Türk moda endüstrisini dünyaya tanıtmayı amaçlayan Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul (MBFWI) sektör temsilcileri ve modacıların katılımıyla Beyoğlu Grand Pera'da başladı.

Mercedes-Benz Fashion Week başladı

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, etkinliğin basın toplantısındaki konuşmasında, 10 yıl önce İstanbul’u bölgenin moda merkezi yapma stratejisiyle göreve başladıklarını hatırlatarak, MBFWI’yı bu anlayışla dizayn ettiklerini söyledi.

Etkinlik için bugüne kadar çok ciddi yatırım yaptıklarını ve küresel hazır giyim devlerinin gözünün bir hafta boyunca Türkiye’nin üzerinde olacağını bildiren Tanrıverdi, “Hazır giyim ve konfeksiyon üretimde, istihdamda, ihracatta, katma değerde yıllardır ülke ekonomimizin gurur kaynağı olmaya devam ediyor. Sektörde sadece üretim tarafında 500 bine yakın istihdamımız, yıllık 17 milyar dolara ulaşan ihracatımız var. Bu rakamın yüzde 15’ini, yani 2,5 milyar doların üzerinde markalı ürünü ihraç ediyoruz.” diye konuştu.

Tanrıverdi, dünyanın yedinci büyük hazır giyim tedarikçisi olarak hem toplam ihracatı hem de markalı ürünlerin payını yeterli görmediklerini belirterek, hedefi tutturabilmek için markalı ürün ihracatını en az 2 katına çıkarmaları gerektiğini vurguladı.

Sektörde ihracatı artırmanın yolunun tasarıma odaklanmaktan ve katma değerli üretimi artırmaktan geçtiğini belirten Tanrıverdi, "Avrupa’daki en büyük rakibimiz İtalya bir kilogram hazır giyim ihracatına karşılık 50 doların üzerinde gelir elde ederken biz henüz 20 dolarlardayız. Örneğin bizim kilogramını 26 avroya sattığımız kadın giyimi Fransa 41, İtalya ise 71 avroya pazarlıyor. Türkiye’nin kilogramını 29 avroya ihraç ettiği erkek giyimde ise Fransa 40, İtalya 59 avroları yakalıyor. Katma değer yaratmada henüz istediğimiz düzeyde olmasak da hazır giyim üretiminde dünyanın kabul ettiği bir marka ülkeyiz." şeklinde konuştu.

Tanrıverdi, şunları kaydetti:
"Halen 17 milyar dolar olan ihracatımızı orta vadede 30 milyar doların üzerine çıkarmak istiyoruz. Hedefimize ulaşmak için MBFWI’yı kaldıraç olarak kullanacağız. Tasarıma odaklanarak, diğer sektörlerin ulaşamayacağı bir hızda kg başına ihracatımızı yüzde 100 artırıp 40 dolarlara çıkarabiliriz. Bunun için ellerimizde büyüyen MBFWI çok önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Katma değerli üretimde bizi Fransa ve İtalya seviyesine çıkaracak sihirli kelime tasarımdır. Tasarımcılarımızın birbirinden iddialı koleksiyonlarını görücüye çıkardıkları MBFWI bu süreçte sektörümüze kaldıraç görevi görecek."

“İhracatımızı 18 milyar doların üzerine çıkaracağız"
İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, tüm çabalara karşın küresel pazarlardaki daralmanın da etkisiyle ilk iki aylık ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 düşüşle 2 milyar 540 milyon dolarda kaldığını bildirdi.

Avrupalı alıcıların yeniden Türkiye'ye gelmeye başladıklarını dile getiren Tanrıverdi, "MBFWI’nın da yaratacağı sinerji ile ikinci çeyrekten itibaren ihracatın toparlanmaya başlayacağına ve artıya geçeceğimize inanıyorum. Eğer büyük bir aksilik olmaz ise bu yıl ihracatımızı yeniden 18 milyar doların üzerine çıkaracağız." dedi.

"Beyoğlu’nun eskiden terzileri meşhurdu. O zaman adı terzilikti, şimdi ise modacı"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da göreve geldiğinde Beyoğlu’nda turizmi ve ticareti geliştirmek için hedef koyduğunu belirterek, bugün Beyoğlu’nda 45 bin yatak kapasitesi, 19 bin esnaf ve 200 bin çalışan olduğunu kaydetti.

Eski İstanbul’da Beyoğlu’a elbise diktirmeye gelindiğini hatırlatan Demircan, “Beyoğlu’nun eskiden terzileri meşhurdu. Hala kumaş dükkanları, gömlekçiler ve çok güzel terziler vardır. O zaman adı terzilikti, şimdi ise modacı . Endüstri devrimiyle başka bir yere gelindi.” ifadelerini kullandı.

Demircan, “Akıl terinin üzerine moda ve tasarımı koyarak daha fazla kazanabiliriz. Farkımızı ortaya koymak, bizi dünyada var edecek. O fark Beyoğlu gibi yerlerde. Beyoğlu’nda farklı dinler ve kültürler var. Kişi inovasyonu ve yaratıcılığını farklılıkları bir arada bulduğu şehirde ortaya koyabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

"İstanbul artık moda ve markalar açısından önemli bir merkez"
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel ise büyük bölümü hazır giyim olmak üzere 99 Türk markasının 110 ülkede yaklaşık 2 bin 500 mağazası ve 12 bin satış noktasının bulunduğunu hatırlattı.

Son 10 yılda Türk markalarının kendini dünya pazarlarına kabul ettirmesinde tasarıma verilen önemin büyük payının olduğunu vurgulayan Öncel, şunları kaydetti:
"Bilindiği gibi markalarımızın yurt dışında büyümeleri, ‘Türk Malı’ yerine ‘Türk Markası’ kavramının yaygınlaşması ve global düzeyde başarısı BMD vizyonunun temel taşlarından birini oluşturuyor. Aslında bu hedefler hazır giyim stratejisinin de önemli bir parçası. Bu stratejiyle, global markaların fason üreticisi kimliğini üzerinden atan Türkiye, markalı ekonomiye yöneliyor. İstanbul ise artık moda ve markalar açısından önemli bir merkez olarak algılanıyor. BMD olarak geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de moda tasarımına özel önem vereceğiz. Amacımız, markalarımızı tasarımcılarımızla daha fazla bir araya getirebilmek, bu iş birliğinden ekonomimiz için bir sinerji yaratmak. Türkiye gibi Türk markaları da büyük düşünüyor, rekabetçi yapılarıyla ülke dışında büyüyor."
OGÜNhaber