SAÜ Teknokent içinde faaliyet gösteren bir drone firması tarafından ilk yerli ve tam teşekküllü İHA’lar üretilerek, bunlardan 500’ü Bangladeş Ordusu’na satıldı. Ar-Ge Müdürü Akay Yeşilöz, 'İHA'lar savaş uçağının yapabileceği bütün özellikleri yapabiliyorlar. Türkiye'de tasarlanmış, imalatı yapılmış İHA'lar şu anda Bangladeş Ordusu'nun emrine hazır bir şekilde kullanılıyor' dedi.

Bangladeş'in füzelerini Türk droneleri atacak

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Teknokent içinde faaliyet gösteren bir firma hem sivil hem endüstri hem de askeri alanda kendi insansız hava araçlarını (İHA) üretebilmek ve satışını yapabilmek için çalışmalarına başladı.

Keşif yapma, gözetleme ve takip etme alanında kullanılan bir modelin tasarım ve üretimi gerçekleştiren firma görevlileri, ürettikleri İHA’lardan 500 tanesini Bangladeş Ordusu’na satarak ülke ekonomisine katkıda bulundu. Dronemarket Firması Ar-Ge Müdürü Akay Yeşilöz ilk önce prototip üretimler yaptıklarını daha sonradan alınan siparişlere uygun olaraktan seri üretimlerini gerçekleştirdiklerini belirtti. Sakarya Teknokent Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin ise, İHA ve SİHA’ların ordunun hizmetine girmesi ile birlikte terörle mücadele anlamında son derecede etkin bir seviyeye çıkıldığını söyledi. 

"Teknopark’ta üretilen dronelerden 500’ü Bangladeş ordusuna satıldı" 

İnsansız hava araçlarının terörle mücadele kapsamında son derece etkin olduğunu belirten Sakarya Teknokent Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, "Ben şöyle tarif edeyim nasıl ki bir mısırı ekiyorsunuz, nasıl ki bu mısırın büyümesi için gerekli şartları oluşturuyoruz. Yani suyunu, gübresini, güneş enerjisi alıyor mu, almıyor mu bunlara bakıyoruz. Ve burada mısırı sağlıklı bir şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz. Aslında Teknopark dediğimiz hususta, tam olarak şirketlerin yetiştirildiği tarlalar olarak düşünülebilir. Yani burada şirket adayı diyebileceğimiz, kuluçka merkezine aldığımız girişimcileri zaman içerisinde iş fikirlerini geliştirebileceğimiz bir ekosistemden bahsediyoruz. Sakarya Teknokent olarak bu ekosistemde nerede bulunuyoruz dersek; biz her yıl tabi ki Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızdan bir metrik değerlendirme sistemine tabi tutuluyoruz. Geçen yıl verilerine göre Türkiye’nin en iyi bilim ve teknolojik parkı olarak seçildiğimizi buradan gururla ifade etmek isterim. Biz geçen yıl bazı spesifik alanlar belirlemiştik ve bu tematik alanlar üzerinde çalışmalarımızı yapma yönüne girmiştik. Bu yıl ise özellikle Savunma Sanayi’nin tematik alan olarak belirlenmesine karar vermiş bulunuyoruz. Biz kendi çabamızla Sakarya Teknopark olarak acaba bu savunma sanayine dönük ne tür çalışmalar yapabiliriz diye düşündüğümüzde öncelikle tabi ki hava kontrolünün sağlanması, özellikle İHA ve SİHA’ların ordumuzun hizmetine girmesi ile birlikte terörle mücadelede son derece etkin bir seviyeye çıkıldığını görüyoruz. Dolayısıyla da biz ilk defa Türkiye’de tam teşekküllü bir drone imalatını burada yerli imkanlarla yapmış durumdayız. Bu droneler hem sivil, hem de askeri amaçlı kullanılabilmekte. Ve şunu övünçle söyleyebilirim ki; Sakarya Teknopark’ımızda bu firmamız bugün Bangladeş ordusuna 500 adet drone satmış durumdadır. Hem ülkemizin ihtiyaçlarına dönük drone imalatı yapmaktayız, hem de ihracata dönük katma değeri yüksek bir ürünü geliştirmiş durumdayız. Bu açıdan önemli bir savunma sanayi hamlesini de gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz" dedi. 

"İHA'lar birçok alanda kullanılıyor" 

İHA'ların artık her alanda kullanıldığını ifade eden Dronemarket Ar-Ge Müdürü Akay Yeşilöz, “Dronemarket Ar-Ge firmasında tamamen yerli insansız hava araçlarımızı tasarlayıp, üretimini yapıyoruz. İlk başlarda prototip üretimler yapılıyor, daha sonradan alınan siparişlere uygun olaraktan seri üretimlerini gerçekleştiriyoruz. Öncelik olarak sivil amaçlı kullanımlar için hazırlamış olduğumuz dronelerimiz oluyor. Daha sonradan askeri dronelere geçmiş oluyoruz. Artık teknolojinin ilerlemesi ve tamamıyla her şeyin uzaktan kontrol edilebilir bir seviyeye gelmesi sayesiyle İnsansız Hava Araçları hem askeri teknoloji de, hem endüstri hem de sivil kullanımlarda oldukça önemli bir yer arz etmeye başladı. Günümüzde askeri olarak kullanımları çok fazlalaşmaya başladı. Çünkü standart bir insanlı hava aracına göre herhangi bir insansız hava aracı yaklaşık olarak onda bir maliyette ve aynı vurucu güçte yapılabildikleri için artık tamamıyla ordular hem nitelikli insan sarfiyatının önüne geçebilmek için hem olabildiğince düşük maliyetlerde aynı görevleri icra edebilmek için İHA’ların kullanımına geçtiler. Bununla beraber askeri alanda bu sıçramanın asıl nedeni sivil alanda oldukça önemli bir yer kaplaması İHA’ların. Sivil alanda ki kullanılanlar ilk başlarda hobiler ile başladı. Droneler, normal çocukların oynayabildiği oyuncaklardan başlayarak şu anda bu görmüş olduğunuz Altar X6 M modelimizin endüstriyel kullanıma kadar geldi. Bu modelimizin TEİAŞ Ümraniye’ye satışı yapıldı. Burada kullanılan özellikler tamamıyla İHA’lara yüklenen faydalı yükler ve bu faydalı yüklerin hangi amaçlarla kullanılacağı dahilinde. Bu modelimizde 200x zoom kapasitesi olan bir kamera ile çok uzak bir mesafeden herhangi bir elektrik direğinde ki arızalar, herhangi bir elektrik telindeki arızalar gözlemlenebilmek için kullanılıyor. Bununla beraber bu faydalı yük sökülüp başka faydalı yükler takıldığı zaman İHA’lar tamamıyla o görevlere hazırlanmış bir şekilde piyasaya çıkabiliyorlar" diye konuştu. 

"Savaş uçağının yapabileceği bütün özellikleri yapabiliyorlar" 

İHA'ların bir savaş uçağının yapabileceği bütün özellikleri yapabildiğinden bahseden Yeşilöz, "En son kullanım alanları olarak daha da büyükleri, sabit kanatlı modellerinde ise havadan havaya, havadan karaya füzeler gibi füzeler kullanılarak normal bir savaş uçağının yapabileceği bütün özellikleri yapabiliyorlar. Zaten günümüzde Anka-S ve Bayraktar TB2 olmak üzere oldukça geniş kullanım alanlarına sahipler bu İHA’lar. Tamamıyla normal standart bir F16’nın yapabileceği bütün görevleri şuanda yapabilecek durumdalar. Askeri alanda bu şartlar altında gelişen bu teknolojiye ülkemiz olarak çok fazla önem vermekteyiz. İHA alanında Dünya’nın önde gelen ülkeleri arasında şuanda yer almaktayız. Üniversite bittikten sonra Dronemarket firmasında Ar-Ge müdürü olarak başladım. Öncelik olarak kendi insansız hava araçlarımızı üretmemiz ilk hedefimizdi çünkü dışarıdan hazır olarak satın almış olduğumuz İHA'larda en büyük etken yazılım engellemesiydi ki çoğu zamanda bununla karşılaştık. Hem sivil anlamda hem de bu ürünlerin askeri alanda satışında büyük bir problem çıkaracağı için öncelik olarak kendi Ar-Ge'mizi oluşturup kendi İHA'larımızın imalatını ve satışını yapmaktı. İlk hedef zaten ülkemizdi ikincil hedef ise yurt dışı piyasasını planlıyorduk. Öncelik olarak Sakarya Teknokent'te başlangıcımız bizim Ar-Ge yapabilecek güzel ve bu Ar-Ge'yi destekleyebilecek nitelikte bir kadroya ihtiyacımız vardı. Sakarya Teknokent'te bu kadroyu bulduk. Bu kadroyu bulduktan sonra Ar-Ge işlemlerimize başladık. Daha sonradan Ar-Ge'lerimiz sonuçlandıktan sonra satışlarımız başladı. Tabi bunun askeri ve sivil kısmı da oldu" şeklinde konuştu. 

"Türkiye’de imalatı yapılan İHA’lar, Bangladeş Ordusu’nun emrine hazır” 

Bangladeş Ordusu'nun BM ile yaptığı operasyonlarda hemen hemen her operasyonunda ürettikleri İHA'ların kullanıldığından söz eden Akay, "Askeri kısmına örnek vermek gerekirse yurt dışına ihracatlarımız oldukça fazla var. Bangladeş Ordusu'nun BM ile yaptığı operasyonlarda hemen hemen her operasyonunda bizim İHA'larımızı kullanıyor. Türkiye'de tasarlanmış, imalatı yapılmış İHA'lar şu anda Bangladeş Ordusu'nun emrine hazır bir şekilde kullanılıyor” ifadelerini kullandı. 

“Elektronik yazılımlarını en ince noktasına kadar işleyebiliyoruz” 

Bazı elektroniklerin hala yurt dışından geldiğini ancak elektroniklerin kontrol ve yazılımlarının en ince noktasına kadar firma olarak kendilerinin işlediğini söyleyen Akay Yeşilöz, geleceğe yönelik hedeflerinden de bahsederek, “Bizi hızlandıran en büyük etkenlerden birisi de 'yurt dışından gelen engellemeleri nasıl aşarız, nasıl daha da iyi bir sonuç alabiliriz' dememiz oldu. Burada da en büyük etken olarak Sakarya Teknokent'teki bulunan hocalarımızın yardımıyla birkaç engeli aşmış bulunmaktayız. Halada engeller var. Mesela en büyük engel şu an kullandığımız elektronikler hala yurt dışından geliyor ama o yurt dışından gelen elektroniklerin kontrolü tamamen bizi ait. Yazılımları en ince noktasına kadar işleyebiliyoruz. Şu anki hedefimiz o elektronikleri sivil anlamda kendimizin üretmesi. Geleceğe yönelik hedeflerimiz ise sivil anlamda tamamıyla yüzde yüz yerliliği hedeflemekteyiz. Şu anda yüzde 70-75 mertebesinde yerlilik oranımız var. Bununla birlikte elektronik ve motor aksamı öncelik olarak gelecekteki hedefimiz, ilk başta elektronik kısmını yerlileştirmek daha sonra motor kısmını yerlileştirdikten sonra artık yüzde 100 olarak yerli ve Türkiye'de üretilmiş bir İHA diyebiliyoruz. Öncelikli hedefimiz yüzde 100'e ulaşabilmek daha sonra bu sivil anlamda hazırlanmış sistemleri hem yurt içi hem de yurt dışı piyasada rakiplerine karşı olabildiğince rekabetçi bur konuma getirebilmek" dedi. 
OGÜNhaber