?
- İnsanın sevdiği kişiyle yaptığı sevişme çok güzel diyelim.
Aşk olmadan seks olur mu?
- Olur, olur da güzel olmaz.
Sevdiğim adamın hayatına giren kadını yolarım
Filmden yola çıkarsak, siz aynı anda kaç kişiye âşık olabilirsiniz?
- Kesinlikle tek bir kişiye. Eğer başkasından hoşlandığımı düşünüyorsam ayrılırım. Net.
Peki sevdiğiniz adamın hayatında başka biri varsa?
- O kadını paralarım, saçını başını yolarım.
Hayatınızdaki adamı seven, diğer kadınla arkadaş olur musunuz?
- Biz İsveçli miyiz? Akdeniz insanıyız. Herkes ayağını denk alsın.
Hiç ihanete uğradınız mı?
- Tabii! Yatakta bastığım oldu!
“Yoldunuz” mu?
- Hemen uzadım. Ne söylesen boş! “Salak” desem olmaz. “Allah belanı versin” az kalır. Gerçekten 30 saniye kafandan bir sürü şey geçiyor. Üzerine nur iniyor ve duruyorsun. Sonra da gidiyorsun.
Bir de silah çekip vuranlar var…
- Onlara hayranım. Kendisine tecavüz eden adamın kellesini kesip köy meydanına atan kadın vardı. Ben de öyle bir şey yaşasam aynısını yapardım.
Peki hiç sevdiğiniz adamdan şiddet gördünüz mü?
- Çok şiddet görmedim!
Az mı gördünüz?
- İtiş kakış durumları oldu tabii.
Erotik film estetik ama pornografi daha dürüst
Herkesin seksi bulduğu kadın olmak bir ilişki yaşarken kafanızı karıştırmıyor mu?
- Çok dürüstüm. Birlikte olduğum adama bütün kadınlığımı vermek istiyorum. Masaj yapmayı, yemek yapmayı seviyorum.
Geyşa ruhlusunuz yani...
- Evet. Ama bana ‘Sevdiğimin geyşası olurum’ dedirtemeyeceksin.
Filmde bir eskort kızı canlandırıyorsunuz. Role nasıl hazırlık yaptınız? Eskortlarla vakit geçirdiniz mi? Rol için oturup porno izler misiniz mesela?
- Bu konuda Atıf Yılmaz’ı anacağım. ‘Eğreti Gelin’de Atıf Yılmaz’a “role nasıl hazırlanacağız” diye sordum. “Git porno film izle” dedi. Zaten ineğimdir. Oturdum, bütün porno filmleri analizlerini çıkararak izledim, ödevimi yaptım.
Analizin sonucunda ne çıktı?
- Erotik filmle pornografik film arasındaki farkları gördüm. Erotik film daha estetik. Pornografik bir şey çekiyorsan mutlaka kameraya baktırırsın. Kamera seyircidir ve o duyguyu verirsin. Yalnız pornografi daha dürüsttür. Işık, kamera her anlamda çıplaklıktır. Sadece bir amaca yöneliktir.
Annelik muhteşem, bütün duyguları 100’le çarp
Çocuklu ünlülerin genel tavrı şu: Artık soyunmam, öpüşmem... Oğlunuz Nejat doğunca siz de böyle kararlar aldınız mı?
- Bu benim işim. Bir şeyi seversem oynarım. Çocuğa da çok fazla şey yüklemeyi doğru bulmuyorum. O ayrı bir birey. Ben ayrı bir bireyim. Çocuğunun adını vücuduna dövme olarak yazdırmaya da karşıyım.
Neden?
- Bu, çocuğu baskı altına alıyor. Ona “Sen benim her şeyimsin. Senden başka hiçbir şeyim yok” demek istemem. Tabii oğlum benim için çok önemli, bir tanem. Ama o da özgür olsun. Ben onun hayatının her şeyi olmayayım. Birbirimizi kısıtlamayalım. Benim de bir mesleğim ve özel hayatım var. Ondan önce de bu işi yapıyordum. Ondan sonra da yapacağım.
Peki 10 yıl sonra Nejat “Anne neden sevişme sahnelerinde oynadın?” diye sorarsa...
- Cevabım: “Bu benim mesleğim. Doğru buldum ki bunu yaptım. Birbirimize bu kadar karışmayalım” olur.
Anne olmanın hayatınızda değiştirdiği neler var?
- Ona uydurup masallar anlatmak, yeni şeyler keşfetmek, tatile gitmek.. Muhteşem. Bütün duyguları 100’le çarp