Son dönemde gündemi fazlasıyla meşgul eden ve depremden salgınlara pek çok şeyin habercisi olduğu söylentileri dolaşan kelebek yoğunluğu hakkında açıklamalarda bulunan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğl
Son dönemlerde gündemi oldukça meşgul eden kelebek yoğunluğu hakkında bilgiler veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Kenelerden beri insanlarda müthiş bir böcek korkusu başladı. Kelebeklerin yazın gelmesiyle kozadan çıkması gibi doğal bir olaydan bile panik oluyoruz artık” diyor.
Pek çok kişinin kelebeklerden bir enfeksiyon geçer mi endişesiyle doktora başvurduğunu belirten Dr. Sönmezoğlu, şu dönemde uçan kelebeklerin tüm kış dönemini yumurtada geçiren, nisan ayında tırtıla, bir süre sonraya kozaya, Haziranın son haftasında da kelebeğe dönüşen ve en fazla 10 gün boyunca hayatta kalarak bu süre boyunca çiftleşen bir tür olduğunu ve hiçbir felaketin ya da hastalığın habercisi olmadığını belirtiyor. Dr. Sönmezoğlu bu seneki dikkat çekici sayı artışıyla ilgili olarak ise şunları söylüyor: “Normalde tırtılları ve kozaları yiyen kuş, arı ve diğer böcek türlerinin bu yıl yağmurlar nedeniyle bunları yiyememiş olmasının ve dolayısıyla çok daha fazla kozanın kelebeğe dönüşmesinin bu yılki artışın nedeni olduğu düşünülüyor.”
İNSANA ZARARI VAR MI?
Bu türün insanlarla hiçbir bağı olmadığını, kene, sivrisinek, arı gibi diğer böceklerde olduğu gibi insanı sokabilecek bir organeli olmadığını ya da insana geçebilecek bir enfeksiyon taşımadığını belirten Dr. Sönmezoğlu, “Sadece meşe ve ceviz yapraklarıyla beslenen, son derece zararsız bir tür. Bu kadar basit bir doğa olayından bu kadar korkup ortalığı ayağa kaldırmamız gerçekten trajikomik” diyor. Kelebeklerin depremin habercisi olabileceği söylentilerine de cevap veren Dr. Sönmezoğlu “Bunlar bir yıl öncesinin yumurtalarından çıkan kelebekler. Fay hattının hareketlenmesiyle mucizevi bir şekilde sayılarının artması mümkün değil. Bu çok güzel bir doğa olayı, korkacak hiçbir şey yok” diyor.