Türkiye'nin yerli ve milli tıbbi cihazları, ABD'nin New York kentinde bu yıl 45'incisi yapılan Veith Sempozyumu'nda dünya sahnesine çıktı.

Yerli tıbbi cihazlar New York'ta dünya sahnesine çıktı

Türkiye'nin tıbbi cihaz alanında yerli ve milli üreticisi Rd Global-İnvamed markası altında, uzman Türk bilim insanlarının geliştirdiği ve vasküler alanda devrim niteliğinde olan tıbbi cihazlar New York'ta tanıtıldı.

13-17 Kasım'da düzenlenen dünyada vasküler anlamda üretilen tıbbi cihazlar ve cerrahi tekniklerin üst düzeyde anlatıldığı sempozyumda tamamen yerli ve milli cihazlarla yapılan ameliyatlar canlı yayınlarla dünyanın dört bir yanında gösterildi.

RD Global-İnvamed Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Dinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sempozyuma katılmaktaki amaçlarının Türkiye'de üretilen cihazların tüm dünyaya tanıtılması olduğunu vurgulayarak, "Yerli ve milli tıbbi cihazlarla yaptığımız işlemleri, Japonya'dan, Kore'den, Avustralya'dan, ABD'den, İngiltere'den, Almanya'dan, Afrika'dan, dünyanın birçok ülkesinden doktorlara tanıtıyoruz." dedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Beni Türk hekimlerine emanet edin." sözlerine işaret eden Dinç, "Biz şu an vasküler tedaviler için ürettiğimiz cihazlarla dünyada damar cerrahisi alanında Türk doktorların ve Türk sanayisinin manevi olarak ortak bayrak temsilcisi olma görevini ifa ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye dünya sağlık sektörüne ciddi katkı sağlıyor

Felç, varis, pıhtı ve kanser tedavileri gibi alanlarda inovatif seviyede cihaz ürettiklerini vurgulayan Dinç, "Şu an ürettiğimiz ürünler ya Türkiye'de ya da Amerika'da üretiliyor. Yani bu da dünya sağlık sektörüne ciddi anlamda Türkiye'nin yaptığı bir katkı. Türkiye'de sağlıkta yerelleşme ve millileşme kampanyasında da çok ciddi şekilde efor sarf ederek çalışıyoruz." diye konuştu.

Ürettikleri cihazların ham maddelerinin dahi Türkiye'den alındığına ve dışa bağımlı olmadan yollarına devam ettiklerine işaret eden Dinç, şöyle devam etti:
"Bizim insanımız çok akıllı. Disipline ettiğimiz müddetçe insanımızı gerçekten yapabileceği her şeye çok şaşırabilirsiniz. Biz bunu her gün yaşıyoruz. Her gün inanarak gidiyoruz. Şu an hükümetimizin yerli ve milli inovasyona ciddi anlamda destekleri var, onlardan da faydalanıyoruz . Sayın Cumhurbaşkanımızın yolunda ilerlemeye çalışıyoruz onun davasına hizmet etmeye çalışıyoruz. İnşallah bu yolda da hizmetlerimiz devam edecek. "

"Artık kendi teknolojimizi kendi ülkemizde üretebiliyoruz" 

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kürşat Bozkurt, yaptığı açıklamada Türkiye'de varis ve toplardamar sistemini etkileyen rahatsızlıkların sıkça görüldüğüne ve bu durumun günlük hayatı büyük ölçüde etkilediğini belirterek, gelişen teknoloji ile bu hastalıkları açık ameliyat yerine ince deliklerden damarlara girerek tedavi ettiklerini anlattı.

Türkiye'nin artık bu hastalıkları tedavi etmek için kullanılan yüksek teknolojili cihazların hemen hemen tamamını kendi ürettiğini aktaran Bozkurt, "Gurur verici olan başka bir olay da şu, artık biz öyle bir noktaya geldik ki Türkiye'de ürettiğimiz ürünleri, Türkiye'deki deneyimlerimizi yurt dışında da tanıtıyoruz." ifadesini kullandı.

Bozkurt, Türkiye'de sağlık alanlarında ciddi paralar harcandığına dikkati çekerek, "Bu kadar büyük paralara gerek yok. Biz artık kendi teknolojimizi kendi ülkemizde üretebiliyoruz. Buradaki yabancılar gelip bizim Türkiye'de ürettiğimiz teknolojiyi görmek istiyor. Biz bu salondakilere kendi ürünlerimizi sunuyoruz, onlarla paylaşıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

"Dışa bağımlılığımız neredeyse sıfıra indi" 

Doç. Dr. Halit Yerebakan, yapılan son araştırmaya göre toplumda 70 yaşın üzerindekilerin yüzde 30'unda damar sertliği olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla da ilerleyen toplum yaşıyla atardamarlardaki tıkanıklığın sıkça görülmeye başlandığını kaydederek, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar vücudumuzdaki damar tıkanıklığına müdahale için gerekli ekipmanı hep yurt dışından alıyorduk. Artık kendi ülkemizde üretilen milli ürünlerle atardamar hastalıklarına çok ciddi müdahaleler yapabiliyoruz. Dışa bağımlılığımız neredeyse sıfıra indi diyebiliriz. Neredeyse tüm hayal ettiğimiz teknolojileri artık ülkemizde üretebilir ve bu üretilen teknolojiler sayesinde elde ettiğimiz tecrübeleri de meslektaşlarımızla tüm dünya ile paylaşır hale geldik. Büyük bir onur bizim için bu. Ve bu maliyetlerden de ciddi bir oranda kurtulduk diyebilirim."

Konferansa adını veren Dr. Frank J. Veith ile görüştüklerini anlatan Yerebakan, Veith'in kendilerine, "Kulağıma bu kadar güzel bir müzik çalmamıştı. Türkiye'den bu kadar hocanın gelmesi ve bu insanların deneyimini burada paylaşıyor olması bizim için muhteşem bir haber." dediğini aktardı. 

"Türkiye alternatif olma yolunda" 

Yerebakan, Türkiye'de üretilen cihazların özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelen hekimlerin de dikkatini çektiğini dile getirerek, "Artık sağlık öyle bir noktaya geldi ki tüm dünyada sürdürülebilir olmaktan çıktı. Ama Türkiye burada bence bir alternatif olma yolunda gidiyor. Hem ürettiği teknolojiyi ihracatıyla dünyada o sürdürülmesi imkansız hale gelen belki de teknolojik finansmanı daha uygun şartlarda piyasaya çıkartacak, hem de belki ülke olarak üstümüze çok daha önemli bir rol binmiş olacak diye düşünüyorum." görüşünü paylaştı.

Sempozyumda Bozkurt ve Yerebakan'ın yanı sıra Prof. Dr. Fatih İslamoğlu ve Prof. Dr. Serdar Günaydın da sunum yaptı.
OGÜNhaber